Connect with us

Cavit Ege Havsa: ABD ile Türkiye Arasındaki En Büyük Fark Profesyonellik

ÖZEL RÖPORTAJ – Amerikan Kolej Basketbol Ligi (NCAA) Division 1 takımlarından Fordham University’de kariyerine devam eden Cavit Ege Havsa sitemizin sorularını yanıtladı.

Türk basketbolunun yakın gelecekteki en önemli yıldız adayları arasında yer alan Cavit Ege Havsa, Amerika’ya gidiş kararından hedeflerine birçok konuda açıklamalarda bulundu.

***

-Merhaba, öncelikle bize biraz kendinden bahsedebilir misin? Basketbola nasıl başladın? Bilmeyenler için biraz anlatabilir misin?

24 Nisan 1997’de İstanbul’da doğdum. Basketbola 7 yaşında Efes ile ilk adim Basketbol Okullarında başladım. Bir sene sonra da Efes Pilsen altyapısına seçildim.

-Türkiye’de Anadolu Efes altyapısındaydın ve önemli başarılar elde ettin. Geçtiğimiz sezon aynı zamanda TBL’de oynama şansı yakaladın. Senin için ABD’ye kadar geçen süreç nasıldı?

Gecen sezon gelişimim açısından en önemli seneydi diyebilirim. Çünkü Anadolu Efes A takımıyla birlikte sezon öncesi Slovenya kampına katıldım. Pertevniyal A takımı ile zaman zaman TBL’de önemli süreler aldım. Pertevniyal Genç Takımında ise kontenjan oyuncu olarak oynadım. Geçen senenin en önemli artısı olarak şu an İstanbulspor takımında oynayan Elija Johnson ile tanışmamı söyleyebilirim. Geçen sezonun ilk yarısına kadar Pertevniyal’deydi. Onunla çok fazla zaman geçirdik, antrenmanlarda en büyük rakip dışarıda da en iyi dosttuk diyebilirim. Onunla oynamak bana çok şey kattı. Ayrıca Amerika’da Kolej Ligi’nde oynamamla ilgili çok fazla konuştu benimle. Amerika’ya gitme kararımda onun da büyük etkisi var.

-2016-2017 sezonu başında NCAA Division 1 takımlarından Fordham University’e katıldın. Süreç nasıl gelişti? Şu ana kadar geçen dönemle ilgili ne söylemek istersin?

Amerika’ya gelmemle ilgili her şeyi şu an üniversite takımımızda görev alan Ali Ton yaptı. Beni ikna etti, bana güvendi. Özellikle de kafa yapımı olumlu anlamda çok değiştirdi ve profesyonelleştirdi. Fordham NCAA 1. Ligi’nde A-10 Konferansında oynayan bir takım ve konferansımızda VCU, Dayton, Rhode Island gibi önemli takımlar var. İlk geldiğimde 5-6 aylık bir uyum süreci geçirdim. Hem basketbol, hem dersler, hem insanlar hem de İngilizceye 6 ayda alıştım. İlk 20 maç neredeyse hiç oynamadım. Ama bazı sakatlıklar ve koçumuzun da beni tanımasıyla birlikte son 10 maçtır 20 dakikanın üzerinde süre alıyorum ve iyi de oynuyorum. Şu an basketbol olarak kendime güvenim çok üst düzeyde ve takımdaki herkes oyunuma saygı duyuyor.

-Takımda bir diğer Türk oyuncu Sinan Sağlam da bulunuyor. Sinan ile beraber olmak uyum süreci konusunda yardımcı oldu mu?

Sinan Sağlam ile çok güzel bir arkadaşlık kurduk. Burada ben Sinan, Chuba ve Brenton (diğer iki oda arkadaşımız) birbirimizin ailesi olduk diyebilirim. Aramızda farklı bir bağ var. Mesela aramızdan birinin sorunu olduğunda hemen diğerleriyle paylaşıyor ve bizde bu sorunu dert edip kafaya takmak yerine, çok farklı bir şekilde, gülüp eğlenerek, birbirimize seviyeli dalga geçerek çözüyoruz.

-Türkiye ile ABD’yi kıyasladığın zaman hem basketbol hem eğitim anlamında ne gibi farklar var?

Bence Amerika ve Türkiye arasındaki en büyük fark profesyonellik. Amerika’da oyuncuya yapılan maddi ve manevi yatırım çok fazla. Ne yazık ki Türkiye’de böyle değil. Bunu altyapı yaşı bitmiş genç oyuncularımızın sürelerinden görebiliyoruz. Burada yaş, ırk, ülke, isim oynamıyor. Hak eden, çalışan ve takıma katkı yapan oyuncular oynuyor. Eğitim olarak ise özel öğretmenimle her gün 1-2 saat arasında çalışıyorum. Onun dışında her gün derslerime gidiyorum.

-Okul nasıl gidiyor? Basketbol dışındaki zamanlarında neler yapıyorsun?

Bu dönem sınav dönemi o yüzden normalde çalıştığımdan biraz daha fazla çalışıyorum. Basketbol ve okul dışındaki zamanlarımda takım arkadaşlarımla ya da okuldan sınıf arkadaşlarımla zaman geçiriyorum.

-Her yıl birçok yabancı oyuncu Türkiye Ligi’ne transfer oluyor. Çevrenden Türkiye hakkında bilgi almak isteyenler oluyor mu?

Türkiye hakkında konuşuyoruz. Özellikle takım arkadaşlarım Türkiye’de yabancı oyuncuların aldığı ücretlere hayran gözle bakıyorlar. Kolej kariyerlerinin ardından elbette para kazanmak istiyorlar ama Türkiye’yi bu son yaşanan ve yaşanmaya devam eden terör olayları nedeniyle tercih etmeyeceklerini söylüyorlar.

-Oyununda eksik ya da kuvvetli gördüğün noktalar neler?

Şuan oyunumda eksik gördüğüm tek nokta zıplama yeteneğim. Onun dışında savunmamı ve şutumu çok geliştirdim burada. Türkiye’ye döndüğümde çok iyi bir savunmacı olarak döneceğimden hiç şüphem yok.

-Kendine örnek aldığın kişiler var mı?

Kendime örnek aldığım bir oyuncu yok ama çok büyük bir Boston Celtics taraftarıyım.

-NBA mi? Avrupa basketbolu mu?

NBA basketboluna daha çok takip ediyorum ama Avrupa basketbolunu izlemekten de zevk alıyorum.

“KENDİNE GÜVENMEYEN GELMEMELİ”

-Eğitim ve basketbol hayatını ABD’de sürdürmek isteyen sporculara ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsin?

Eğitim ve basketbol hayatini Amerika’da sürdürmek isteyenlere öncelikli tavsiyem kafalarında eğer ya yapamazsam gibi bir düşünce varsa sakin gelmesinler. Buradaki basketbol ve eğitim hayati Türkiye’ye kıyasla çok daha zor. Kendine güvenen gelsin çünkü her turlu zorlukla karşılaşacaklar. Şunu tekrar vurgulamak istiyorum; ilk 20 maç hiç oynamadım ve kafamda 21. maça çıkarken bu maç benim için bir şans, kendimi çok iyi hazırlamam lazım mentalitesi vardi.

-Son olarak bundan sonrası için ne gibi hedeflerin var?

Kendime çok uzun vadeli hedefler koymayı sevmem. Şuan ki hedefim konferans turnuvasında çok iyi oynamak. Gelecekteki hedefim ise çok iyi bir basketbolcu olmak ve olacağımdan bir gram şüphem yok.

Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Daha Fazla Haber