Uğur Kavak: Marmara Basketbol Ligi Beklentilerimizin Çok Ötesini Sunuyor

Pınar Karşıyaka İstanbul altyapı baş antrenörü Uğur Kavak play-off’lar öncesinde marmaralig.com‘un sorularını yanıtladı.

Marmara Basketbol Ligi’nde bulunmaktan memnun olduklarını belirten Kavak ayrıca kulübün gelecekteki hedefleriyle ilgili olarak da önemli açıklamalar yaptı.

-Merhaba öncelikle bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz?

İlkokul ve lise yıllarında basketbol oynadıktan sonra Haliç Üniversitesi Antrenörlük bölümünden (burslu) 2013 yılında mezun oldum. İstanbul Pınar Karşıyaka Spor Kulübü’nün altyapı baş antrenörü görevinin yanı sıra aynı zamanda Beden Eğitimi öğretmenliği yapmaktayım.

Basketbolla nasıl tanıştınız ve antrenörlüğe başlamanız nasıl oldu?

İlkokulda beden eğitimi öğretmenimin “Arka sıradaki uzun gel bakalım” demesi ile basketbolla tanışmış oldum. Hayaldi gerçek oldu diyebilirim. Basketbol antrenörlüğü hep istediğim bir meslekti. Daha lise yıllarında iken okul takımında oynarken aynı zamanda okul takımının yardımcı antrenörü olmuştum. O yıllarda ilk adımımı atmış oldum.

“BAŞARI ÇITAMIZI DAHA DA YUKARI ÇEKMEK İSTİYORUZ”

Pınar Karşıyaka İstanbul’un çalışmalarından bahsedebilir misiniz? Bir yıl geride kalırken geldiğiniz noktayı nasıl buluyorsunuz?

İlk önce, yoğun, disiplinli ve programlı bir çalışma tempomuzun olduğunu söylemek isterim. U9, U10, U11, U12, U13, U14, U16, U18 takımlarımız ile özel lig ve TBF liglerinde mücadele eden bir kulübüz. Takımlarımıza, haftada en az 2 – en fazla 4 antrenman yapma imkanı sunan sayılı kulüplerden biri olduğumuzu düşünüyorum. Sezon ortasında başlayan sporcularımız için veli ile görüşülerek mevcut sezon planlaması yapıyoruz. Ayda bir her kategori bir üst kategorisi ile maç yapıyor. Bu sistemin çocuklarımıza tecrübe kattığını inanıyoruz. Pınar Karşıyaka A takımının maçları İstanbul’da olduğunda takımlarımızın ve spor okullarımızın o atmosferi yaşamaları için mümkün olukça organizasyonlar yapıyoruz. Şehir içi ve şehir dışı spor kampları, basketbol kampları ve kültür kampları organize eden bir kulübüz. Altyapı çalışmalarımızın ve planlamalarımızın birçoğunu gerçekleştirmiş olup, bu durumun içinde bulunmuş olduğumuz sezon ve uzun vadeli planlamalarımıza da daha çok enerji kattığını düşünmekteyim.

Bundan sonraki dönemde hedefleriniz neler olacak?

Önceliğimiz, her oyuncumuzun, altyapıdan geçerken doğru bir basketbol temeli almasını sağlamak. Pınar Karşıyaka Spor Kulübü’ne oyuncu yetiştirmek. Bir sonraki sezon başarı çıtamızı daha yukarı çekmek istiyoruz. TEOG ve YGS gibi sınavlara girecek olan sporcularımızın, başarılarının yükselmesi ve bunun yanında sporlarını aksatmamaları için planlamalarımız devam etmektedir.

“PINAR KARŞIYAKA İLE SÜREKLİ İLETİŞİM HALİNDEYİZ”

Hem A Takım seviyesinde hem de altyapılarda oldukça başarılı bir kulübün İstanbul ayağı olarak Pınar Karşıyaka ile iletişim halinde misiniz?

Sürekli ve güzel bir iletişim ağımız var. Ayrıca sezon bitmeden Pınar Karşıyaka Spor Kulübü’ne oyuncularımızla bir ziyarette bulunup ve Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda A takımımızın maçında bulunmak istiyoruz.

Basketbol okulları sizce altyapılar için ne kadar önemli? Çalışmaların ne kadar verimli olduğunu düşünüyorsunuz?

Basketbol okullarının olması, altyapı için çok önemli olduğunu düşünmekteyim. Birçok oyuncunun bu spor okullarından geçerek büyük kulüplerin altyapılarında oynamakta olduğunu görüyoruz. Eğer; bu okullar işine hâkim – belgesi olan ve bilinçli kişiler tarafından yürütülür ise çocukların doğru bir temel ile başlayacaklarına şüphe yoktur.

Özel liglerin oyunculara tecrübe kazandırmak anlamında önemli bir görevi var. Bu bağlamda Marmara Basketbol Ligi’ni nasıl buluyorsunuz? Sizce en dikkat çeken yönü nedir?

Pınar Karşıyaka İstanbul olarak Marmara Basketbol Ligi’nden çok memnunuz. Bizi memnun eden organizasyonun çok iyi işliyor olması. Marmara Basketbol Ligi’ni cazip kılan ise; oyuncuların lisanslarının olması, maç kağıtlarının tutuluyor olması (bu bize oyuncu profili hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlıyor), lige ait sitesinin olması, sosyal ağın kullanılması, MBL hakemlerinin her yaş grubuna göre maçları yönetebilmeleri. Örneğin; 2009 doğumlu bir çocuğumuzun ayakkabısının bağcı çözüldüğünde bağlamaları veya U18 maçında gergin bir anda oyuncunun yaptığı hatayı uygun ve sakin bir dille anlatıyor olmaları çok hoş görüntüler ki bununla ilgili velilerimizden de çok güzel geri dönüşler alıyoruz.

Altyapı statüleri ile ilgili düşünceleriniz neler? Bu sene bir değişiklik oldu. Sizin önerileriniz nelerdir?

Yeni olan veya oyuncu sayısı az olan kulüpler için zorlayıcı bir değişiklik olmuş olsa da oyuncu gelişimi için doğru bir karar olduğunu düşünmekteyim.

“EN İYİ ÖRNEK KARTAL ÖZMIZRAK”

Oyuncular A takım seviyesine geçerken ne gibi sıkıntılar yaşıyor? Bunun önüne geçmek için ne gibi önlemler alınabilir?

Altyapıdan üst yapıya geçiş aşaması saatlerce konuşulabilecek çok önem arz eden bir konu. Bu önemli konuda birçok sıkıntı var. Oyuncunun hemen forma bulmak istemesi ve hemen ciddi paralar kazanmak istemesi performansını olumsuz etkileyecek olan faktörlerden sadece bir tanesi. Bir de buna yanlış yönlendirmeler eklenince işin içinden çıkılamaz bir boyuta dönüşüyor. Diğer bir faktör antrenörün kalıcılığı. Düşünsenize arka arkaya kaybedilen birkaç maçtan sonra antrenör başarısız sıfatı ile karşı karşıya kalıyor. Her kesimden tepki alıyor. Antrenör de bu durumu yaşamamak için yabancı ve maçı koparabilecek olan oyuncusuna daha çok süre veriyor. Bu sırada da gençler beklenen süreleri alamadığından gelişimleri yükselmek yerine stabilize kalmış veya daha kötüsü düşmekte olduğunu gözlemliyoruz. Genç oyuncularımızın Anadolu’ya gidip tecrübe kazanmaları kesinlikle şart. Buna en iyi örnek Kartal Özmızrak. Eskişehir Basket’te oynadıktan sonra kendisini geliştirerek milli takım kadrosuna dahil edildi. Çözüm olarak, yabancı oyuncu kontrat sayısının düşürülmesi ve sahaya çıkan – oynayan yabancı oyuncu sayısını 2 yabancı 3 yerli – 3 yabancı 2 yerli gibi sınırlamaların tekrardan getirilmesinin gerektiğini düşünüyorum.

-Son dönemde özellikle ABD’ye önemli bir oyuncu göçü oluyor. Bunun sebepleri ve etkileri üzerine neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de sporcular ( her branş için konuşuyorum ) eğitimi ve sporu birlikte yürütemiyor. Çünkü buna var olan sistem izin vermiyor. Çoğu zaman sporcular, kariyerleri ve eğitimleri arasında bir tercih yapmaya zorlanıyor. Üniversite yıllarımda birçok arkadaşım bu durumun zorluğunu çekiyordu. Özellikle il dışında basketbol oynayanlar çok zorlanıyorlardı. Şimdi ABD’ye neden oyuncu göçü olduğunu konuşabiliriz. İki faktör var. Eğitim ve spor bilinci. Eğitime inanılmaz önem veriliyor. Belli bir not ortalamasının altına düştüğünüzde takımdan kesiliyorsunuz. Zaten okullarda çok pahalı. Bursunuz kesildiğinde ciddi bir ücret karşınıza çıkıyor. Eğitim ve sporu işbirliği içerisinde gerçekleştiriyorlar. Basketbol ise Avrupa gibi sadece teknik – taktikten ibaret değil. Teknik – taktik bilgisinin yanı sıra atletizm, güce ve kuvvete de önem veriliyor. Tercih nedeni daha çok süre alınmak istenmesi, basketbolunun daha çok geliştirmek istenilmesi ve bunun yanında da iyi bir eğitim alarak yola devam edinilmek istendiğini düşünüyorum.

Yaş olarak oldukça küçük oyuncularla çalışıyorsunuz. Haliyle psikolojileri ve fiziksel özellikleri oldukça farklı olabiliyor. Oyuncularınızla bireysel anlamda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

“Her çocuğun karakter yapısı birbirinden farklıdır. ‘’ Buna etki eden özelliklerinin tümünün farkında olup, yaklaşımlarımız da bu yönde başlıyor.

“BEKLENTİLERİMİZİN ÖTESİNİ SUNUYOR”

Son olarak Marmara Basketbol Ligi hakkındaki düşünceleriniz öğrenebilir miyim?

Sporcu, veli ve antrenör için çok önemli ve kaliteli bir lig olduğunu düşünüyorum. Temel amaç sporcularımızın maç eksiğini kapatmak iken Marmara Basketbol Ligi bunun çok ötesini sunuyor. Kendisine özel sosyal ağlarının oluşu ve sezon sonu kapanışı ile her yaştaki sporcularımız için büyük bir motivasyon kaynağı. Her sezon MBL’nin kalitesini arttırarak devam eden yöneticilerine ve MAKAR ekibine çalışmalarından dolayı başarılar diler ve teşekkür ederiz.
Bu arada Play-off heyecanı başlıyor. Katılımcı bütün kulüp ve antrenör arkadaşlarıma başarılar dilerim. Güzel ve keyifli geçen bu röportaj için emeği geçen herkese teşekkürler.

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...