Genel

Taşkın Toprak: Çocuklar Sürekli Dönüm Noktası Sınavlarından Geçiyor

İzmir basketbol altyapı liglerinin çiçeği burnunda takımlarından İzmir Ege Basketbol’un kurucusu Taşkın Toprak sitemize açıklamalarda bulundu.

İzmir’de kendi vizyonuna uygun kulüp olmadığı için İzmir Ege Basketbol’u hayata geçirdiğini söyleyen Toprak, ABD’de yaşadığı deneyimden de bahsetti.

-Öncelikle bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz?

Adım Taşkın Toprak 9 Eylül 1988 İzmir doğumluyum. Basketbola ilk olarak Karşıyaka Spor Kulübü’nde başladım. İlk antrenörlerim Kıvanç Ayvalıoğlu ve Erman Okerman’dı. Daha sonra birbirinden değerli bir çok antrenörle çalışma fırsatı buldum. Küçük Yaş grubundan başlayarak sırasıyla Yıldız ve ardından Genç takımlarla bir çok İzmir şampiyonlukları ve Türkiye Şampiyonalarında başarılar elde ettik. Bu başarılar altyapılarda milli takımları ve A takımlarda oynama fırsatlarını beraberinde getirdi. İlerleyen sürede Darüşşafaka Spor Kulübü’ne transfer oldum ve İstanbul’a geldim oyunculuk kariyerimde aldığım en önemli karar buydu diyebilirim. İstanbul Bakırköy Sabri Çalışkan Lisesinden mezun oldum. Okul takımları müsabakalarında üstün başarılar gösterdim ve ilerde bu başarılar bana Amerika’da bir burs imkanı sağladı. 2011 yılında Celal Bayar Üniversitesi Basketbol Antrenörlüğünden mezun oldum ve CUNY Hunter College de hem Antrenman Bilimi üzerine eğitim aldım hem de yardımcı antrenör olarak çalıştım.

-Hunter College’daki yardımcı antrenörlük deneyiminiz size ne gibi katkılar sağladı? Türkiye’ye döndüğünüzde elde ettiğiniz deneyimlerin faydalarını gördünüz mü?

College ligi Amerika’da çok önemsenen, bir çok NBA takımlarının stafflarını görebileceğiniz, çok sayıda izleyiciye sahip, istatistikleri takip edilen sert ve mücadele gücü yüksek bir lig. Çok farklı antrenman drilleri, sporcu fizyolojisi ve psikolojisi hakkında çalışmalar, istatistik ve oyuncu analizleri gibi saymakla bitmeyecek bir çok şey öğrendim ve basketbola bambaşka bir bakış açısına sahip olarak döndüm. Şuanda kendi kulübümde oturtmaya çalıştığım kültür ve sistemde aslında senelerin birikimi ve orada ki deneyimlerimin harmanlanmasıdır.

“ÇOCUKLAR SÜREKLİ BİR DÖNÜM NOKTASI SINAVLARINDAN GEÇİYOR”

-ABD’de eğitim ve sporun bir arada olması en dikkat çekici nokta olarak göze çarpıyor. Türkiye’de ise antrenör, oyuncu, veli hemen hemen herkes eğitim ve sporun aynı çizgide olmamasından şikayetçi. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir? Ne gibi çalışmalar yapılabilir?

ABD sadece basketbol anlamında değil eğitim anlamında da dünyanın en iyi okullarına sahip bir ülke. Zaten sporu yukarılara taşıyan da rekabetçi ve çağdaş eğitim anlayışları. Okullarda başarılı sporcular için olağanüstü imkanlar sağlanmakta çünkü okullar arasındaki rekabetin sadece derslerdeki başarılardan geçmediğini aynı zamanda sportif başarının da çok önemli olduğunu ,okullarının bilinirliğini, talebi arttırdığı ve tercih edilme oranını etkilediğinin farkındalar. Ülkemizde bu konularda aynı çizgileri yakalayamamamızın temel nedeni aslında basketboldaki başarı ya ada başarısızlıklarımız değil ülkedeki eğitim sistemi. Çocuklar sürekli bir dönüm noktası sınavlarından geçiyor. Basketbol için en kritik yaş gruplarından biri olan küçük takım jenerasyonunda U14’de maalesef bu sorunu yaşıyoruz. Bu dönemde veliler endişeli, çocuklar stresli ailelerin çocuklarını spordan ve bir çok sosyal alandan uzaklaştırdığı zorlu bir süreç. Bu yaşta yüklenilen stresin çocukların geleceğinde göstereceği olumsuz etkilerden spor hayatına kadar bir çok konuda maalesef ki hatalar yapılıyor. Sınavın kalkması yakın zamanda mümkün görünmese de olumlu haberlerde duyuyoruz lisanslı-müsabakalara katılan sporculara ek puan gibi şayet doğru bir sisteme oturtulur ve iyi takip edilirse çok pozitif gelişmeler yaşanması da mümkün ilerde hep beraber göreceğiz.

“VİZYONUMA UYGUN BİR KULÜP YOKTU”

-İzmir Ege Basketbol’un kuruluş sürecinden biraz bahsedebilir misiniz? Ayrıca kulüp olarak hangi branşlarda faaliyet gösteriyorsunuz?

İzmir Ege Basketbol 2015 Aralık Ayında İzmir-Konak da kuruldu. Eğitim alanında daha fazla araştırma ve çalışma yaparak çocuklarımıza ve gençlere daha verimli olmak, tüm sosyo-ekonomik düzeylerde çocukları topluma ve basketbola kazandırmak, kendi misyonuma ve vizyonuma uygun, istediğim kültür ve sisteme sahip bir kulübün olmadığını düşünerek İzmir Ege Basketbol S.K’ünü kurdum. Kız kardeşim milli sporcular Tuğba Toprak ve Şükran Akar Ege Voleybol S.K olarak Voleybol branşında da faaliyet gösteriyor. Onlarla birlikte hareket ediyoruz. Onlar 2013 yılında kuruldular ve kuruluşumuzda çok büyük destekleri oldu.

-Kulübün şu ana kadar geldiği noktayı nasıl buluyorsunuz? İlerleyen yıllar için ne gibi hedefler belirlediniz?

Bu ilk yılımızda sporcularımızın maç tecrübesi kazanması açısından oynadığımız her maçı kazanmak ve kazandıkça daha fazla maç oynama şansını yakalamak için mücadele ediyoruz. İlk yılımız olmasına rağmen uzun yıllar beraber oynamış takımlara karşı kazandığımız maçlardan ve sporcularımızın kaybettiğimiz maçlarda bile performansından ve istekliliklerinden memnunum. İmkanlarımız, çalışmalarımız şuan tam anlamıyla yeterli değil sahip olmalarını istediğim kültüre, hedeflediğimiz yere daha erişemedik ama yakın bir gelecekte bu kazanımları sağlayacağız. İzmir Ege Basketbol olarak önceliğimiz vatanını milletini seven iyi bir sporcu olmayı daha sonra milli takımlarda görev yapabilecek Türkiye Şampiyonalarında başarılar elde edebilecek disiplinli, çalışkan gençler yetiştirmektir. İzmir’de altyapı denildiğinde akla gelen ilk kulüp olmak istiyoruz umarım bunu başarırız.

-İzmir’de altyapı basketboluna yönelik olarak yapılan çalışmaları nasıl görüyorsunuz? Dikkat çeken sorunlar ve sizin önerileriniz nelerdir?

İzmir’de en önemli sorunlardan biri müsabaka organizasyonlarında var. Grupların kuralarla belirlenmemesi ve gruplardan kaç takımın çıkacağının bilinmemesi gibi organizasyon hataları çocukları hedefsiz, amaçsız bırakıyor ve rekabeti epey düşürüyor. Umarım İzmir’de de yakın zamanda herkesin izleyebileceği kura çekimleriyle bu müsabakalar hazırlanır. Kulüplerin maddi ve manevi anlamda hem şirketler boyutunda hem de devlet tarafından daha fazla kaynağa ihtiyacı var. İzmir’de diğer büyük şehirlere oranla daha az basketbol spor kulübü olmasına rağmen kapalı spor salonu sorunu yaşanıyor şuan müsabakalara katılan bazı kulüplerin salon bulamamaları nedeniyle kapanmayı bile düşündüklerini biliyoruz. Bunlar dışında bir çok güzel şey de var bir çok sorun da,bu işler İzmir’de iyi niyetli insanların ellerinde bence önemli olanda bu. Zamanla güzel şeylerin fazlaca artacağına inancım tam.

“DEĞİŞİM DÖNEMİNDE BAZI SORUNLAR OLACAKTIR”

-Bu sezon altyapılarda statüde bir değişiklik meydana geldi. Sizin bu değişiklikler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

A ligine Türkiye şampiyonasına katılma şansı verildi rekabeti arttırmak için etkili olduğu kesin ama bir o kadar da İzmir’de az maç oynama sorununu beraberinde getirdi. Mesela U14 yaş grubum belkide 1 maç yaparak sezonu bitirecek, U14’e gelen yeni kurallar nedeniyle maçlara katılmayan takımlar oldu. Elbette değişim döneminde bazı sorunlar olacaktır bizler bu değişimlere hızlı uyum sağlayabilmeliyiz. Yapılan her değişimin sporcularımızın yararına yapıldığının da bilincindeyiz ve inanıyorum ki ilerde bu konularla ilgili daha güzel gelişmeler olacaktır. U22 için çok başarılı bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Eğer A takımı düzeyinde yönetilir ve organize edilirse genç takımlardan A takımlarına geçişi kolaylaştıracaktır. A takımlarında mücadele eden kulüplerin teknik kadroları tarafından takip edilirse yeterli ilgi ve desteği spor camiasından alırsa hem izleyici desteği alır hem de Genç takım yaşı dolan ve başarı için zamana ihtiyacı olan yetenekli gençleri kaybetmemiş oluruz.

-Küçük yaşlarda sporcularla çalışıyorsunuz. Onları mental ve fiziksel anlamda hazırlamak adına yöntemleriniz nelerdir?

Ben küçük yaştaki sporcularıma önce basketbolu sevdirmeyi hedefliyorum. Onlara eğitsel oyunlarla farklı driller çalıştırıyor hem zihinsel hem de fiziksel gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlıyorum. Bir sonraki antrenmana gelirken ailesinin zorla getirdiği sporcular değil, anne/babalarının elinden tutup onları çekiştirerek antrenmanını izlemeye getiren sporculardaki bu tutkuyu ve sevgiyi aşılayacak çalışmalar yaptırıyorum. Küçük yaşta başlayan bu sevginin ilerde bir çığ gibi büyüyerek daha disiplinli, karmaşık ve yorucu çalışmalara motive edeceği kanısındayım.

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...