Semih Soğuksu: Ankara İhtisas Projesi Bize Heyecan Verdi

ÖZEL RÖPORTAJ | U16 Yıldız Erkek Milli Takımı ile Avrupa üçüncülüğü başarısı elde eden Semih Soğuksu, altyapibasket.com’a önemli açıklamalarda bulundu.

Sezon başında Banvit’ten ayrılarak Ankara İhtisas Spor Kulübü ile anlaşmaya varan Soğuksu bu tercihinin arkasında yatan nedenleri açıklarken, projenin Fatih Elbaş ile kendilerine heyecan verdiğini söyledi. Genç oyunculara A Takım seviyesinde daha fazla sorumluluk verilmesi gerektiğini belirten başarılı antrenör, 2000 jenerasyonuyla geçirdiği süreç hakkında da açıklamalarda bulundu.

Röportaj: Mertkan Üçüncüoğlu

***

Yaklaşık 11 yıl Banvit’te görev yaptınız. Öncelikle kişisel anlamda geride kalan süreyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?

2005 senesinde Banvit Basketbol kulübüne minik takım antrenörü olarak giriş yaptım. Çalıştığım 11 sene boyunca küçük-yıldız-genç takımlarda, Bölgesel Ligde Genç Banvitliler’de , 3. ve 2. Lig’de Bandırma Kırmızı’da ve Banvit A takımında yardımcı antrenörlük görevlerinde bulundum. Açıkçası sadece Banvit A takım Head Coachluğu yapmadım onun dışında bütün kategorilerde antrenörlük yaptım. Banvit altyapı yatırımlarıyla, tesisiyle, organizasyonuyla gerçekten Türkiye’de bu işi en iyi yapan kulüplerin başında geliyor. Çalıstığım dönem içinde Banvit ‘in basketbolda Türkiye’de bir marka oluşunu adım adım yaşadım, sistemli ve düzenli yapılan yatırımlar ve çalışmalarla nasıl bir marka olunur buna şahit oldum. Bir çok yerli ve yabancı kaliteli oyuncuyla çalışma fırsatım oldu, birçok genç oyuncunun 1.lig seviyesine çıkışını gözlemledim, çok kaliteli antrenörlerle çalışma fırsatım oldu. Çok iyi arkadaşlıklar, dostluklar ve tecrübeler kazandım. Banvit‘in yeri benim için her zaman farklıdır.

“ANKARA İHTİSAS PROJESİ BİZE HEYECAN VERDİ”

Sezon başında Banvit’ten ayrılarak Ankara İhtisas Spor Kulübüyle anlaştınız. Bu pek beklenen bir durum değildi aslında. Ankara’ya geliş sürecinizden bahsedebilir misiniz?

Evet Banvit Basketbol kulübünde geçen uzun senelerim sonrası sezon başında bazı fikir ayrılıklarımız oldu ve ben kulüpten ayrıldım .Kulüpten ayrıldığım dönemde Yıldız Milli takım ile Avrupa Şampiyonası hazırlıkları için kamptaydım. Milli takım’a konsantre olduğumdan çok fazla takımla görüşmem olmadı. Bu dönemde; Ankara İhtisas Kulübü kurucusu Barış Çoşkun beni arayarak farklı bir projesi olduğunu, Ankara’ya yeni modern bir tesis kazandırdığını, bu salonla beraber altyapıya yatırım yapacağını ve bu yatırımın uzun soluklu olarak kulübü profesyonel liglere taşıyacağından bahsetti. O sırada U17 Genç Milli takım antrenörü Fatih Elbaş’a da bu fikirlerini anlatmış. Biz Fatih’le bir değerlendirme yaptık ve bu projenin bize heyecan verdiğini ve bu işi yapabileceğimizi düşündük. Milli Takım Avrupa Şampiyonası bitip, Türkiye’ye döner dönmez de bu projeyi kabul ederek işe başladık.

“UZUN VADEDE SAĞLAM BİR ALTYAPI KURMAK İSTİYORUZ”

Ankara İhtisas Spor Kulübü’ndeki görevinizden ve hem kısa hem de uzun vadeli hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

Ankara İhtisas Spor kulübünde şuan 2003-2004-2005 takımlarını çalıştırıyorum. Altyapılara uzak bir isim olmamama rağmen son 5-6 sezondur 1.lig’de yardımcı antrenörlük yaptığım için ilk zamanlarda adaptasyon süreci zaman aldı. Fakat şuan hem biz şartlara ve oyunculara, hem de oyuncular bizim felsefemize ayak uydurmaya başladı. Çalışmalar gayet düzenli ve istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Buradaki kısa vadede hedefimiz oyuncularımızı okul-kurs-basketbol üçgeninde derslerinden geri kalmadan, basketbol olarak geliştirmek, sezon sonuna kadar hepsinde gözle görülür bir şekilde ilerlemelerini sağlamak ve yetenekli oyuncuların önüne hedefler koyarak oyuncu olma yolunda hedefler sunmak. Uzun vadede ki planlarımız ise; İlk başta Ankara’da ve daha sonra ülke genelinde geniş çaplı bir tarama yaparak yetenekli oyuncuları keşfedip onlarla sağlam bir altyapı oluşturmak. Ankara İhtisas’ın 3-4 sene düzenli olarak yatırım yapması sonucunda altyapı takımlarının Türkiye Şampiyonlarına düzenli bir şekilde gitmesi, bu takımlardan Milli takım seviyesinde oyuncular yetişmesi ve bu oyuncuları Türk basketboluna kazandırmak asıl amacımız.

Bu sene altyapı statülerinde değişikliğe gidildi. Yaş kategorileri konusunda bir takım düzenlemeler yapıldı. Siz uzun yıllardır altyapılarda görev yapmış bir isim olarak bu değişiklikleri nasıl buldunuz?

Bence uzun zaman önce alınması gereken bir karardı. Oyuncular gelişim dönemlerinde çok fazla antrenmana ve maça maruz kalıyordu. Gelişme çağındaki bir oyuncu kendinden 2-3 yaş büyük oyuncularla mücadele içerisine giriyordu. Mutlaka avantajları vardı fakat bence oyuncu gelişimi açısından dezavantajı daha fazlaydı. Çok sayıda sakatlık oluyordu. O yüzden bu düzenlemede ısrarlı bir şekilde devam edilmesini temenni ediyorum. Bence; bir düzenleme de okul takımlarına getirilirse, bu kararın anlamı o zaman ortaya daha iyi çıkacaktır. Çünkü oyuncu büyüme ve gelişme çağında kulüp takımı-okul takımı-il karması maçları derken yoğun bir yüklenme içerisinde kalıyor. Bu da hem sağlık hem eğitim hem de spor anlamında oyuncunun ilerlemesini değil, gerilemesine neden oluyor.

“ALTYAPI PRENSİPLERİMİZ AVRUPA’NIN GERİSİNDE DEĞİL”

Türkiye’de altyapı stratejileri üzerine yeterli çalışmalar yapıldığını düşünüyor musunuz? Büyük iller dışında kalan oyuncu kaynağı verimli kullanılabiliyor mu?

Federasyonun oyuncu araştırma ve geliştirme konusunda ben yeteri kadar çalışma yaptığını düşünüyorum. Her sezon altyapı için, Türkiye bölgelere ayrılarak detaylı bir şekilde oyuncu taramaları yapılıyor. Buraya Milli takım antrenörleri görevlendiriliyor ve şehirlerdeki antrenörlerle koordineli bir şekilde antrenmanlar ve seçmeler gerçekleştiriliyor. Seçilen oyuncuların antrenmanları, seçilemeyen oyuncuların kulüp antrenörleriyle iletişim şeklinde olan takipleri sezon boyunca devam ediyor. Bence özellikle son dönemlerde altyapı milli takımlarının Avrupa’da sürekli derece alması, oyuncuların en değerli oyuncu, en iyi guard-forvet-pivot seçilmesi ve bu başarıların istikrarlı bir şekilde devam etmesi neticesinde Türkiye’de ki altyapı stratejisinin ve prensiplerinin Avrupa’nın gerisinde olmadığını söylemek istiyorum. Tek geride kaldığımız nokta; bu yetişen oyuncuların A takım seviyesine entegre edilmesi.

Geçtiğimiz ay bir ‘Arama Konferansı’ gerçekleştirildi. Genç oyuncuların daha fazla süre alması konusuna değinildi. Sizin görüşleriniz nelerdir? Altyapıdan üst yapıya geçişi kolaylaştırmak adına neler yapılabilir?

Çok faydalı ve iyi düşünülmüş bir konferans olarak görüyorum. Çok tecrübeli antrenörler, idareciler ve TBF yetkilileri ortak bir amaç için toplanıp, bu soruna karşı çözüm düşünmesi, üretmesi mutlaka Türk basketboluna olumlu şekilde yansıyacaktır. Umarım bu toplantılar düzenli hale gelir ve birlik-beraberlik sonucunda genç oyuncuların önü açılır. Benim kişisel olarak bu konuya bakış açım ise; genel anlamda genç oyuncuların tarafında yerimi alıyorum. Mutlaka daha çok süre ve sorumluluk almalarını, takımlarında figüran değil ana rolde oyuncu olmaları gerektiğini düşünüyorum. Maalesef bu konuda genç oyuncularımıza yeteri kadar güven ve sorumluluk vermekten kaçınıyoruz. Onların pozitif yönlerinden çok negatif yönlerini görüyoruz ve güvenemiyoruz. Bana göre Türkiye’de şuan Avrupa standartlarında hatta daha üstünde yetenekli, potansiyelli genç oyuncular var. Onlar için gerekli olan sadece onlara güvenecek kulüp ve antrenör. Bunu Türkiye’de yapan takım ve antrenörler var, fakat yüzdeye vurursak beklentilerin çok altında maalesef.

“GELİŞİM LİGİ KURULMALI”

Burada bir parantez açarak genç oyunculara da birkaç şey söylemek istiyorum. Maalesef potansiyel birçok oyuncu tembellikten, kendini yeterli görmekten, rekabete girmeyerek mücadele etmeden süre ve sorumluluk beklemekten kaybolup gitti. O yüzden; ben oldum mantığına kapılmadan hep daha fazla çalışarak yabancı oyuncularla rekabete girmeleri lazım. Eğer bu şartlar oluşursa ben genç oyuncularının çok daha başarılı yerlere geleceğini, bunun da A Milli Takım’a her yönden pozitif yansıyacağı düşüncesindeyim. Nasıl geliştirilebilir konusuna gelince; mutlaka genç oyuncuların gelişimini hızlandıracak altyapıyı, A takıma bağlayacak bir köprü olarak kullanılacak “Gelişim Ligi” kurulması gerekli. Bu lig; oyuncunun altyapıda aldığı temel bilgileri ve davranışları, profesyonel koşullarda uygulamasındaki adaptasyonunu sağlayacaktır. Bu sayede geçiş daha yumuşak ve hasarsız olacaktır. Bunun dışında altyapıya yatırım yapan, tesis kazandıran kulüplere mutlaka maddi destek, profesyonel liglerdeki takımların genç oyuncuların süre ve sorumluluk konularındaki kullanımı konusunda takımlara prim-teşvik, A Milli takım’a oyuncu veren kulüplere ekstra ödüller konulması kulüplerimizin altyapıdan çıkacak oyuncuya bakış açısını değiştirecektir diye düşünüyorum.

semihsoguksu

“BİREYSEL GELİŞİM ANTRENÖRÜ YARARLI OLACAKTIR”

Genç oyuncuların kendilerini hem oyun hem de mental anlamda yukarıya yeterince hazırladığını düşünüyor musunuz? Bireysel Gelişim Antrenörü fikri ortaya atılıyor. Sizin görüşlerini nelerdir?

Biraz önce bahsettiğim gibi bu sorunu iki türlü ele alıyorum. İstisnalar haricindeki birçok kulüp ve antrenörler genç oyuncuların kullanımı konusunda çekimser davranıyorlar. Başarı odaklı, sadece kısa süreli yatırımlar sonucunda oyuncu yetiştirme ve geliştirme konularına yeteri kadar inildiğini düşünmüyorum. İkinci aşamada ise yine istisnalar hariç; genç oyuncularımız yeteri kadar çalışıp, kendilerini bu rekabetin bir parçası olarak görüp gerekli mücadeleyi gösterdiklerini düşünmüyorum. Daha öncede anlattığım gibi çok çok yetenekli, potansiyelli, güçlü karakterli genç oyuncularımız var. Bu oyunculardan şuan için liglerde daha fazla sorumluluk alıp, etkileyici performanslar gösterememeleri beni gerçekten üzüyor.

Bireysel gelişim antrenörü konusunun iyi bir proje olduğunu düşünüyorum. Çünkü takım antrenmanı yapan bir oyuncu, bu düzen içerisinde bireysel eksikliklerinin farkına varamıyor, yeteri kadar eksikliklerini gidermek için çalışmıyor. Bu bireysel coachlar oyuncuları izleyip, bireysel eksikliklerini tespit ederek hedefe yönelik antrenmanlar yaptırması oyuncuların gelişimini mutlaka hızlandıracaktır.

NCAA ve NBA’e önemli bir yönelme söz konusu. İlerleyen yıllarda bunun Avrupa basketboluna ne gibi etkileri olabilir? Avrupa basketbolunu daha cazip kılmak adına sizce neler yapılabilir?

Evet son yıllarda NCAA ve NBA yönetimlerinin üst üste uyguladığı cazip projeler ve yenilikler Avrupalı oyuncuların ABD’ye yönelmesini sağladı. Hem iyi bir eğitim imkanı hem de maddi seçeneklerin daha fazla olması nedeniyle oyuncular orayı tercih etmeye devam ediyor. Bunun yanında ABD’de eğitim alan bir basketbolcunun Avrupa’ya geri dönüşü daha kolay oluyor. Bu tamamen organizasyon, güçlü sponsorlar, kurumsal bir yapılanma ve etkilediği çevre ile alakalı bir durum. Bana göre basketbol eğitimi, kalitesi ve bakış açısı bakımından Türkiye başta olmak üzere Avrupa Basketbolunun ABD’den fazla bir eksiği yok. Fakat dediğim gibi organizasyon, güçlü sponsorlar, etkilediği çevre ve takipçi sayısı bakımından büyük uçurumlar var. Bu şartlar dengelenemezse bu göç durmaksızın devam edecektir.

“OYUNCULARIM ÖNEMLİ AŞAMA KAYDETTİLER”

2016 U16 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda bronz madalya kazanma başarısı gösterdik. Takımın sergilediği performansı ve kaydettiği gelişimi nasıl buluyorsunuz? İlerleyen dönemler için bu jenerasyonun potansiyeli hakkında neler söylemek istersiniz?

Bu konuya başlarken şunu en önce söylemek gerekirse; 2000 jenerasyonunu gerçekten zor bir jenerasyondu bizim için.Daha önceki jenerasyonlara göre biraz daha kısa bir jenerasyonduk. Uzun oyuncu sayımız kısıtlıydı. Mücadele ve hırs eşiği yüksek, “size” olarak düşük seviyedeydik. Bu jenerasyonun seçmelerini erken yapıp, çok fazla antrenman ve kamp yapmamızın karşılığını aldık diye düşünüyorum. Bu takım Avrupa Şampiyonasına gitmeden önce yaklaşık 2 yıl beraber antrenman yaptı, beraber maçlar oynadı, çok fazla tecrübe kazandı. Bu da otomatik olarak takımca her hareketimizin, her davranışımızın birbirimizce benimsenmesini sağladı. Oyuncular bizlerin ne istediğini, felsefemizi, prensiplerimizi iyi kavradı, bizler de oyuncuların yapabilirlik seviyesini ve rolleri ne kadar sahiplenebileceklerini bu süreçte tamamen yerleştirdik.

semihsoguksu2

Şampiyona gelecek olursak; gerçekten çoğu kişinin beklemediği, fakat bizim ise emin olduğumuz bir sonuçla bitti. Başarılı bir turnuva geçtiğini düşünüyorum, şanssız bir yarı final maçı kaybettik ve sonrasında çabuk toparlanarak ülkemize madalya ile döndük. Oyuncularımız turnuva boyunca çok iyi mücadele etti, görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiler. Milli takım olgusu, görevi ve bilinci üst düzeyde olan bir turnuva geçirdiler. Hepsi bireysel olarak çok gelişti, oyunculuk yolunda önemli bir aşama kaydettiler. Bütün bu çerçeveye bağlı olarak bizlere bu kadar antrenman, kamp ve maç imkanı sunan TBF’ye ,oyuncuların gelişimi konusunda sürekli irtibat halinde olduğumuz kulüp antrenörlerine ve oyunculara yatırım yapan kulüplere teşekkür ederim. En büyük teşekkürü ise gerçekten bu uzun kamp programları içinde büyük olgunluk gösteren, fedakarlıklar yapan, çok iyi çalışan ve iyi bir takım olan oyuncularıma yolluyorum.

“A MİLLİ TAKIM POTANSİYELİ OLAN OYUNCULAR VAR”

İlerleyen dönemler içinse bence Milli takıma uzun seneler hizmet edecek, A Milli takım potansiyeli olan oyuncularımız var kadroda. Çok yetenekli bir 2001 jenerasyonu geliyor arkamızdan. Elimizde olan 2000 jenerasyonunu, yeni gelen 2001 jenerasyonu ile birleştirince daha yetenekli ve potansiyeli yüksek bir oyuncu grubu ve takım olacağı düşüncesindeyim. Umarım gelişimleri istediğimiz seviyede olur ve buradan yeni A milli takım oyuncuları yetiştirebiliriz.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Sizlere teşekkür ederim böyle bir röportaj imkanını bizlere verdiğiniz için. Sizlerde bizler gibi Türk Basketboluna önemli hizmetler veriyorsunuz. Altyapı konusunda yaptığınız bu çalışmalar, haberler ve röportajlarla ulaşabildiğimiz kitleyi büyütüyorsunuz. Uzun senelerdir yaptığınız bu zahmetli çalışmaların, aynı istikrarla devam etmesini diliyorum.

Biz de kendisine vakit ayırdığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz..

*Kaynak göstermeden kullanılamaz..

Etiketler:
Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...