Sosyal Medya:

Haberler

Erdal Erdinç: Altyapı olmadan gelen başarılar sabun köpüğü gibidir

[InPostAds ad=”1″]

Altyapibasket.com ÖZEL – Geçtiğimiz sezon Spor Toto Basketbol Ligi takımlarından Trabzonspor Medical Park’ta Altyapı Sorumlusu olarak görev yapan Erdal Erdinç sitemize açıklamalarda bulundu.

[InPostAds ad=”2″]Altyapılarda oldukça başarılı bir kariyere sahip olan Erdal Erdinç, 2015 yılında Doğa Koleji ile İstanbul ve Türkiye Şampiyonu olmuş ayrıca Fransa’nın Limoges şehrinde yapılan Liselerarası Dünya Şampiyonası’nda Dünya Şampiyonluğu sevini yaşamıştı.

Başarılı antrenör geçtiğimiz sezon Trabzonspor Medical Park’ta görev yaparken geçirdiği süreci anlatırken, Türk basketbolunun altyapılardaki durumuyla ilgili değerlendirmelerde de bulundu.

****

-Son olarak geçtiğimiz sezon Trabzonspor Medical Park’ta altyapı sorumlusu olarak görev yaptınız. O süreçten biraz bahsedebilir misiniz?

Ben ilk defa İstanbul dışında çalıştım. Trabzonspor Medical Park bir şeyler yapmak için istekli ama bunun için çok fazla altyapısı hazır olmayan bir kulüp gördüm. Bir şeyler yapmak isteyen idareciler de var ama konsept olarak henüz hazır olmadıklarını gördüm. Maddi bir takım sıkıntılar yaşıyorlar. Altyapı meşakkatli bir iş ve bunun için belli bir şeyleri kenarda bulundurmanız gerekiyor. Antrenör maaşları, oyuncuların kalacağı yerler, yiyecekleri, içecekleri gibi şeylerde bahsediyorum. Çünkü ben Trabzon’a gittiğimde genelde dışarıdan gelen oyuncular vardı.

Ama onun dışında Bölgesel Lig oynama istekleri, çocukları A Takıma çıkarma istekleri olumluydu. Daha düzenli bir iş gerçekleştirilirse oralardan A Takım oyuncusu çıkabileceğini düşünüyorum. Geçen sezon Bölgesel Lig’de oynayan 3 tane oyuncuyu A Takım kadrosuna aldıklarını duydum. Bu beni çok sevindirdi. Kötü bir sezon geçirilmedi. Bölgesel Lig’de 32 takım arasına kadar yükseldik ve Gençlerde de Türkiye 10.su olduk. Ama tabi biz ailemizi bırakarak gidiyoruz. Basketbol tatmini kadar maddi tatmin de bekliyoruz. Bu konuda biraz sıkıntı yaşadığımız için önümüzdeki sezon çalışmamızın uygun olmadığını düşündüm ve geri döndüm.

-İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara gibi şehirler dışında yapılan altyapı yatırımlarını nasıl görüyorsunuz? Sizce yeterli çalışmalar yapılıyor mu?

Yapılmıyor ama bir hareketlenme olduğunu görüyorum. Öğrendiğim kadarıyla Uşak, Muğla, Samsun, Trabzon gibi şehirlerde altyapıyı geliştirmek için bir takım organizasyonlar var. Altyapı olmadan üst yapıdaki başarıların sabun köpüğü olduğunu düşünüyorum. Uzaktan bakınca Fenerbahçe, Beşiktaş, Anadolu Efes gibi takımlar için çok sorun değil. Çünkü bu takımlar A Takım için istedikleri oyuncuyu alabiliyorlar. Ama diğer takımların bundan uzak olduğunu ve bu nedenle altyapının onlar için çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bence doğru yapılanmayla, sabırlı davranılırsa 3-4 sene içinde A Takıma oyuncu çıkarmanın daha kolay olduğunu hep söylüyorum. Doğru hamleler yapılırsa, doğru işler olacaktır.

-Alt yaş gruplarında milli takımlar bazında özellikle önemli başarılar elde edildi. Fakat şu ana kadar A Takım seviyesine taşıma konusunda zorlandık. Bunu neye bağlıyorsunuz? Bu geçişi kolaylaştırabilme adına neler yapılabilir?

Euroleague seviyesindeki takımlarımız bir an önce hedefe ulaşmak için ister istemez yabancı ağırlıklı kadrolar kuruyorlar. Ama Türkiye’de işlerin aynı olduğunu düşünmüyorum. Bence Türkiye ve Avrupa için yabancı sayılarının sistemi değişmeli. Belki yabancı sınırı kaldırılabilir ama Türkiye Ligi’nde en az 2 Türk oyuncunun ilk beşte olması gerektiğini, kadroda da 2 tane 18 yaş altı oyuncunun kadroda olması gerektiğini düşünüyorum. Altyapıda idareciler hep bu jenerasyonlar nereye gidiyor diye düşünüp, bir pilot takımdan bahsediyorlar. Ama ben bunların fantezi ürünü olduğunu düşünüyorum. Bu kadar sabırlı yönetici Türkiye’de yok açıkçası. Federasyon bir takım organizasyonlar yapıyor, elbette bizden daha büyüklerin çok değerli fikirleri vardır. Ama Türk basketbolu için yukarıdaki bu sabun köpüğü başarıların arkasına saklanmamak gerektiğini ve yabancı sayısı konusunda da biraz daha hassas davranılması gerektiğini düşünüyorum.

erdalerdinc

-Antrenörler arasına tecrübeli olan antrenörler daha küçük yaş grubuyla çalışması gerektiği konusunda bir fikir var. Genelde bu işe yeni başlayanlar minik takıma veriliyor. Sizin bu konudaki fikriniz nedir?

Çok doğru bir düşünce. Ama bu antrenörleri maddi olarak rahatlatmak gerektiğini düşünüyorum. Örneğin; basketbolun ayrıntılarında müthiş bir duayen olan Hurşit Baytok’un minik takımlarda çalışması için onu öncelikle maddi olarak tatmin etmek gerekiyor. Sonrasında oyuncuların gelişimini gördükçe manevi tatmini zaten yaşayacaktır. Ama bu tarz tecrübeli ve iyi antrenörlerin minik takımlarda görev alabilmesi için o ortamın oluşması gerekiyor. Her şey  yine yöneticilerde bitiyor. Sabırlı olmaları gerek. Bu iyi antrenörler hep Yıldız ve Genç takımı tercih ederlerse hayatları aşağıdan yanlış eğitimle gelmiş çocukları düzeltmekle geçiyor. Ben de sistemin tam tersinden kurulması gerektiği düşüncesindeyim.

-Fenerbahçe’de küçük takım olarak 87 jenerasyonunu çalıştırdınız. Sizce o jenerasyon A Takım seviyesinde neden başarılı olamadı? Ayrıca altyapılarda çalıştığınız en verimli jenerasyon hangisiydi?

Fenerbahçe’de A Takıma çıkmanın çok büyük bir fantezi olduğunu bilmek gerek. Fenerbahçe’nin hedefleri çok başka yerlerde. Oralarda bulunabilecek yetenek, çalışkanlık ve kapasitenin birleştiği bir oyuncu yokmuş demek ki elimizde. Altyapılarda başarılı olmuşlar ama oralara yetişememişler demek ki. Ama son yıllara baktığınız zaman Fenerbahçe hem kendi A Takımına hem de alt liglerdeki kulüplere en fazla oyuncu veren kulüptür. ABD’ye, NCAA’ye, NBA’e giden oyuncuları vardır.

Metecan Birsen’in olduğu 95 jenerasyonu çok keyifli bir jenerasyondu. Arkasından Berk Uğurlu’nun bulunduğu jenerasyon da aynı şekilde. Ömer Faruk Yurtseven ile 3 sene çalıştım. O zaten ayrı bir kategoriye geçti. Çok keyif veren bir oyuncu kendisi. Her jenerasyonla keyifle çalıştım. Hepsinin içinde çok değerli oyuncular var. Hepsi de bir şekilde kendilerine yer buluyorlar.

-Türkiye’nin altyapı profilini nasıl görüyorsunuz? Ne tür oyuncular yetiştirmeliyiz? Uzun vadede ekol olabilir miyiz?

Ekol bir ülke olmak için istikrar çok önemli. Biz ekol olabilecek kadar potansiyele sahip miyiz? Bu konuda kafamda biraz soru işaretleri var. Milli takımlar seviyesinde bir ekol yaratılmaya çalışılıyor bence. Tam saha baskı yapan, bireysel özellikleri ön plana çıkmış daha uzun oyuncuları seçerek bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Başarılar da geliyor. Genel olarak baktığımda şu andaki yabancı sisteminin içerisine yerleştirilebilecek oyuncular için Türkiye’nin bir ekole değil doğru yöneticilere ihtiyacı var.

[InPostAds ad=”3″]

Önemli Haberleri Kaçırmayın!

Aşağıdaki formla haber bültenimize kayıt olabilirsiniz!

Diğer Haberler > Haberler