Sosyal Medya:

BURSA

Serkan Erdoğan: A Takıma oyuncu vermek istiyoruz

[InPostAds ad=”1″]

Altyapibasket.com ÖZEL – Spor Toto Basketbol Ligi’ne geri dönen Tofaş’ın Gelişim ve Genç Takım başantrenörü Serkan Erdoğan sitemize değerlendirmelerde bulundu.

[InPostAds ad=”2″]Oldukça başarılı bir oyunculuk kariyerinin ardından antrenörlük yapmaya başlayan Serkan Erdoğan, Tofaş’ın kendisine bulunmaz bir fırsat sunduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca genç oyuncuların A takım seviyesine çıkarken yaşadığı sıkıntılara değinirken, hedefinin bir gün Euroleague’de takım çalıştırmak olduğunu söyledi.

***

– Tofaş Spor Kulübü’nde Gelişim ve Genç Takım antrenörü olarak görev yapıyorsunuz. Şu ana kadar geldiğiniz süreç içerisinde antrenörlük deneyiminizden bahsedebilir misiniz?

Oyunculuğumun son 4-5 senesinde antrenörlük yapmayı kafama koymuştum. Orhun ağabeyin gelişiyle Tofaş’ta yeni bir yapılanma oldu. O da benimle çalışmak istedi. Benim için bulunmaz bir fırsattı. Hiç düşünmeden kabul ettim. Geçtiğimiz sezon Tofaş’ın A Takımında asistan coachlardan biriydim. Bu sezon kendi isteğimle Tofaş Gelişim ve Tofaş Genç Takımının başantrenörü oldum.

serkanerdogan2

-Yeni sezon öncesinde hedefleriniz nelerdir?

Hedefimiz adı üstünde gelişmek, oyuncu geliştirmek ve açıkçası A Takıma oyuncu vermek istiyoruz. Genç takımla amacımız Türkiye Şampiyonu olmak. İyi bir Genç takımımız var. Her ne kadar takımın guardı Enis Sipahi, ABD’ye gitse de bir şekilde takım içinde çözüm bularak Türkiye Şampiyonası’nda iddialı olmayı amaçlıyoruz.

-Profesyonel basketbolculuğunuz döneminde siz dahil birçok oyuncu Avrupa ve NBA’e gitti. Son dönemde böyle bir hareketlilik söz konusu değil. Bunu neye bağlıyorsunuz? Sizin basketbolcu olarak oynadığınız dönemde avantajlarınız ve dezavantajlarınız nelerdi?

O dönem ile bu dönem arasında hiçbir fark yok. Tek fark şu; ben Türkiye’de kazanacağım paranın yarısını kabul ederek Avrupa’ya gittim. Çünkü ben kariyerim boyunca parayı ilk sıraya koymadım. Hep kendimi geliştirebileceğim takımlarda olmak istedim. O yüzden Avrupa’ya gittim. Türkiye’de kalsaydım Ülker’den çok ciddi bir kontrat alacaktım. Ama ben Avrupa’ya gitmeyi tercih ettim. Ülker’den alacağım ücretin yarısını feda ettim. Günümüzde de birçok Türk oyuncu Türkiye’de çok ciddi paralar kazanıyor. Hiç kimse yaptığı kontrattan fedakarlık etmek istemiyor. Aslında bunu yapsalar çok rahat gidebilirler. Çünkü o kalitede oyuncularımız var.

-Genç oyuncuların A takıma geçişi konusunda yeterli ortam sağlanıyor mu? Ayrıca genç oyuncuların da bu geçiş için kendilerini yeterince hazırladıklarını düşünüyor musunuz?

Genç oyuncuların kendilerini hazırladıklarını düşünmüyorum. Ama burada sistemin de çok büyük sorunu var. Yani kimse bu kadar yabancının oynadığı bir ligde kendine kolay yer bulamaz. Bugün A Milli Takımın bile en önemli oyuncuları sınırlı süreler alıyorlar. Dolayısıyla burada hem genç oyuncuların kabahati var, hem de sistemin kabahati var. Bu sorunun en kısa sürede çözülmesi lazım.

-Altyapılardaki başarıların A Takım seviyesine taşınması adına hem kulüp hem de milli takımlar bazında ne gibi önlemler alınabilir?

Bence yabancı sayısının düşmesi lazım. Türk oyuncuların daha fazla sorumluluk alması lazım. Bu olunca da belki Final Four hedefine ulaşılamıyor. Biraz sabır gerekli. Biz hem Türk oyuncu oynasın istiyoruz, hem Final Four’a gidelim diyoruz. Bunların hepsi bir anda olmuyor. Bu süreçte biraz sabırlı olunması lazım. Biz de bu sabrı kimseye göstermiyoruz.

-Üst yapıya geçerken yaşanan sorundan bahsettik. Avrupa’da Litvanya, İspanya, Sırbistan gibi ülkelerde bu sorunlar daha az. Siz yurt dışında da oynamış bir isim olarak bu tip ülkeleri de göz önünde bulundurarak ne tür bir model önerirsiniz?

Altyapı milli takımlarında oyuncular çok başarılı, ama üst kademeye geldikçe ortadan kaybolmaya başlıyorlar. Biz bu sorunu çözersek hiç kimsenin modeline ihtiyacımız olmaz. Yabancı sayısı biraz düşürülebilirse, Türk oyuncuların önü biraz açılırsa ya da Ümitler Ligi mi kurulacak, TBL’de yabancı oynatmama zorunluluğu mu olacak? bilmiyorum ama bunun bir çözümü olursa kendi modelimizi yaratabileceğimizi düşünüyorum.

serkanerdogan1

-Tofaş’ta Rivers gibi önemli bir yabancı oyuncuyla oynadınız. Şu anda Türkiye’de mücadele eden yabancı oyuncuların kalitesini nasıl buluyorsunuz? Yabancı sınırı hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Euroleague oynayan kulüpler gerçekten iyi yabancılar alıyor. Orta ve alt sıralardaki takımlar da kendilerine göre iyi yabancılar alıyorlar. Ben yabancı kalitesini düşük bulmuyorum. Ama bir taraftan da alt sıralarda oynayan takımlar için şu düşünülebilir; geleceğe yatırım amaçlı genç yabancı oyuncu alınabilir ve 2 yıl kontrat yapılabilir. Bu yola kimse girmiyor. Herkes günü kurtarmak istiyor. Antrenörler de haklı. Herkes bir an önce başarı beklediği için, söylediğim biraz ütopik kaçıyor. Keşke söylediğim olsa, genç yabancı oyuncular alınıp yüksek bonservislerle satılabilse.

– Ergin Ataman, Orhun Ene, Jasmin Repesa, Velimir Perasovic gibi isimler çalışma fırsatı buldun. Seni en çok etkileyen hangisi oldu?

Açıkçası kendime karakter olarak en yakını Orhun Ene diyebilirim. Orhun abiye oyuncu olarak da çok saygı duyuyordum. Daha babacan yaklaşan bir insan. Ergin abi ile iyi sezonlar geçirdim. Biraz daha mesafeli, ama bir oyuncuya nasıl güven verilir, oyuncu kendini sahada daha iyi nasıl ifade eder vb. şeyleri iyi bilen bir coach. Perasovic mesela çok disiplinli ama onla da çok iyi sezonlar geçirdim. Farklı antrenörler ama insan olarak kendime en yakın hissettiğim karakter Orhun ağabeydi.

-Son olarak oyunculuk kariyerinizde önemli başarılar elde ettiniz. Antrenör olarak hedefleriniz neledir?

Antrenör olarak mutlaka bir Euroleague takımı çalıştırmak istiyorum. Antrenörlük oyunculuk gibi değil. Daha uzun bir bekleme, olgunlaşma süresi var. Ben yeterli sabrı gösterebileceğime eminim. Günün birinde bana Euroleague takımı fırsatının geleceğini ve bende Euroleaue’de görev alacağımı düşünüyorum.

[InPostAds ad=”3″]

Önemli Haberleri Kaçırmayın!

Aşağıdaki formla haber bültenimize kayıt olabilirsiniz!

Diğer Haberler > BURSA