Sosyal Medya:

Haberler

Seyit Ahmet Sözen: Hedefimiz Türkiye Şampiyonası

[InPostAds ad=”1″]

Altyapibasket.com ÖZEL – İstanbul altyapısının önemli takımlarından olan UPS Spor Kulübü antrenörü Seyit Ahmet Sözen sitemize açıklamalarda bulundu.

[InPostAds ad=”2″]Yeni sezonda hem Genç hem de Yıldız takım ile Türkiye Şampiyonası hedeflediklerini belirten başarılı antrenör, değişen statüyle ilgili olarak da görüşlerini paylaştı. Seyit Ahmet Sözen ayrıca Bölgesel Lig’de oynamanın oyuncular üzerinde önemli bir katkı yaptığını da söyledi.

-Merhaba öncelikle bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz?

1976 doğumluyum. Evli ve bir çocuk babasıyım. İstanbulspor ve Canik Belediye’de de görev yaptım ama uzun yıllardır UPS bünyesindeyim.

-Geçen sezon Genç Erkeklerde Seri A’ya yükselme başarısı gösterdiniz. Geçtiğimiz sezonla ile ilgili olarak görüşlerinizi alabilir miyim?

Yıldız takım ile bir sezon önce 2000 jenerasyonu ile Seri A’ya yükselmiştik. Kulüp olarak amacımız oyuncu yetiştirebilmek. Bu bağlamda geçen sezon Genç takım ile Seri A’ya yükselebilmek için o takıma 3 tane abi takviyesiyle – bir tanesi bizden yetişen bir oyuncuydu- Bölgesel Lig oynadık ve gelişimlerini sağladık. Altyapıda da Seri A’ya çıkmak istiyorduk. Bu hedefimize ulaştık. Bizim için verimli bir sezondu. Kurulan takım hem altyapıda hedeflerine ulaştı hem de 4 senedir mücadele ettiğimiz Bölgesel Lig’de 2. turu görüp, play-off’un eşiğinden döndük.

ups2015--2016

-Altyapılarda antrenörler genelde kaliteli maç sayısının azlığından şikayet ediyorlar. Siz bu bakımdan Bölgesel Lig’de oynamanın farkını yaşadığınızı düşünüyor musunuz?

Kesinlikle düşünüyorum. Bölgesel Lig’de oyuncular kendilerinin nerede olduklarını görüyorlar. Özellikle 2. turda ciddi yatırım yapmış negöl Belediye, Efe Aykim Aliminium gibi takımlara karşı oynadık. Efe Aykim bildiğiniz gibi şampiyon oldu ve iki maçta da onlara karşı tecrübesizlikten kaybettik. Bu çocuklar geliştikçe, kendilerinden tecrübeli oyunculara karşı etkili performans sergiledi. Bu da otomatik olarak oyuncunun kalitesini arttırdı.

-Hem altyapılarda hem de Bölgesel Lig’de yeni sezon öncesinde hedefleriniz nelerdir?

Biz 18 Temmuz’da altyapıda bütün kategorilerde ve A Takım olarak sezonu açtık. Özellikle A Takım’da sezonun Ekim ortasında başlayacağını düşürsek biraz erken başladık. Geçen sezon kadromuzda yer alan 6 oyuncu ile devam ediyoruz. Mesela 1999 doğumlu Yiğit Topuz geçen yıl 25-30 dakika süre aldı. Yiğit, Yıldız takım senesinin ardından hem Genç hem de A Takımda birinci guard pozisyonundaydı. Bu sezon 6 oyuncumuzun yanı sıra 1991 doğumlu iki oyuncu aldık. Yine 1998 doğumlu birkaç oyuncu alıp, onları takım yapabilme amacıyla sezona hazırlanıyoruz. Yine hedef Seri A’da Gençler ve Yıldızlar ile Final Grubu’na kalıp sonrasında eğer yapabilirsek Türkiye Şampiyonası’nda İstanbul’u temsil edebilmek.

-Biliyorsunuz altyapılarda statü değişikliğine gidildi. Sizce yapılan bu değişikliğin ne gibi artı ve eksi yönleri var?

Ben şanslı antrenörlerden biriyim. Güzel bir tesiste çalışıyoruz. Voleybol ve basketbolun yanı sıra yüzme, jimnastik gibi birçok sporda faaliyet gösteriyoruz. Ama çoğu takımda U13-U14 jenerasyonları beraber oynatılıyordu. Böylece iki takımdan bir takım yapıyorlardı. Şimdi kulüpler oyuncu bulma sıkıntısı yaşıyorlar. Bugün Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Anadolu Efes, Darüşşafaka Doğuş gibi A Takımı üst seviyede olan takımların dışındaki kulüpler hem oyuncu bulma sıkıntısı yaşıyor hem de bir takım daha arttığı için salon, servis ve antrenör sıkıntısı yaşıyor. Dolayısıyla kulüplere hem maddi hem de manevi bir zorluk getiriyor.

Zaten futbolun biraz gerisinde olan basketbol sevgisini daha da arttırmak için uğraşırken bu işin mihenk taşı olan kulüplerin zor durumda olması olaya negatiflik katıyor gibi. Avantajı ise her çocuk kendi jenerasyonuyla oynayacak. Örneğin; 2004’lü rakibe karşı 2003 jenerasyonu ile oynamak çok adil değildi. Ama Federasyonumuzun mutlaka bir bildiği vardır. Yine de kulüplerin tam görüşü alınıp altyapısı hazırlansaydı daha iyi olabilirdi. Umarım lig başladığında statü sorunsuz olarak işler. Ama zamanla doğacak aksaklıklar gelecek sezonlarda düzeltilerek bu sistemin 4-5 yıl sonra meyveleri yenmeye başlanır diye düşünüyorum.
seyitahmetsozen1

-Altyapı milli takımlarında bu yaz yine başarılı bir performans ortaya koyduk. Son yıllarda sürekli madalyalar kazanıyoruz. Fakat üst yapıya geçerken bir sıkıntı yaşanıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Bizim elde ettiğimiz Avrupa ve Dünya ikinciliğinin yanı sıra Tanjevic döneminde gelen dünya altıncılığı dönemlerindeki yabancı sayılarına bir bakalım. Üç yabancı ya da 3+2 kuralı vardı. Yabancı sayısı arttı. Her takım başarılı olmak istiyor. Haliyle başarı beraberinde sponsoru getiriyor. Sponsor demek gelir demek gelir de bu takımların daha rahat olması demek.  Bu çocuklar başarılı oluyor ama antrenörler buna ben de dahilim çocuklara çok güvenmiyoruz sanki. Güvenmediğin zamanda çocuğu oynatamıyorsun. Çünkü başarılı olmak zorundasın.

Benim yöneticim Semra Demirer, TBF Eğitim Kurulu’nda görev yapıyor. Onun asistanlığını yaptığım dönemde İspanya Milli Takımı’nı çalıştıran Pepu Hernandez ile konuşma fırsatım oldu. Bana ‘Türkiye’de sözleşmeler kaç yıllık?’ diye sordu. Ben de bir sene olduğunu söyledim. ‘Siz sihirbaz mısınız? Basketbolda başarılı olmak, sistem oturtmak için en az 3 sene lazım.’ şeklinde cevap verdi. Türkiye’de özellikle bütçesi geniş olan takımlarda kaç antrenöre 3 sene sabredilir. Anadolu Efes ve David Blatt örneği var.

Şimdi Federasyonun bildiğiniz gibi Teşvik Projesi var. Yerli oyunculara süre veren kulüplere belli bir ücret veriliyor. Ama yabancı sınırını arttıran da biziz. Belki bu proje alt yaş milli takımlarında boy göstermiş, madalya almış oyunculara yönelik olsa daha yararlı olabilirdi. Yeşil Giresun’un buna yönelik bir hamlesi var yanılmıyorsam. Bu proje tutarsa diğer takımlar da o gençlere mutlaka şans verecektir.

-Genç oyuncuların da kendileri adına hataları olduğunu düşünüyor musunuz? Ekstra çalışma, kolay pes etme, benchte oturmayı tercih etme vb.

Genç oyuncularımızın da yanlışları var. Çoğunun sosyal medya hesaplarına baktığınızda 96-97-98’li çocuklar gece kulüplerinden çıkmıyor. Kendilerine bakmıyorlar. 1998’li çocuk ben ‘şu kulüpte oturup para kazanayım’ diye düşünüyorsa vay haline. Genç takım senesini yeni bitirmiş oyuncu ‘Ben TBL’de kulüp bakıyorum’ diyor. Önce bir TB2L’yi düşün, kendini geliştir ve göster. ‘Bizim elimizden tutan olmadı’ diyenler de oluyor. Altyapı milli takımlarında madalyalar kazanmışsın nasıl tutan olmadı? Biraz göz önüne çıkıp, para kazandıkları zaman kafa olarak yatırım başka şeylere yapıyorlar. O anlık popüler olmanın heyecanına kapıldıkları zaman yabancılar gelip önce sürelerini alıyorlar, sonra maddi kazançlarını alıyorlar. Bu oyuncuların son zamanlarda en büyük hedefi ABD’ye gitmek. Ama ABD’de çalışmayınca oyuncu olamıyorsun. Bugün NBA’e giden Mirsad, Ersan, Hidayet, Ömer gibi oyuncular NCAA’de oynayarak mı gittiler? Tek çözümü çocuklar çalışacak, çalışacak, çalışacak. Başka bir çözümü yok bunun.

-Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Son olarak Kurucumuz sayın Haluk Ündeğer’e, kulüp başkanımız sayın Turay Akar’a ve UPS Türkiye Genel Müdürü sayın Ufku Akaltan’a teşekkürlerimi sunuyorum. Yöneticimiz Semra Demirer ve Şube Sorumlumuz Ali Yücel Platin de genç oyuncuları oynatmak, onları basketbola kazandırmaktan yanadır. Ayrıca Levent Öngör her anlamda bize destek olmaktadır. Bizim kulüp olarak en büyük şansımız bu insanların bizi yönetiyor olması. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum. Ayrıca Fundamental hocamız Mori Marcel bize tecrübesiyle büyük katkı sağlıyor. Başarı ekip işidir. Sloganımız zaten” BİZ SEVGİ DOLU KOCAMAN BİR AİLEYİZ”. Kulübümüz idarecisi Samet Pala, Kondisyonerimiz Mert Acar ve basketbol antrenörlerimizden Fatih Ocak da hedeflerimize ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.

[InPostAds ad=”3″]

ALTYAPIBASKET.COM ÜYESİ KULÜPLER

Önemli Haberleri Kaçırmayın!

Aşağıdaki formla haber bültenimize kayıt olabilirsiniz!

SEÇMELER

Diğer Haberler > Haberler