Kaan Aykut: Statüler ya belli değil ya da her an değişebilir

Bugün İstanbul altyapısının önemli takımlarından olan Dinamo’nun kurucularından Kaan Aykut ile yaptığımız röportajla karşınızdayız.

Basketbol okullarının anaokulu gibi olduğunu belirten Aykut, doğru eğitimin sporcu adaylarını lisanslı oyuncu seviyesine çıkaracağını söyledi.

Keyifle okumanız dileğiyle…

-Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, ben Kaan Aykut. Basketbol ile tanışmam ilkokul 1.sınıfta abimlerin antrenmanlarını izleme ile başlayıp, 10 yıldır devam eden antrenörlük hayatımla devam ediyor. Altyapı oyunculuğumu çeşitli kulüpler de yapıp en son 04-05 sezonu Taçspor’da yaparak altyapı basketbolculuğunu bitirmiş oldum. Antrenörlüğümün dışında Işık Üniversitesi Information Technology bölümü mezunuyum ama mesleğimi antrenörlük olarak seçtikten sonra üniversite hayatım sadece duvarda asılı diploma olarak kaldı.

IMG_4671

-Dinamo, 2010 yılı Mayıs ayında kuruldu. Kuruluş sürecini anlatabilir misiniz? Hedefleriniz, beklentileriniz nelerdi?

Dinamo aslında Kaan’ların kulübü 🙂 Taçspor’dan takım arkadaşım Kaan Sunman ile beraber 2009 yılına kadar çeşitli spor okullarında çalıştıktan sonra kendi ideallerimiz doğrultusunda Dinamo Spor Kulübü’nü kurmaya karar verdik. Hedeflerimiz aslında birçok kulüple ile ortak bir noktada birleşiyor. Basketbol camiasına düzgün karakterli, iyi niyetli, spor sevgisi olan başarılı sporcular yetiştirmek. Bu hedef doğrultusunda sadece oyuncu yetiştirmedik, aynı zamanda küçük yaşta bizimle basketbolla tanışan sporcularımıza çeşitli sorumluluklarda yükleyerek kendi antrenörlerimizi de yetiştirdik ve yetiştirmeye devam ediyoruz.

-Geride kalan 5 yıllık süreçte kat ettiğiniz mesafe hakkında ne söylemek istersiniz? 5 yıl sonra kendinizi görmek istediğiniz yerde misiniz?

Geride kalan 5 yıl aslında bizim için kısa bir süre oldu. Geriye dönüp baktığımız da aslında sadece basketbol değil spor kulübü olarak bir geçmiş bizlerin arkasında. Dinamo Basket olarak kurulduktan sonra Voleybol – Yüzme ve Jimnastik branşlarında da 5-15 yaş grubu aralığında eğitimi veriyoruz. 5 yıl içersin de tabi ki de en büyük ilerlemeyi basketbol şubemiz ile yaptık. Özellikle belirlediğimiz hedef doğrultusunda ki sporcular ile çalışma yapmak istememiz ve bazı şeylerin doğru zamanda olması gerektiğine inanmamız sonucunda şua nda altyapı liglerinde kız – erkek takımlarımızla sahalarda mücadele ediyoruz. İlk kurulduğumuz gün düşündüğümüz projelerin hayata geçmesi, takımlarımızın sağlam temeller ile kurulması, alttan gelen küçük yaş sporcularımızın önlerine koyabileceğimiz hedeflerimizin var olması ile evet ilk kurulduğumuz günden bugüne kadar geçen sürede kendimizi görmek istediğimiz noktaya yakınız diyebiliriz.

-Bundan sonraki 5 yıllık süreçte hedefiniz nedir?

İlk 5 yılın eksiklerini kapatarak, geçmişten daha güçlü bir şekilde yapılanma ile var olan takımlarımızın bulundukları ligde daha iyi sıralarda olması öncelikli hedefimiz. Ama sahalar da başarının sadece galibiyetler ile olmayacağını da bilerek daha iyi bir spor kulübü olma yolunda ilerleyebilmek diğer 5 yılın hedefleri arasında.

IMG-20150127-WA0007

-Dinamo olarak şu an hangi branş ve yaş gruplarında mücadele ediyorsunuz? Ayrıca kulübün bünyesinde çalışan ekibi de tanıtabilir misiniz?

Dinamo, Basketbol – Voleybol – Jimnastik ve Yüzme branşlarında 5-15 yaş grubu aralığında resmi ve özel lig/yarışmalarda mücadele ediyor. Basketbol branşında kızlarda Küçük – Genç kategorilerinde, erkekler de ise -Miniminik (2006) Yıldız B kategorisi arasında ki bütün müsabakalara katılabilecek takımlar ile mücadele ediyoruz. Yaklaşık 6-7 yaş kategorisi ile bu sezon turnuvalara ve liglere katılıyoruz.

Ekibimiz aslında çok eski tanışlıklara dayanıyor. Kulüp içerisinde ki iletişimi iyi tutabilmek, kendi ekibimiz içinde de uyum sağlayabilmek için daha önceden sporculuğunu bildiğimiz (Antrenörlüğü bizlerin yaptığı ) ya da daha öncede basketbol sahalarına beraber çıktığımız arkadaşlar ile çalışma ekibi oluşturduk. Dinamo’da ben hariç 4 kişilik bir basketbol antrenör ekibi var. Aslında kulübün ilerlemesinde, sporcular da aidiyet duygusu oluşmasında benim yanımda çalışan ekibin katkısı çok büyük. Sporcuların gelişmesinde birden çok gözün katkısı var. Sizlerin vesilesiyle tekrardan teknik ekibime teşekkürlerimi sunuyorum.

-Basketbol okulları sizce altyapılar için ne kadar önemli? Çalışmaların ne kadar verimli olduğunu düşünüyorsunuz? Ayrıca sizin bu konudaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Basketbol okulunu anaokulu’na benzetebiliriz. Hangi takım, hangi branş olursa olsun küçük yaştaki sporcunun alacağı doğru eğitim onu lisanslı sporcu seviyesine yükseltecektir. Doğru yerde alacağı eğitim sporcunun kendi yetenekleri, hırsı, azminin yanında yan etken olacağından başarısına dolaylı yoldan etki edecektir. Doğru basketbol okulu çalışmaları ile sporcular çok iyi seviyeye geldiklerine inanıyoruz. Bizde spor okulumuzda her yaş kategorisi için ayrı antrenmanlar yaptırarak sporcuların doğru eğitimi almalarını sağlamaya çalışıyoruz.

IMG_6400

-Altyapı statüleri ile ilgili düşünceleriniz neler? Altyapı basketbolu ile ilgili eksik gördüğünüz noktalar var mı?

Altyapı statüleri ile ilgili diyeceğim pek bir şey yok çünkü sadece Süper lig kategorisinin statüsü belli. Geriye kalan binlerce sporcunun mücadele ettiği kategorilerin statüleri ya belli değil ya da her an değişmeye hazır!

-Altyapı milli takımlarında oldukça başarılıyız. Fakat üst yapıya geçiş sırasında büyük bir zorluk yaşanıyor. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Altyapı yaşını tamamlamış sporcuların üst yapıya geçerken karşılarına çıkan forma savaşında kendilerini yeterince yabancı oyunculara karşı gösterememesi, yöneticilerin anı kurtarma politikası adına alt jenerasyonları göz ardı etmesi bence başlıca sorun. Bugün antrenörlerin takımlarında ki geleceği, alacağı 1 galibiyet ya da 1 mağlubiyete bağlı olurken maçı kazanmayı düşünüp yetişmesi gereken oyuncuyu almayıp özellikle tecrübeli yabancı oyuncuyu seçmesi, genç Türk sporcuların gelişememesinin başlıca sebebi.

Çok küçük yaşta sporcularla çalışıyorsunuz. Oyuncularınıza yaklaşımız nasıl oluyor? Hem psikolojik hem de fiziksel olarak kendilerini geliştirmeleri konusunda ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz?

Doğru basketbol oynama yaşına gelmemiş sporculara sonsuz hoşgörü ve sabır ile yaklaşıp onların öncelikle sporu sonrasında basketbolu sevmesini sağlayabilmek amacıyla yaklaşıyoruz. Daha sonrasında sporcuların yaşları büyüdükçe saha içi ve saha dışı iletişimimiz güçleniyor. Dinamo’da ki bütün antrenörler saha çizgilerinin dışında bütün sporcuların birer abisi/ablası.

Başarı için sporcuların özgüvene ihtiyacı var. Özgüven çok ince bir ip üzerinde yürümek gibidir. Özgüveni az olan bir sporcu yeteri kadar sorumluluk alamaz ve takımını hep 1 kişi eksik bırakır, özgüveni de fazla olan sporcu da alması gerektiğinden fazla sorumluluk alıp takım kimyasını bozması muhtemel bir sporcuya dönüşebilir. Psikolojik olarak sporcuların bu ayrımı iyi algılaması gerektiğine inanıyorum. Fiziksel olarak gelişimlerini ise eğer bu sporu yapmak istiyorsa “Bakkala bile topla gideceksin” sözünden yola çıkarak yapacaklar.

-Veliler altyapılarda önemli bir faktör. Kendileriyle iletişiminiz nasıl? Onlarla ile saha dışı çalışmalar yapıyor musunuz?

Velilerimiz aslında ailemizin birer parçası. Kulübün kurulmasıyla beraber sıcak bir aile ortamı da beraberinde geldi. Kulübün içinde bulunduğu 6.yılda da ailemizin üye sayısı giderek artıyor. Yaptığımız organizasyonlara katılım yüksek olması da bunların bir göstergesi oluyor.

-Altyapibasket.com hakkında ne düşünüyorsunuz önerileriniz veya eleştirileriniz neler?

Altyapibasket’in özellikle bütün ligleri kapsayacak şekilde içerikle beraber geri dönmesi çok iyi oldu. Kendine özgü yarışmalar, röportajlar ve içerik üretmesi ile bu kulvardaki en başarılı iş olduğunu bir kez daha bizlere gösterdi. Bizlere verdiğiniz destek için teşekkür ederiz.

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...