Sosyal Medya:

Haberler

Cem Erkul: “Önceliğimiz U10’dan U16’ya Kendi Sporcularımızı Yetiştirmek”

Cem Erkul

Uno Akademi ve Olimpik Basket Spor Kulübü Basketbol Baş Antrenörü Cem Erkul, altyapibasket.com’a verdiği röportajda yeni sezonda katıldıkları TBF ve özel liglerdeki hedefleri, tesis olarak sahip oldukları avantajlar ve spor okulu olarak öncelikleri hakkında detaylı bilgiler verdi.

-Öncelikle sizi yakından tanıyabilir miyiz? Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar, ben Cem Erkul. 8 Ocak 1992 doğumluyum. Kavram Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Spor Yöneticiliği mezunuyum. Eğitimimi lisans olarak dört yıla tamamlamak için Haliç Üniversitesi’nde öğrenimime devam ediyorum. Uno Akademi ve Olimpik Basket’te yaklaşık dört yıldır görev yapıyorum. Daha önce Beşiktaş ve İstanbul Üniversitesi bayan altyapı takımlarında görev yaptım. Bu sene de U15 Milli Takım kampına yardımcı antrenör olarak dahil oldum. Bu sezon itibariyle burada baş antrenör olarak görevime devam ediyorum.

-Basketbol Okulu olarak hangi yaş gruplarındaki sporcularla çalıştığınızı ve sezon boyunca ne gibi çalışmalar, etkinlikler yaptığınızı anlatabilir misiniz?

Burada 6-17 yaş aralığındaki kız ve erkek sporculara eğitim veriyoruz. Bunun haricinde yaz ve kış kamplarımız da oluyor. Antalya, Çeşme gibi farklı yerlere gidiyoruz. Geçen sezon Çeşme’de bir kampımız oldu. Yaz kamplarına gelemeyen sporcular için bu salonumuzda gelişim kampları da düzenliyoruz. Özel ekstra antrenmanlar da yapmaya çalışıyoruz.



-Basketbola en erken başlama yaşı nedir? Küçük yaşta basketbola başlayan bir sporcu için öncelikle dikkat ettiğiniz hususlar nelerdir?

Bu sene en küçük yaş grubu olarak 2013 doğumluları spor okulumuza kabul ediyoruz. Fizik olarak uygun olan çocukları 6 yaş grubu olarak belirledik. Bu yaş grubunda önceliğimiz çocukların basketbolu ve sahada olmayı sevmeleri. Buraya isteyerek gelmeleri bizim için çok önemli. Sonrasında önce koordinasyon, dikkat, refleks ve top hakimiyeti eğitimlerimiz oluyor. Öncelik dediğim gibi burada olmayı sevmeleri ve bunun için antrenmanlarımızda özel eğitsel oyunlarımız da oluyor. Çocuklar keyifli zaman geçiriyorlar.

“TBF LİGLERİNDE 4 TAKIMLA MÜCADELE EDİYORUZ”

-Basketbol okulu çalışmalarınızın yanında aslında bir spor kulübü olarak da faaliyettesiniz. Sporcularınıza lisans çıkartarak kurduğunuz takımlarla TBF resmi ligleri ve diğer liglerde mücadele ediyorsunuz? Bu sezon hangi liglerde olacaksınız ve hedefleriniz nelerdir?

TBF liglerinde bu sezon U10, U12, U14 ve U16 olarak dört takımla yer alıyoruz. Ayrıca U10 ve U16 takımlarımızla özel liglere de katıldık. Sporcularımızın ekstra maç tecrübesi kazanmalarını istiyoruz. TBF’de tabii ki her takım, her coach gibi maç kazanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte önceliğimiz de tabii ki oyuncularımızın gelişmeleri ve özel deneyimler kazanmalarını, üst takımlara daha az eksikle, daha hazır şekilde çıkmalarını sağlamak. Zaten özel lige girme sebebimiz de ekstra maç oynamalarını sağlamak.

Bu noktada kulüp olarak tavrımız kesin. Dışarıdan direkt takımlara yönelik çok fazla sporcu almayı istemiyoruz. Kendi yetiştirdiğimiz sporcularla devam etmek istiyoruz. U10 takımımızı da bu prensip doğrultusunda kurduk. Gold jenerasyon olarak adlandırdığımız bir jenerasyon ve U12, U14 ve U16 kategorilerine kadar birlikte yola devam etmeyi istiyoruz.

-Yüksek standartlara sahip bir tesiste antrenman yapıyorsunuz. Biraz da salonunuzun özellikleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Biz antrenörler olarak salon açısından çok şanslı olduğumuzu düşünüyoruz. İmkan olarak çok elverişli bir yerde çalışıyoruz. Parke zeminimiz, ısıtma soğutma sistemlerimiz, kantinimiz, soyunma odalarımız ve duşlarımız eksiksiz ve yüksek standartlarda burada mevcut. Ayrıca sahamızın arka tarafında bir fitness alanımız da var. Takımlarımızın kuvvet çalışmalarını bu alanda yapabiliyoruz. Sahada idman varken sporcular bu alanda rahatlıkla fitness çalışmalarını yapabiliyorlar.

Bu avantaj sayesinde antrenmanlarımızı da birleştirebiliyoruz. 1.5 saatlik bir antrenman planlayıp, önce fitness alanında kuvvet çalışması arkasından da sahada topla çalışmalar yapabiliyoruz. Ben İstanbul’un bu yakasında spor okullarının kullanımında olan parke zeminli bir salon olduğunu düşünmüyorum.

Sezon öncesinde, ortasında veya sonrasında A takım seviyesindeki profesyonel oyuncular da bu salonda çalışma yapıyorlar. Burada profesyonel antrenörlerle özel çalışmalar yapabiliyorlar. Hem fitness alanımızı hem de sahamızı kullanabiliyorlar. Biz de elimizden geldiğince onlara bu imkanı sağlayarak destek olmaya çalışıyoruz.

Cem Erkul

“VELİLER SPOR OKULU TERCİHİNDE DİKKATLİ OLMALI”

-Hem hafta içi hem de hafta sonu antrenmanlarınız oluyor mu? Antrenmanlarınızı nasıl organize ediyorsunuz?

Genellikle takım çalışmalarımızı hafta içi yapıyoruz. Hafta sonu da oluyor. Takımlarımıza hafta içerisinde mümkün olduğunca fazla antrenman koymaya çalışıyoruz. Özellikle U16 takımımızda bunu çok yapıyoruz. Cumartesi ve Pazar günleri spor okulu ağırlıklı çalışmalarımız var. Genelde en fazla iki kulüp takımımızın antrenmanları oluyor. Hafta içinde spor okullarımız olmuyor.



-Basketbol okulları günümüzde daha yaygın hale geldi fakat maalesef hemen hemen her sektörde olduğu gibi burada da işin ticari tarafını daha fazla önemseyenler olabiliyor. Bu noktada velilerin doğru basketbol okulu seçimi yapabilmesi için sizce nelere dikkat etmesi gerekir?

Velilerin spor okulu tercihi yaparken öncelikle saha koşullarına dikkat etmeleri gerekiyor. Antrenman şartlarını gözlemlemeleri gerekiyor. Sonrasında mümkün olduğunca antrenörlerin nasıl çalışma yaptıklarına, neler öğrettiklerine dikkat etmeleri gerekiyor. Biz burada antrenörler olarak aramızda toplantı yaparken konuştuğumuz en önemli konu buraya gelen hiçbir çocuğun bir şeyler öğrenmeden bu salondan çıkmamasıdır.

Belki de birçok spor okuluna göre bizim tarzımız velilere biraz sert geliyor. Disiplinli ve direkt olarak öğretici antrenmanlar yapmaya çalışıyoruz. Başka spor okullarından gelen velilerin bize öncelikle geri bildirim yaptığı konu çocuklara yaklaşım tarzımız oluyor. Bir başka dikkat ettiğimiz konu da çocukların mutluluğu. Sonuçta onlar velilerimizi en değerli varlıkları. Dolayısıyla nerede mutlu oldukları önemli. Çocuklar doğal olarak bu yaşlarda antrenörlerini rol model olarak alabiliyorlar. Kurumdan ziyade antrenör ismi geçiyor. Hatta antrenörün ayrılıklarında bu sıkıntı bile yaratabiliyor.

Özetle, çocuklarının mutlu olup olmadığı, saha ve antrenman koşulları velilerin öncelikli kriterleri olmalı. Maddiyat en son kriter olmalı. Biz tabii ki çocuk yetiştirmeye çalışıyoruz ama bu işi hakkını vererek yapan kurumlar elbette maddiyat olarak biraz yukarıda olabiliyor.

Cem Erkul-Günümüzde ilköğretim ve lise eğitimi gören çocuklar ve gençler için artık basketbolun veya diğer sporların mutlaka hayatlarının bir parçası olması gerekliliği Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere resmi kurumlarca da vurgulanıyor ve bu yönde yapılan önemli çalışmalar var. Basketbol özelinde soracak olursa bu sporu yapmanın eğitim hayatı açısından katkıları neler oluyor?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni başlattığı bir projeyle spor yapan, sanatla uğraşan çocuklara bazı okulların ekstra puan verme durumları oluyor. Biz bu süreçte çok fazla şeyle karşılaşıyoruz. “Takımda oynamasa da lisansı çıksın” düşüncesinde olanlar da var. Talep artmaya başladı. Biz tabi bunları kabul etmemeye, takımlarımızın uyumunu bozmamaya çalışıyoruz.

Basketbol oynayan çocuklar kazanmayı ve kaybetmeyi öğreniyor. Grup halinde hareket etmeyi öğreniyor. Sahadaki arkadaşlarına, rakiplerine saygı duymayı öğreniyor. Planlı ve programlı olmayı öğreniyor.

-Veliler genç sporcuların basketbol veya diğer sporlardan verim alması noktasında önemli bir yere sahipler. Kısaca çocuklarını spora yönlendirmek isteyen velilerin çocuklarına yaklaşımlarının nasıl olması gerektiğini anlatabilir misiniz?

Açıkçası kurum olarak veliler konusunda çok şanslı olduğumuzu düşünüyoruz. Sahada süre hesaplayan, çocuğu oyuna girince kronometre açan veya antrenmanlarda çocuğuna değer verilmediğini söyleyen tarzda velilerimiz yok. Bu gibi problemlerle karşılaşanları duyuyoruz. Bu yönde velilerin çocuklarını bir yarış atı gibi düşünmeden hareket etmeleri gerekiyor. Zamanında kendilerinin başaramadığı şeyleri çocuklarının üzerinde denemek yerine burada keyif aldıklarını görmeye çalışmaları gerektiğini düşünüyorum. Çocuğunuzu sadece bir spora yönlendirmek zorunda değilsiniz. Sanatla da ilgilenebilir. Yani geçmişte basketbolcu olan bir ebeveynin çocuğu da basketbolcu olmak zorunda değil. Çocuk buraya severek geliyorsa zaten biz elini kolunu bağlasak bile çocuk bu işi yapacak. Bu noktada biraz argo gelebilir ama velilerimize sadece “şoförsünüz” diyorum. Çocuğunuzu getirin, bırakın ve antrenmandan sonra alın. Buradaki her şeyinden biz sorumluyuz. Biz nasıl ki evdeki kurallara karışmıyorsak buradaki kurallara da velilerin karışmaması gerekiyor. Bu hususta velilerimize sürekli telkinlerde bulunuyoruz ve açıkçası hiçbir problem de yaşamıyoruz.

Önemli Haberleri Kaçırmayın!

Aşağıdaki formla haber bültenimize kayıt olabilirsiniz!

Diğer Haberler > Haberler