Kritik Bir Eşleşme Daha; Anadolu Efes’in Rakibi Fenerbahçe Doğuş!

Yazar: Ömür ÖZCAN | Basketbol Gençler Ligi’nde yarı final karşılaşmaları bugün oynanacak. Saat 18:00’daki ilk yarı finalde Darüşşafaka Basketbol, Banvit ile kozlarını paylaşacak.  Diğer bir yarı final mücadelesi ise 20:30’da. Final Grubu’nu lider olarak bitiren Anadolu Efes, Fenerbahçe Doğuş ile büyük final için karşı karşıya gelecek.

Öncelikle Lacivert-Beyazlıların cephesine ufak bir göz atalım. Anadolu Efes sezon başında 1999 doğumlu beş oyuncusunu kadroda tutma kararı aldı. Onuralp Bitim ve Muhaymin Mustafa sadece A Takım kadrosunda yer alırken, Arda Erdoğan ve Yiğitcan Saybir ikilisi de hep A Takım hem de Genç Takım bünyesinde görev almaya başladı. İsmet Baran Avşar (’99) ise hemen hemen tüm sezonu Genç Takım ile geçirdi. Kısacası Anadolu Efes, sezon başında üç kontenjan oyuncu tercihini Arda Erdoğan, İsmet Baran Avşar ve Yiğitcan Saybir’den yana kullandı.

Normal sezona da bir hayli baskın başladılar. Bu da beklenen bir şeydi aslında. İlk tur gruplarında sadece bir mağlubiyet aldılar. O da Darüşşafaka karşısındaydı ve yılın ilk mücadelesiydi. A Grubu lideri olarak yükseldikleri Final Grubu’nda da Lacivert-Beyazlıların iyi oyunu devam etti. Fenerbahçe Doğuş, Banvit ve Pınar Karşıyaka karşısında çok zor maçlar oynadılar. Çoğu mücadelede de heyecan son topa kadar devam etti. İşte bu karar anlarında daha iyi olan taraf, maça daha konsantre olan taraf Murat Mermi’nin ekibiydi. O dönemde oynadıkları altı karar karşılaşmasından tam beş galibiyet çıkarttılar.

Playoff turundaki rakipleri ise TED Ankara Kolejliler idi. TED Ankara Kolejliler, Final Grubu’nun son haftasında playoff biletini cebine koydu. Muratbey Uşak Sportif’i ekarte ettiler ve Anadolu Efes’in rakibi oldular. İlk maç da Ankara’daydı. TED Ankara Kolejliler’in bu ligde Ömer Yasir Küçük (’01) gibi çok önemli bir silahı vardı. Ayrıca boyalı bölgede de 1999 doğumlu Yiğit Baran Sarıkaya çok iyi işler yaptı. Bu iki oyuncu etrafında kurulan rakibi karşısında Lacivert-Beyazlılar, ilk maçta hata yapmadı. Üstelik çok da kötü bir gün geçirdiler. Faul çizgisinden 19’da 7, yani %37 ile oynadılar. Böyle bir istatistikle de uzun zamandır karşılaşmamıştım. J Üstüne üstlük 4 numara pozisyonunun vazgeçilmezi olan Yiğitcan Saybir (’99) maç boyunca hiç devreye giremedi. Devreye girememesini bir kenara koyalım, omzundan yaşadığı sakatlık ile birlikte takımını ikinci maçta yalnız bırakmak zorunda kaldı. Yarınki maçta da oynayıp oynamayacağı belli değil. Bu konuya daha sonrasında da değineceğim. Uzun lafın kısası Anadolu Efes, zorlu Ankara deplasmanından 66-71 galip ayrılarak beş sayılık avantajı cebine koydu. Maça hasta hasta çıkan 2001 doğumlu Mustafa Kurtuldum, 19 sayı ile galibiyette başroldeydi.

İstanbul’da oynanan playoff turunun ikinci maçı da bir hayli çetin geçti. Lacivert-Beyazlılar, ilk üç çeyreğin sonunda farkı çift hanelere kadar çıkarttı. Fakat daha sonrasında TED Ankara Kolejliler bir anda vites arttırdı. Yiğit Baran Sarıkaya boyalı bölgeden rakip potaya 32 sayı bırakırken, Ömer Yasir Küçük de 35 sayı-10 asist ile bir peri masalı yazmak istedi ama olmadı. Anadolu Efes sahadan 91-92 mağlup ayrılsa da adını dörtlü finallere yazdırdı.

Yiğitcan Saybir (’99) parantezini biraz daha açalım. Geçen sene ile birlikte çok iyi bir çıkış yakaladı. Özellikle Gençler Avrupa Şampiyonası’nda aldığı sorumlulukların hakkını verdi ve her zaman kriz anlarını çözen oyuncu oldu. Mismatch 4 olması nedeniyle, stilinin rakiplerine çok ters gelmesi nedeniyle hep oyunun içerisinde kaldı. Bu sene ile birlikte Koç Ergin Ataman ona A Takım’da da süreler verdi. Özellikle farklı kaybedilen Fenerbahçe Doğuş deplasmanında Anadolu Efes adına tek sevindirici konu Yiğitcan Saybir’in 11 sayılık performansıydı. Solak, penetresi çok kuvvetli olan, açık sahada etkili işlere imza atabilen bir oyuncu Saybir. Bu yıl da Genç Takım ile BGL’de 11 maça çıktı.17.7 sayı-8.7 ribaund ortalamalarıyla da üzerine düşen görevi yaptı. Ancak şöyle bir konu var. Son Ankara deplasmanında Yiğitcan Saybir omzundan sakatlandı. İki ila üç hafta arasında sahalardan uzak kalması bekleniyordu. Fenerbahçe Doğuş karşısında da oynayıp oynamayacağı henüz belli değil. Oynayacağını da söyleniyor. Ama %100’ü ile parkede olabilir mi? Emin değilim. Takımın bana göre alternatifsiz tek oyuncusu. Eğer bugün oynamazsa Anadolu Efes adına işler biraz daha zorlaşabilir.

Anadolu Efes’in kısa rotasyonuna göz atacak olursak da önümüze çok isim çıkar. Kontenjan oyuncu olan İsmet Baran Avşar, çıktığı 29 maçta 16.7 sayı-4.3 asist ortalamaları yakaladı. Ama yine de karar maçlarında, gergin anlarda hep kafalarda bir soru işareti bıraktı. En azından ben öyle hissediyorum. Bakalım dörtlü finallerde nasıl reaksiyon verecek? Diğer bir 1999 doğumlu oyuncu olan Arda Erdoğan da Anadolu Efes’in dörtlü finallerdeki en önemli kozlarından.

2001 jenerasyonuna bakınca da hemen karşımıza Mustafa Kurtuldum&Ömercan İlyasoğlu ikilisi çıkıyor. Mustafa Kurtuldum (’01) çok iyi bir sezonu geride bıraktı. BGL’de aldığı sorumlulukları iyi değerlendirdi, Adidas Next Generation Tournament’ta takımına liderlik yaptı. Her zaman söylediğim gibi; ileride iyi bir rol oyuncusu olacağını düşünüyorum. Dışarıdan da önemli bir tehdit haline geliyor yavaş yavaş. Sadece daha istikrarlı olması ve şutlarını daha iyi seçmesi gerekiyor. Penetresi kuvvetli ve açık sahada tabiri caizse şimşek gibi. Fenerbahçe Doğuş karşısında da ona çok sorumluluk düşecek.

Ömercan İlyasoğlu da takımın en yetenekli oyuncularından, tartışmasız. Saha görüşü, pas yetenekleri ve pick and roll oyunlarındaki becerileri azımsanmayacak derecede iyi. Nitekim de 31 maçta yaptığı 129 asist ile takımının bu alandaki lideri. Sadece sayı opsiyonlarını biraz daha arttırması gerekiyor. Fiziksel defoları bunda önemli etken. Oynadığı son 6 maçta sadece 13 sayı atabildi. Eğer Fenerbahçe Doğuş karşısında ekstra skor üretirse, Anadolu Efes maç içerisinde bir adım öne geçebilir. Bahsettiğimiz bu oyuncuların yanı sıra Göktuğ Baş (’01), Tarık Sezgün (’01) gibi diğer gençlere de kritik görevler düşüyor. Özellikle Tarık Sezgün ismini bir kenara not etmelisiniz.

“AHMET CAN DURAN’IN DÖNÜŞÜ”

Lafı daha fazla uzatmadan Fenerbahçe Doğuş cephesine de bir göz atalım. Orada da Ahmet Can Duran faktörü çok ağır basıyor. 2017 Temmuz ayında sağ dizinden ciddi bir operasyon geçirmişti. Altı aylık rehabilitasyon sürecinin ardından sahalara dönmesi bekleniyordu. Fakat bu süre biraz uzadı ve Ahmet Can Duran BGL’deki ilk resmi maçına 15 Mart’ta çıkabildi. Ahmet Can Duran’ın takıma dönmesiyle birlikte Fenerbahçe Doğuş’un düzenleri yavaş yavaş oturdu. Serhan Aydanarığ’ın öğrencileri ilk tur gruplarında hiç de fena bir iş çıkartmamıştı aslında. Ancak Final Grubu’nda oynadıkları önemli karşılaşmalardan yalnızca bir galibiyet alabildiler. Sonuç olarak da grubu beşinci sırada bitirdiler ve playoff turunda Pınar Karşıyaka’nın rakibi oldular.

Zor bir playoff turu onları bekliyordu. Açıkçası benim kağıt üzerindeki favorim Pınar Karşıyaka’ydı. Kadro kalitesi olarak Fenerbahçe Doğuş ağır bassa da Pınar Karşıyaka çok iyi bir sezon geçirmişti. Murat Ersöz yönetiminde de yarı final yapabileceklerini düşünmüştüm. Ama öyle olmadı. Ahmet Can Duran (’99) ilk playoff maçında kelimenin tam anlamıyla pota altını silip süpürdü. 22 sayı-23 ribaund ile maçı domine etti. Ahmet Can’ın bu oyunu Pınar Karşıyaka cephesi tarafından da bekleniyordu aslında. Çünkü Karşıyaka’nın uzun rotasyonunda Ahmet Can’ı tutabilecek bir oyuncu yoktu. Fakat İzmir cephesini şaşırtan nokta Barış Yeniay’ın performansıydı. Rakip potaya 17 sayı bırakan Barış Yeniay, galibiyetin mimarlarından oldu ve Fenerbahçe Doğuş ilk maçın ardından 7 sayılık avantajı cebine koydu.

İzmir’deki maç da bir hayli sert geçti. Ancak yine de Fenerbahçe Doğuş, İstanbul’a dörtlü final biletini cebine koyarak döndü. Kısır geçen mücadelede yine Ahmet Can Duran (’99) başroldeydi. Final Four’da da Ahmet Can Duran, ‘’Bakın! Ben de buradayım!’’ diyecektir. Özellikle Anadolu Efes karşısında da fiziksel avantaj onda olacak. Koç Aydanarığ da Yiğit Baran Sarıkaya’nın Anadolu Efes potasına bıraktığı 32 sayıyı görünce kafasında bir iki plan belirlemiştir hiç şüphesiz. Burada asıl önemli olan Ahmet Can’ın performansı değil. Bakalım takımı ona ne kadar yardımcı olacak?

İşte bu noktada da Cengizhan İvedi’ye önemli sorumluluk düşüyor. 1999 doğumlu Cengizhan İvedi takımın en skorer oyuncusu. Güçlü fiziği ile dikkat çekiyor ve bulduğu pozisyonları iyi değerlendiriyor. Üst seviye basketbolda zorlanacağını düşünüyorum açıkçası. Ancak yine de bu Fenerbahçe Doğuş’un Final Four’daki en önemli kozlarından biri olacağı gerçeğini değiştirmez. Oyunun her alanında etkili ve 14.2 sayı-7.6 ribaund ortalamaları yakalamış durumda.

Keza Barış Yeniay. 1999 jenerasyonunda çok önemli yeteneklere sahibiz. Bunlardan biri de bana göre Barış Yeniay. Ama işte sadece yetenekle de olmuyor. Sezon başında Barış’tan beklentilerim bir hayli yüksekti. Fakat çok istikrarsız bir sezon geçirdi. Şöyle bir örnek de verebiliriz aslında. Pınar Karşıyaka serisinin ilk maçında harika iş çıkarttı ve 17 sayı üretti. Ama daha sonrasında, yani İzmir deplasmanında 23 dakikada 4 sayı-1 ribaund ile oynadı. Yine de Fenerbahçe Doğuş’un ona ihtiyacı var ve Sinan Erdem Spor Salonu’nda vereceği reaksiyonu yakından takip edeceğim.

“ANADOLU EFES AĞIR BASIYOR”

Efe Ergi Tırpancı ve diğer 2001 doğumlu oyunculardan da biraz bahsedelim. Bana göre takımın en saf yeteneklerinin başında geliyor Efe Ergi Tırpancı. Bu sene ile birlikte topa yön veren oyuncu konumunda. Ayrıca fiziğini de çok beğeniyorum. Albert Schweitzer Turnuvası’nda da sorumluluklar aldı. Bu etapta yapacağı iyi işler ona Gençler Avrupa Şampiyonası’nın kapısını aralayabilir. Bakalım karar mekanizmasını telafisi olmayan anlarda nasıl kullanacak? 11.3 sayı-5.2 ribaund-4.5 asist ortalamaları var ve Anadolu Efes’in ona karşı özel önlemler alması gerekiyor.

Fenerbahçe Doğuş’un 2001 doğumlu oyuncuları da bu sene önemli sorumluluklar aldılar. Ahmet Can Duran’ın yokluğunda İsmail Karabilen (’01) göze çarpan isim oldu. Onun da ayakları ağır, atlet değil ve tempolu oyunda çok zorlanıyor. Ama sete set oyunda bir şekilde çözüm üretebiliyor. Post up’tan oyunu iyi yönetiyor, çok akıllı. Cem Kırcıman (’01) ise takımın işçisi konumunda. Atletik özellikleriyle ribaundlarda oldukça etkili.

Son olarak da Ekrem Sancaklı (’01)ve Adem Bayrak (’00) parantezlerini açalım. Anadolu Efes’in hızlı kısaları karşısında Ekrem Sancaklı’yı önemli görevler bekliyor. Keza Adem Bayrak’ın da dört numara rotasyonundan vereceği her katkı Fenerbahçe Doğuş adına kritik.

Uzun lafın kısası 20:30’daki maç da bir hayli enteresan geçecek. Anadolu Efes’in Ahmet Can Duran’ı ne kadar savunabileceği konusunda şüphelerim var. Yiğit Baran Sarıkaya karşısında kötü bir sınav vermişti Efes uzunları. Öbür taraftan da Anadolu Efes kısaları, Fenerbahçe Doğuş’un kısa oyuncularına oranla çok daha ağır basıyor. Yiğitcan Saybir’in oynayıp oynamayacağı ise diğer bir kritik nokta. Kişisel olarak Anadolu Efes’i bu maçta bir adım daha öne koyuyorum. Fenerbahçe Doğuş’a oranla karar anlarında çok daha iyi sinyaller verdiler. Sezon içerisinde de Fenerbahçe Doğuş‘u iki kez yendiler. Kısacası Anadolu Efes’in final görme ihtimali, Fenerbahçe Doğuş’a oranla daha yüksek.

Etiketler:, , , ,
Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...