Connect with us

Ömür Özcan’ın İspanya Maçı Analizi | Boğalardan Erken Bir Uyarı

Ömür ÖZCAN

Altyapı Avrupa Şampiyonaları… Gerçekten büyük bir keyif benim için bu turnuvalar. Özellikle de ülkemizde düzenlenince çok ayrı bir motivasyonu oluyor. Müdürümle yaptığımız 3 aylık müzakerelerin ardından yıllık iznimi turnuvanın olduğu tarihler arasına getirebildim. Herhalde benden de başka bir hareket beklenemezdi. Dün itibariyle de İzmir’e geldim ve Millilerin İspanya maçını yakından izledim. Uzun zamandır yazı yazmayan bir editör olarak sürçülisan olursa şimdiden özür diliyorum. 🙂 Maçı değerlendirmeden önce farklı bir tarihe gitmek istiyorum açıkçası. Çünkü bana göre bu maça farklı bir bakış açısı getirmemiz gerekiyor. Yıl 2014, yer Konya Spor ve Kongre Merkezi…

Altyapı ateşinin yeni vurduğu o dönemde Gençler Avrupa Şampiyonası’na Konya ev sahipliği yapıyordu. 1996-1997 jenerasyonuyla, diğer bir deyimle altın jenerasyonla gittiğimiz o turnuvada beklentiler çok yüksekti ve hedef altın madalyaydı. O dönemde turnuva formatı biraz farklıydı. Çift gruplu bir sistem ve daha çok maç. Aynı zamanda da hataların daha rahat telafi edilebildiği bir ortam. İkinci grupların sonuna kadar Genç Milliler, istediği sonuçları alsalar da bir türlü o akan oyunu sahaya verememişti. Nitekim ikinci tur gruplarının son maçında Sırbistan duvarına çok kötü çarptık. Sırplar ilk çeyrekten itibaren savunmada bizi dağıtmıştı. Show-up ve değişmeli adam adama savunmalarla kısalarımızın dengesini erkenden bozdular ve ilk çeyrekte sadece 6 sayı bulabildik. (6-22) Maçın sonunda da ezici bir mağlubiyetle çeyrek finallere geçtik. (TÜRKİYE 62-82 SIRBİSTAN) Fakat o mağlubiyet sonrasında her şey düzeldi. Letonya maçıyla birlikte vitesi tavan yapan Milliler, Konya seyircisiyle de bütünleşerek finalde yine Sırbistan’la karşılaştı. Bu kez ilk çeyrekten onları bozan taraf biz olduk ve Konya’dan altın madalyayla ayrıldık.

KISALARIMIZ ÇÖZÜM ÜRETEMEDİ

Bu detayı açıklamamın ana sebebi dün de aslında Karşıyaka Arena’da, o günkü Sırbistan maçına çok benzeyen bir ortam vardı. Deja vu oldum diyebiliriz. Bir önceki günkü gibi Koç Fikret Doğan, çift guard ile maça başladı. Fakat çok geçmeden İspanya’nın sert savunması ile karşılaşan Milliler, oyunu hiç açamadı. Etkili show-up ve değişme savunmalarına karşı kısalarımız hiç çözüm üretemedi. Tempoyu da arttıramadık ve açık sahayı yakalayamadık. Buna karşın İspanyollar, Rafael Villar (’04) ve Jordi Rodriguez (’04) önderliğinde sürekli potaya atak ederek hem sayılar buldular hem de uzunları beslediler. İlk çeyreği 1-13 önde geçtiler. Diğer bir önemli kısamız Eray Büyükcangaz (’04) ise bu çeyrekte çok erken faul problemine girdi.

İkinci çeyrek ile birlikte biraz daha tempoyu arttırabildik. İlk saha içi isabetimiz 12.dakikada Samet Yiğitoğlu’ndan geldi. Ege Tan Yıldızoğlu, Eray Büyükcangaz ve Özgür Cengiz üçlüsünün hiç oyunun içine giremediği dönemde Emir Arda Sivas (’05) sorumluluk alarak o beklenen kısa katkısını bize getirdi. Çeyreğin ikinci yarısında da Berke Büyüktuncel (’04)’i üç numaraya çekerek oyunu daha da açtık. İçeriden de Yiğit Hamza Mestoğlu’nun sayılarıyla skora ortak olduk ve soyunma odasına 3 sayı geride gittik. (24-27)

İkinci yarıda ise İspanyol kısaları yine başroldeydi. Rafael Villar (’04) ve Jordi Rodriguez (’04) içeriden ve dışarıdan maçı çok iyi işlediler. Ayrıca 2005 doğumlu Izan Almansa da boyalı bölgeden bizi çok zorladı. Berke Büyüktuncel’in devrede olduğu bir maçta da ikinci kısayı oyunun içine sokamayışımız, maçı götürememizin ana sebebi oldu. Sonuç olarak da İspanyollar, hak ettikleri bir galibiyet alarak grupta 2’de 2 yaptılar ve liderliğe yükseldiler. Bugünkü rakipleri ise Polonya ve muhtemelen grup 1 olarak bir üst tura çıkacaklar.

Berke Büyüktuncel (’04): 35 dakika, 20 sayı, 7 ribaund, 2 top çalma (8/16 FG, 3/6 3FG)
Emir Arda Sivas (’05): 33 dakika, 14 sayı, 2 ribaund, 4 asist (6/14 FG, 2/7 3FG)
Hamza Mestoğlu (’04): 10 sayı, 2 ribaund (5/12 FG)

Genç Millilerde için dünkü maç özelindeki notlarımı paylaşmak istiyorum biraz. Öncelikle 2004-05 jenerasyonu gerçekten yetenekli bir jenerasyon. Çok uzun bir takımla turnuvadayız ve muhtemelen turnuvanın da en uzun takımıyız. Berke Büyüktuncel (’04), Ege Tan Yıldızoğlu (’04), Samet Yiğitoğlu (’04), Karahan Efeoğlu (’04), Eray Büyükcangaz (’04), Kerem Konan (’04) ve diğer oyuncular… İyi ve çok yönlü bir takımız. Ekip de başarılı olmayı çok istiyor. Polonya maçından sonra motivasyon da bir hayli artmış. Çok istiyoruz gerçekten. Fakat bu çok isteme mottosu dün itibariyle bize biraz zarar verdi. Daha turnuvanın başındayız. Alınacak çok yol var. Daha sakin olmalı ve akıllıca oynamalıyız. Aşırı istek belli noktalarda tıkanmamıza sebep oldu. Bunu yaşamamız da gayet doğal. Çocuklar 18 yaşındalar, Milli forma altında bir şeyler başarmak istiyorlar ve bunun baskısını hissediyorlar. Staffımızın ince dokunuşları rahatlamamızı sağlayabilir. Bu da bana göre saha içindeki oyunu daha rahat oynamamızı sağlayacak.
İkinci bir konu ise saha içi ile ilgili. Dün İspanyollar, kısalarımızı gerçekten çok bozdu. Hiç SG oyuncusuyla gitmediğimiz turnuvada 4 oyun kurucumuzun 3’ü oyuna hiç giremedi. Eray Büyükcangaz (’04) 7 dakikada 5 faul, Ege Tan Yıldızoğlu (’04) 1 sayı-1 asist-6 top kaybı, Özgür Cengiz (’05) 0 sayı. Sadece Emir Arda Sivas (’05)’tan 14 sayı-4 asist ile katkı alabildik. Turnuvanın ilerleyen günlerinde yine kısalarımıza yoğun baskı olacaktır. Bunu aşabilmemiz için Karahan Efeoğlu (’04) başta olmak üzere 3 numaradan skor katkısı almamız şart. Kerem Konan’ı da orada değerlendirebiliriz. Nitekim dün özelinde de o bölgeden bize Berke Büyüktuncel destek verdi ve maç içerisinde geri dönmemizi sağladı.

TEMPOLU OYUNA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR

Ayrıca dün de görüldüğü üzere tempolu oyuna çok ihtiyacımız var. Mutlaka tempoyu arttırmalıyız ve açık sahayı etkili kullanmalıyız.

Kısacası dünkü aldığımız İspanya mağlubiyeti, faydalı bir mağlubiyet olabilir. Gerekli dersleri çıkarttığımız takdirde ilerleyen günlerde rahat edeceğimizi düşünüyorum. Turnuva yolu uzun. Turnuvanın başında bu tarz bir tökezlemeyi bertaraf edebiliriz. Ayrıca yeni sistemde hata şansı çok daha az. İlk olarak bugün Almanya’yı geçip son 16 turuna iyi hazırlanmamız gerekiyor. Oyuncu grubunun enerjisini gayet iyi. Kolay kolay pes etmeyeceğiz.

İspanya özelinde ise Rafael Villar (’04), Jordi Rodriguez (’04) ve Izan Almansa (’05) üçlüsünü çok beğendim. Özellikle Badalona oyuncusu olan Jordi Rodriguez (’04) hem çok iyi bir şütör hem de iyi bir pick and roll oyuncusu. Bize karşı da 17 sayı-7 asist ile maçın yıldızı oldu. Rafael Villar (’04) da Barcelona forması giyiyor. Villar-Rodriguez ikilisi maç boyunca yaptığı penetrelerde savunmamıızn dengesini çok bozdular. O da maçı 10 sayı-5 asist ile tamamladı. Izan Almansa da ince fiziği dikkat çekiyor. Ayrıca 2005 doğumlu. Yakından takip etmekte fayda var.
İspanyolların turnuvaya iki önemli eksikle geldiklerini de hatırlatalım. Juan Nunez (’04) ve Aday Mara (’05) İzmir’de yoklar. İki ismin yokluğunda bile favoriler arasında olduklarını düşünürsek eğer onlar olsaydı neler olurdu bilemiyorum. Herhalde direkt olarak final maçı yüklenirdi.

Genç Millilerin bugünkü rakibi Almanya. Karşıyaka’da yine yoğun bir atmosfer olacaktır. Maç 20:30’da ve TRT Spor Yıldız’dan da canlı yayınlanacak. Keyifli bir maç bizi bekliyor. Grup 2 olarak yola devam edelim. Daha kat edilecek çok mesafe var.

Daha Fazla Haber