Murat Ersöz: Oyuncular Kendilerine Değer Verildiğini Fark Etti

ÖZEL RÖPORTAJ | Basketbol Gençler Ligi ‘nde başarılı bir performans ortaya koyan Pınar Karşıyaka’nın Başantrenörü Murat Ersöz sitemizin sorularını yanıtladı. 

Basketbol Gençler Ligi Final Grubu’nda son üç haftaya 4. sırada giren Pınar Karşıyaka yakaladığı form grafiğiyle dikkat çekiyor. İzmir ekibinin Başantrenörü Murat Ersöz takımın geldiği noktadan, Basketbol Gençler Ligi’ne birçok önemli konuyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

Röportaj: Mertkan Üçüncüoğlu

-Basketbol Gençler Ligi bu sezon ilk kez düzenleniyor. Organizasyonla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Bana kalırsa en önemlisi oyuncular kendilerine değer verildiğini farkına vardılar. Kendilerinin Türk basketbolu için ne kadar değerli olduklarının farkına vardılar. Yaptıkları seyahatler, kaldıkları oteller ve bunlara ilave olarak A Klasman hakem ağabeylerinin onlarla beraber olması, onları ileriye dönük olarak motive etti. Artı İstanbul dışındaki takımlar için böyle bir organizasyonun şöyle bir değerli tarafı var; iyi maç yapma sayısı artmasıyla beraber, hem oyuncuların, hem de antrenörlerin kendilerini daha iyi test etme şansı oldu. Nelerin üzerinde durmamız gerektiğinin farkına vardık. Bence çok önemli bir organizasyon. İnşallah çocuklar bu değerin karşılığını görerek, istedikleri yerlere gelirler.

“ÇOCUKLAR KEYİF ALIYOR”

-Takım olarak şu ana sergilediğiniz performansla ilgili neler söylemek istersiniz? Sezon başında ne gibi hedefler koymuştunuz? Hangi hedeflerinize ulaştınız?

Altyapıya önem veren her kulüp gibi oyuncularımızı A Takım ortamına hazırlamaya çalışarak başladık. Ama bu bir paralellik gösteriyor. Kazandığınız, moral motivasyonu yükselttiğiniz oranda A Takıma çıkacak oyuncu sayısında da motivasyon anlamında artırmış oluyorsunuz. Sezon başında play-off’a kalırsak bizim için değerli olur diye düşünüyorduk. Ama çocuklar çok idman yapıyorlar. Bu idmanların karşılığını da maçta aldık. Sezon başında net bir uzunumuz yoktu. Daha sonra Kılıçarslan sonlara doğru dahil oldu. O döneme kadar daha böyle çok koşan, atlet, çok basket atmaya çalışan bir takım konumundaydık. Hala da öyleyiz. Keyif alıyor çocuklar. Biz de onları seyretmekten keyif alıyoruz. Burada bir taraftar desteğimiz de var. Güzel bir seyirci kitlemiz var. Karşıyaka taraftarı bizi destekliyor sağ olsunlar. Keyifli geçiyor. İlk dört artık garantilendi. Kendi içerisinde değişecek. Buradan Final Four’a kalabilirsek, biz hedeflerimizin büyük bir çoğunluğuna ulaşmış oluruz diye düşünüyorum.

-Bu sezon gelişim takımınız yok. Bu kararın nedeni nedir? Gelecek yıllarda yeniden bu uygulama olacak mı?

Daha önce söylediğim gibi oyunculara iyi maç yaptıramıyorduk. Orada bir problemimiz vardı. Federasyonumuz bu organizasyonda maddi olarak çok büyük destek verdiği için, özellikle bizim gibi gençlik kulüplerinin bu tipte bir maddi kaynak bulması her zaman kolay olmuyor. Açıkçası bu bizi çok rahatlatan bir organizasyon oldu. Zaten elimizde de yeterince oyuncu yoktu. Bir kısmı A takıma gitti, bir kısmı da transfer yaptılar. Hem oyuncu olmaması, hem de maddi açıdan bize oranın biraz daha ağır gelebilme ihtimali vardı. Tofaş da bildiğiniz gibi gelişim takımını kapatıp altyapıya yöneldi. Bu organizasyon çocukları kendi yaşıtlarıyla oynatması açısından da iyi oldu. Burada şöyle bir ilave yapabilirim. Gelişim takımının şöyle bir faydası vardı. Çocuklar genç takım yaşı dolduğunda A Takım’da hemen oynayamadığı için gelişim takımında geçiş süreci oluyordu. Oyuncular genç takım yaşı dolduktan sonra direkt A Takıma çıkamayacağı için araya belki bir Ümitler Ligi ya da başka geçiş ligi yapmakta fayda var diye düşünüyorum.

“ANTRENÖRLÜK ROL MODEL OLMAKTIR”

-Son dönemde küçük yaş gruplarındaki alan savunması, üç sayı kuralı gibi durumlarla ilgili tartışmalar var. Sizin genel olarak statülerle ilgili düşünceleriniz nedir?

Maalesef toplum olarak konulan kuralları bozmak ya da açıklarını bulma yönünde gidiyoruz. Bunu yapacağımıza zekamızı bu işleri geliştirmeye yönlendirsek daha iyi olur. Antrenörlük bence rol model olmak, o çocuklara basketbolun ötesinde hayata bakış açısı yaratmaktır. Ama bu biraz etik değerlerle ilgili. Sizin içinizde o çocukları alıp gerçekten geleceğe hazırlamak varsa o kuralları olması gerektiği gibi kullanmanız gerekiyor. Ters yönde de kullanabilirsiniz. Ben onları etik bulmuyorum. Hoş olmayan işler.

İspanya’da yazılı olmayan şöyle bir kural var. Antrenörler küçük ya da yıldız takım seviyesinde zone yaptıkları zaman o yapan antrenörü dışlıyor. Sohbet ortamlarına giremiyor. Transfer konularında negatif şeylerle karşılaşıyor. Her şeyi federasyondan beklemek yerine, bizim de kendi adımıza bazı yaptırımlarımızın olması. Ucu çok açık bir şey. Kuralları geliştirme yönüne gitmemiz lazım. Görüntüleri seyrettim gerçekten çok üzücü. O görüntülerdeki diğer çocuklar basketboldan, hayattan ne bekleyecekler. Son derece üzücü görüntülerdi. Bence TBF’den ya da kurallardan ziyade insani değerlerin daha ön plana çıktığı şeyleri konuşmamız lazım. Antrenör olacak kişiler biraz daha o sorumluluklarını gösterir hareketler yapması gerekiyor.

“UROS’UN ÖZGÜVENİ ÇOK YÜKSEK”

-Uros Trifunovic kadronuzda ve gayet iyi bir performans sergiliyor. Onun takıma gelişi nasıl oldu? Performansıyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...