Murat Baydarlı: Amacımız günü kurtarmak değil

Bugün İstanbul altyapısının yeni sayılabilecek kulüplerinden olan Albedo Basketbol’un kurucusu ve antrenörü Murat Baydarlı ile gerçekleştirdiğimiz röportaj ile karşınızdayız.

Baydarlı zorlu şartlar altında çalışmalarını sürdüren kulübün geldiği noktayı değerlendirirken, oyuncu ve velilerle aralarındaki ilişkiyi nasıl yürüttüklerini de detaylarıyla açıkladı.

İşte Murat Baydarlı ile yaptığımız keyifli söyleşi;

-Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Adım Murat Baydarlı. 1984 Karabük doğumluyum. 2006-2014 seneleri arasında Türkiye Bölgesel Basketbol Ligi’nde çeşitli takımlarda basketbol oynadım. 8 yaşımdan beri basketbol oynuyorum. 2004’ten bu yana da antrenörlük yapmaktayım.

-Albedo Spor Kulübü 2014 yılı Mayıs ayında kuruldu. Kuruluş sürecinden biraz bahsedebilir misiniz?

Kulüp Başkanımız, Engin YAĞLI (aynı zamanda Karabük’te de birlikte çalıştık) ağabeyim gibidir. Oğlu Fırat YAĞLI 2009-2011 arası benim sporcumdu. 2012’de Beşiktaş seçmelerini kazandı ve Engin ağabey onun peşinden İstanbul’a geldi. 2013’te bende İstanbul’a geldim ve 1 sene Pertevniyal Lisesi Spor Kulübü’nde hem spor okulunda hem de altyapı takımlarının başında antrenörlük yaptım. Daha sonra benim prensiplerimin dışında bir takım olayların olduğunu görünce oradan ayrıldım. Ardından Engin ağabeyle tekrar ideallerimiz doğrultusunda bir kulüp kurmaya karar verdik.

 –Geride kalan 1.5 yıllık süreçte kat ettiğini mesafe hakkında ne söylemek istersiniz? Az zamanda çok işler başardığınızı düşünüyor musunuz?

Açıkçası evet. Az zamanda çok işler başardığımızı düşünüyorum. Bizim için zor bir süreçti. Kulübü kurup spor okuluna ilk başladığımızda sadece 3 sporcumuz vardı ve masraflarımızı hep cebimizden karşıladık ki ben antrenörlük dışında Beden Eğitimi Öğretmenliği yapıyorum, Engin ağabey ise bir devlet hastanesinde sağlık memuru. Şu anda 45 öğrencimiz var ve bu sayıyı daha fazla arttırmama sebebimiz antrenman saatimizin az olmasından kaynaklanıyor.

-Albedo olarak şu an hangi kategorilerde mücadele ediyorsunuz? Ayrıca kulübün bünyesinde çalışan ekibi de tanıtabilir misiniz?

Albedo Basketbol şu anda 2003-2004 grubu ile özel bir lig olan Uni Altyapı Ligi’nde mücadele ediyor. Bu sezonun başında genç takım kurarak Seri B’ye katıldık ama ben maçlarımızın sürekli Halkalı, Bağcılar v.b. yerlere verilmesi sebebiyle takımımı ligden çektim. Maalesef  başka birçok şeyde olduğu gibi bu meselede de ikili çıkar ilişkilerinin ön plana çıktığını bir kez daha gördük.

2003-2004 doğumlular

Bundan sonrası için ise Türkiye Şampiyonası düşünmeden TBF organizasyonlarına katılmayı düşünmüyorum. En azından şimdilik… Ekibimize gelecek olursak, ben baş antrenör olarak görev yapmaktayım. Benden sonra ilk gelen antrenörümüz ise büyük tecrübeleri olan ve senelerce Pertevniyal’de antrenörlük yapmış olan Gürol Güner’dir. Atilla Mumcular, Uğur Mısırcı ve Yunus Emre Uluşan spor okullarımızda antrenörlük yapmaktalar. Atilla Coach aynı zamanda altyapı koordinatörümüzdür. Kısaca biz kendi yağımızda kavrulmaya çalışan bir kulübüz.

-Basketbol okulları sizce altyapılar için ne kadar önemli? Çalışmaların ne kadar verimli olduğunu düşünüyorsunuz?

Basketbol okulları altyapılar için ne kadar önemli? Bu zor bir soru. Çünkü maalesef günümüzde bu işi yapanların %80’i, sadece cebine para doldurmak için yapıyorlar. Ama normal şartlara bakacak olursak, eğer size ait bir tesisiniz yoksa ve bu tesisin giderlerini ve ayrıca antrenör masraflarını karşılayacak sponsorlarınız yoksa altyapıya oyuncu yetiştirmek için spor okulları muhakkak lazım.

Çünkü iyisinden kötüsüne bütün oyuncular spor okullarına geliyorlar. Ayrıca kulüplerin başarı elde edebilmeleri için maddiyat şart ve günümüzde spor okulları büyük sponsorları olmayan kulüplerin başlıca gelir kaynağı. Keşke ülkemizdeki zenginler devlete olan vergilerini başka türlü değil de sponsor olarak verseler de biz de spor okulunda velilerden para almaktan vazgeçsek…

spor okulu

-Kulübünüzde farklı olarak ekstra ne tür çalışmalar yapılıyor? (Saha içi, saha dışı, takım bazlı veya bireysel anlamda)

Açıkçası proje anlamında birçok farklı düşüncelerimiz var ama imkanlarımız kısıtlı oldukça bu projelerin hayata geçmesi tabi ki zaman alıyor. Ama şu an için yaptıklarımızdan bazılarını sıralayacak olursak, antrenman dışında çocuklara birlikte vakit geçirip arkadaşlıklarını pekiştirmek için geziler düzenlemeye çalışıyoruz, toplu halde izleyebilecekleri basketbol ile alakalı filmler ve videolar izletiyoruz, hemen hemen her kulübün yaptığı gibi maç tecrübesi vermek için hazırlık maçları düzenliyoruz, ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz sporcularımıza bireysel antrenmanları yine imkanlarımız doğrultusunda yaptırıyoruz.

Ayrıca özellikle Gürol hoca ve ben olmak üzere bütün antrenör ekibi çocuklarla mümkün oldukça bu işin psikolojik taraflarından bahsediyoruz. Bizim prensibimizde antrenör-oyuncu ilişkisi sadece sahadadır. Onun dışında hepimiz onların abisiyiz. Ama okuldaysak öğretmen-öğrenci ilişkisi, sahadaysak antrenör-oyuncu ilişkisi kuruyoruz.

-Altyapı statüleri ile ilgili düşünceleriniz neler? Altyapı basketbolu ile ilgili eksik gördüğünüz noktalar var mı?

Bu soru ile ilgili saatlerce konuşabiliriz. 😉 Statüler zaten bilirkişiler tarafından yapılıyor. Böyle uygun görülüyorsa vardır bir bildikleri. Her ne kadar eksiklikler olsa da. Statülerle ilgili olarak söyleyebileceğim en önemli şey yeterince maç yapılmaması. Statülerden çok çalışmalarda ki eksiklikler benim canımı fazlasıyla sıkıyor.

Biz Türkiye olarak senelerce 2 tane guard ile turnuvalara takıldık. Ender ARSLAN ve Kerem TUNÇERİ. Tabi ki ikisi de bizim gururumuz ama onların bu kadar uzun süre ülkelerine hizmet etmeleri oyuncu yetiştiremediğimiz anlamına geliyor. Ayrıca Türkiye’de halen hiçbir takım yabancı oyuncusuz Avrupa Liglerinde varlık gösteremiyor. Bu da oyuncu yetiştirememe sıkıntımızın açık bir örneği… 

-Oyuncularınıza kendilerini hem psikolojik hem de fiziksel olarak geliştirmeleri konusunda ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz?

Bizim ülkemizde özellikle altyapılarda maalesef bütün sporcular öncelikle hakem hataları ya da diğer oyuncuların kışkırtmaları ve sert oynamalarından şikayet ederler. Ya da daha küçük ve yeni olanlar rakibin ne kadar güçlü olduğuna takılırlar.

Ben sporcularıma tek rakiplerinin kendileri olduğu düşüncesini aşılamaya çalışıyorum. Çünkü doğru basketbol oynuyorsanız hakem hatası da olsa rakip güçlü de olsa istenilen sonuca ulaşırsınız. Ayrıca amaç günü kurtarmak olmadığını için, yenilmenin ne demek olduğunu çocukların anlamasını sağlıyoruz. Altyapı sporcuları bugün her şeyi yaşayıp gerçek manasını öğrenirse, profesyonellikte psikolojik anlamda daha az sıkıntı yaşarlar diye düşünüyorum.

-Velilerle iletişiminiz nasıl? Onlarla ile saha dışı çalışmalar yapıyor musunuz?

Velilerimizin hepsi ile iletişimimiz ileri düzeyde. Faaliyet anlamında antrenmanlar ve maçlar dışında çok bir şey yapamıyoruz çünkü birçoğunun müsaitlik durumu sıkıntılı. Ama yine birçoğu benim okuldan da velim olduğundan zaten diyaloglarımız çok sağlam. Ben ailelerimizin bir çoğu ile de antrenör-veli yada öğretmen-veli ilişkisinden daha üst düzeyle ilişkiye sahibim. Tabi ikili ilişkiler adından da anlaşılacağı gibi karşılıklı olan bir şey. Onlar bir adım atarlarsa biz beş adım atıyoruz.

-Altyapibasket.com hakkında ne düşünüyorsunuz önerileriniz veya eleştirileriniz neler?

Açıkçası altyapibasket.com’u daha yeni inceleme fırsatım oldu. Siteyi beğendim. Özellikle özel turnuvalara yer vermiş olmanızı çok beğendim. Ayrıca bu röportajı yapıyor olmanız bile işinizi ne kadar ciddiye aldığınızı gösteriyor ve bu da ülkemizin en önemli sorunlarından bir tanesi. Bizimle de röportaj yaptığınız için çok teşekkür ederiz.

 

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...