Sosyal Medya:

BURSA

Rıza Giray: Bursa Basketbolunu Büyütmek İçin Bir Çatı Altında İyi Kulüpler Oluşturulmalı

ÖZEL RÖPORTAJ | Bursa basketbol altyapısının önemli kulüplerinden Bursa Elit Akademi Spor Kulübü Başkanı Rıza Giray sitemize açıklamalarda bulundu.

Kulübün kuruluş aşamasından Bursa basketbol altyapısına birçok önemli konuya değinen Giray, Covid-19 süreciyle ilgili de açıklamalarda bulundu.

***

– Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? 

1972 Aydın doğumluyum, okul hayatımın liseye kadar olan dönemini Aydın’da tamamladım. Atatürk Üniversitesinin Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümü mezunuyum, Okuduğum dönemlerde, ortaokul ve lise dönemlerinde okullarımın basketbol takımlarında oyun kurucu olarak oynadım. O dönemlerde Tuborg Spor Kulübü Altyapısında küçük takımda 2 sezon forma giydim, okulum sebebiyle bir süre basketbolu bıraktım. Basketbol sevgisi sebebiyle 1993 yılında Gençlik Spor Bakanlığının açmış olduğu Basketbol Antrenör kursuna katılarak ilk kademe belgemi aldım. Bu dönemlerde okuduğum lisenin basketbol takımını iki yıl gönüllü olarak çalıştırdım. 1987 yılında Türk Hava kurumu (THK) serbest Paraşüt eğitimlerine başladım. 1993 yılına kadar 145 serbest paraşüt atlayışı yaparak, eğitimci seviyesine kadar yükseldim. Yine aynı dönemlerde 1985 yıllarında Milli Karate Antrenörü (Sensei Mustafa ÖZSUN) ile tanışarak shotokan dalında Karateye başladım. Bir kaç yıl öğrencilik döneminden sonra Siyah kemerimi takarak, Aydın Atatürk Kapalı Spor Salonunda değerli hocam, Sensei Mustafa ÖZSUN’un yardımcılığını yapmaya başladım. Askerliğime kadar bu üç branşta, canla başla mücadele verdim. 1993 yılında askerlik görevi için Kayseri Hava İndirme Tugayına (THK) tarafından Paraşütçü olarak gönderildim. 

1996 yılında özel sektörde çalışan Büyük bir işletmenin bölge sorumlusu olarak işe alındım. 1996-1999 arası bu firmada görev yaptım. 1999 da açılan kamu sınavıyla, belediyeye geçiş yaptım. 21 yıldır bu kamu dairesinde görevde bulunmaktayım. 1999’da Bu kurumun basketbol altyapısını oluşturarak Bursa’da basketbol hayatıma başladım. Bir çok oyuncuyu bu kulüp çatısı altında yetiştirdim, bunlardan bazıları hala liglerde oynayan şunlardır; Oğuzhan ŞAN, Utku BAYRAKTAR, Emir APAK, Samet KAYGISIZ, Uğur ACAR, Abdullah Cem KOÇAK daha adını sayamadığım bir çok oyuncumu üst liglere kazandırdım. 2003’te TBF, 2.ligler direktörü, sorumlusu Ayhan ÖZGÜMÜŞ abim ve Hakan AĞIRBAŞ ile tanıştım, o demem 2003 yılında Fenerbahçe okullarını bursa’ya getirerek onlarla çalışmaya başladım. 2005’te Ayhan ÖZGÜMÜŞ’ün ayrılmasıyla, bende kendi spor kulübümü kurma kararı aldım. 2005 yılından beri kendi kurduğum kulüpte hem idareci, hem Antrenör olarak görev almaktayım. 

Sude ve Ada isminde İki kızım vardır, iyi düzeyde, İngilizce, Japonca ve Türk işaret dili bilmekteyim. Kitap yazmaktayım, şimdilerde yamaç paraşütü yapmayı seviyorum.. 

blank

– Kulübün kuruluş aşamasından bahsedebilir misiniz? Ne gibi hedefleriniz vardı? Şu anda geldiğiniz durumu nasıl görüyorsunuz?

 2005 yılında Bursa Elit Akademi Spor Kulübü zor şartlar altında kuruldu. Ciddi anlamda salon, malzeme ve forma sıkıntısı çektiğimiz bir dönemdi, sporcularımızla bir sezon lige katılamamıştık. Bu bizi çok üzmüştür. O bir yıl bize çok şey kazandırdı, rakiplerimizi izleme şansımız ve çokça çalışma zamanımız olmuştu. Katılamadığımız o sezon çok iyi hazırlanarak, iyi bir hazırlık dönemi yaşadık. Yeni sezon bir çok başarılı maç yaparak ligi 3.bitirdik. 2006 yıl sonu şampiyonasına katılmaya hak kazandık. 

2006 Yılında Eskişehir’de düzenlenen 65 takımın katıldığı  Türkiye Basketbol Şampiyonasında sıralamada ilk yedinci sırada olmaktan gurur duyduk, ilk yılda aldığımız bu başarı bizleri çok mutlu etmiştir, birde şampiyonada düzenlenen şut yarışmasında İlker Yelseli, oyuncumuz tüm rakiplerini yenerek Bursa’ya en iyi şutör kupasıyla dönmüştür. Verimli geçen sezonların ardından;

Şimdilerde 300 sporcuya yakın bir grupla ve 11 lig takımıyla Bursa liginde mücadele ediyoruz, hemde doğru bilgiler ile sporcularımızın gelişimi için mücadele için özveriyle çalışıyoruz. 

Hedeflerimize uzak değiliz, Eğitim öğretim şartları müfredatlar, sporcularımızı ve velilerimizi çok sıkı kararlar aldırmaya yöneltiyor. Bir çok sporcumuz yeterince basketbol oynayamıyor, antrenmanlara katılamıyor. 

“KADIN BASKETBOLU BİRKAÇ KULÜBÜN TEKELİNE BIRAKILMAMALI”

– Bursa’da altyapı basketboluna yönelik olarak yapılan çalışmaları nasıl görüyorsunuz? Dikkat çeken sorunlar ve sizin önerileriniz nelerdir? 

Bursa’da erkek takımlarında altyapı çok kalabalık, her kategoride çokça takım bulunmakta, kadın basketbolu neredeyse yok denilecek kadar az, kadın basketbolunda her kategoride oynayamıyoruz. 

Önerim, Altyapı birliği adı altında bu işe gönül vermiş kulüplerle birlik çatısı altında takımlar çıkartılmalı, oyuncular burada toplanan antrenörler ile eğitim verilmeli, şampiyonalara oyuncular taşınmalı. Kadın basketbolu birkaç kulübün tekeline bırakılmamalı, Bursa Basketbolunu büyütmek için bir çatı altında iyi kulüpler oluşturulmalı ve altyapıya katılan her kulübe destek ve teşvik verilmeli.

– Basketbol okulları altyapılar için ne kadar önemli? Sizce doğru çalışmalar yapılabiliyor mu?

Basketbol okulları tabii ki her kulübün altyapısı için çok önemlidir. Bizler içinde durum aynı, bu işten ekmek yiyen birçok coach var, fakat bazı Spor okullarının amacı ne yazık ki oyuncu yetiştirmek değil, para kazanmak, bizim sektörde maalesef bu tür çalışan lige bile girmeyen adı kulüp, bir sürü Spor okulu var. Birçok Spor okulu sporcusunu maddi gelir kapısı düşünmesi sebebiyle başka kulüplere vermiyor, o spor okullarına giden sporcular lige yada maçlara çıkmadan maddi anlamda sömürülüyor, belli bir süreden sonrada iyi sporcular olsalar bile, aramızdan kayıp gidiyorlar. Burada velilerimiz çocuklarını gönderecekleri zaman iyi araştırma yaparak, lige katılım sağlayan, vizyonu olan, eğitimlerini ciddi anlamda sporcuya aktarabilen, kulüplerin spor okullarını seçsinler. 

Amacımızın bir kulüp çatısı altında olan, spor okullarından, takımların altyapılarına iyi eğitim alarak bir kaç yılda  geçen sporcuların ligde güzel oyunlarını görüyoruz, bu sporcuların önlerindeki kapıları açmak gerektiğini düşünüyorum. 

“BEKLEMEKTEN BAŞKA ÇARE YOK”

– Bu zorlu süreç sizin ve organizasyonunuz için nasıl geçti? 

Malum dünyamızı krize sokan ve Türkiye’de bizleri de eve hapseden bu Covid-19 virüsü için söyleyecek söz bulamıyorum. Tüm maçların iptaline karar verildiği “Beyaz Sezon” bu dönemde bizlere beklemekten başka bir şey düşmüyor. İnşallah bu kötü günler biter de, bizlerde sevdiğimiz işimizin başına döner, hizmetlerimize devam ederiz. Herkes gibi bizde 13 mart 2020’de üç spor salonumuza kilit vurarak kapatmak durumunda kaldık, tekrar topu elimize alacağımız günler yakın diye düşünüyorum.

– Bu süreçte ne gibi tedbirler aldınız? Ayrıca süreç normalleşmeye başladığında uygulamaya koymayı planladığınız tedbirler var mı?

Salonları kapattık, tüm materyalleri, topları dezenfekte ettik. Sürecin normalleşmesini beklerken, ben; şahsım Covid-19 ile ilgili kamuda gönüllü görev alarak +65 yaş üstü vatandaşların ihtiyaçlarını görmek için kamuda görev aldım. 

Yakın zamanda normale dönersek, soyunma odalarını sosyal mesafe kurallarına uygun biçimde dizayn edip, dezenfeksiyon ilaçları salonun birkaç yerine bırakmayı, her günün sonunda salonları dezenfeksiyon ile ilaçlamayı düşünüyoruz. 

– Bu verilen arada sporcularınıza ne gibi önerilerde bulunuyorsunuz? Onları nasıl yönlendiriyorsunuz?

Verilen bu uzunca arada, sporcularımızla video konferans yöntemiyle bir dizi yapılması gereken Spor hareketleri, sporun parçası olan plank çalışmalarını günlük hayatlarına adapte ederek, Sporun içinde kalmalarını her zaman hazır olmalarını Antrenör arkadaşlarımla birlikte sağlamaktayız. 

Evde kal Türkiyem dediğimiz bu günlerde her takımımızla hafta da bir gün,iki saat kadar bir zamanda video konferans yöntemiyle sohbet ederek eğlenceli gün değerlendirmesi yapıyoruz. 

Covid-19 ile ilgili detaylı bilgileri sporcularımıza sosyal medya üzerinden atarak bilgilendirdik. Ayrıca kurallara uymaları gerektiğini her görüşmemizde hatırlattık. Bu konuda bizleri dinlediler, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmadılar, onlarda teşekkür ederim 

– Sizce altyapı basketbolu özellikle spor okulu sektörü bu dönemde ne kadar etkilendi? Bu durum uzun vadede nasıl yansıyacaktır?

Sadece Spor okulları değil, bence tüm Türkiye bu işten çok etkilendi. İşsiz kalanlar oldu, belki Spor okulları sporcu kaybedebilir. Fakat aileler bu konuda ciddi yaralar aldı, işini kaybeden bir babayı düşünün, oğlunu yada kızını nasıl Spor okuluna gönderebilsin, o yüzden Spor okulu kaybından daha çok, iyi sporcuları kaybettiğimize üzülmeliyiz. Belki Spor okulları üç, beş ayda kendini toparlar ve eski günlerine dönerde, aileden birini kaybetmiş, işini kaybetmiş bir babanın evladı, geri dönebilir mi tekrar o parkelere adım atar mı, bunun çözümlerini düşünmeliyiz.. 

Kulüpler, bizler üç aydır kapalı olmanın tabiİ ki bazı zorluklarını çekmekteyiz. Her Kulübün kendi yapısına göre borcu, harcı ödemesi gerekenleri elbette vardır. Her bu konuda bağlı bulunduğu Federasyona ya da Spor Bakanlığına yazabilir. 

Biz amatör spor kulüplerini nasıl destekleyeceklerini, ne tür yardımlar alabileceğinizi öğrenebiliriz. Bu konuda açıklamayı da yakında yaparlar eminim. 

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Hayatımıza giren Covid-19 virüsünden bir an önce kurtulmak liglerimizi oynamak, sporcularımıza gerekli eğitimleri vererek, bir birlik olduğumuzu gösterecek günlere kadar #EvdeKalTürkiye diyorum

Diğer Haberler > BURSA