Sosyal Medya:

Haberler

Umutlar Yeniden Yeşirdi, Şimdi Rakip Dominik Cumhuriyeti! #FIBAU17

U17 Dünya Şampiyonası’nda üç günü geride bıraktık. Dördüncü gündeyiz. Ülkeler dünü dinlenerek geçirdiler. Şampiyona kaldığı yerden devam ediyor ve bugün grup maçlarını tamamlayacağız.

Millilerimiz de yine saat 21:30’da parkede olacak. Rakibip Dominik Cumhuriyeti. Bu yazımda Avustralya maçındaki geri dönüşümüze ve bugüne dair beklentilerime biraz değinmek istiyorum.

Öncelikle ilk günkü Porto Riko mağlubiyeti bizi derinden yaraladı. Grup liderliği hesapları yaparken daha ilk günden duvara toslamak inancımızı kırdı diyebiliriz. Oyuncuları ve teknik kadroyu işin içine katmıyorum tabii ki. Çünkü oradaki hava eminim ki çok farklıdır. Ama en azından biz ‘’Neler oluyor?’’ diye içimizden geçirdik. Kaybetmemizi bir kenara bırakın, saha içindeki oyunumuzun enteresanlığı beni daha da çok karamsarlığa itti. Özellikle maç sonundaki tercihlerimiz gerçekten rezaletti ve teknik kadro bana göre yanlış tercihler yaptı. Fakat o maçın ardından Ahmet Gürgen ve ekibini nasıl eleştirdiysem bu kez de tam tersine o kadar göklere çıkartacağım.

Avustralya grubun bir diğer favorisiydi. Fakat şampiyona ortamı bu. Neyin ne olacağı hiç belli olmuyor. Açılış gününde onlar da zor anlar yaşadılar. Dominik Cumhuriyeti, maç içerisindeki 15 dakikalık bölümü tamamen domine edince Avustralya neye uğradığını şaşırdı ve fark 16’lara kadar çıktı. Daha sonrasında sahaya karakter koyduklarını söyleyelim. As parçalarını bir adım geri çektiler ve rol oyuncularına pozisyonlar hazırlayarak topu boyalı bölgeye indirdiler. Dominik Cumhuriyeti de son çeyrekte yaşanan kriz ortamını hiçbir şekilde yönetemedi. Sahadan 73-71’lik skor ile galip ayrılan taraf Avustralya oldu. Hem Millilerimizin hem de Avustralya’nın oynadıkları açılışı maçlarını düşününce de içimi umutsuzluk kapladı Pazar günü. ‘’Ölüm-kalım’’ maçı olarak mı nitelendirelim yoksa erken final mi diyelim bilmiyorum ancak işte Pazar günü oynadığımız o Avustralya maçı bizim adımıza çok önemliydi. Reaksiyon vermemiz gerekiyordu ve hata yapma şansımız neredeyse hiç yoktu. Ama buna rağmen o mücadeleye de pekiyi başlayamadık.

Staffımız maça iki uzun ile başlarken Avustralya’nın en önemli forveti Swaka La Buluk savunmasında da Çağatay Özkan görevlendirildi. Maç planımız daha ilk dakikadan belli oldu zaten. Hodrimeydan! Yani Avustralya’nın tempolu oyununa karşı biz de tempo yapmayı seçtik. Fakat işler bir anda karıştı. İki uzunlu sistemde rakibin hızına ayak uydurmakta çok zorlandık. En önemli oyun kurucuları Tamuri Wigness (’01), ilk güne oranla daha iyi işler yaptı.

Ayrıca 10 numaralı formayı giyen Luke Travers için de bir parantez açmak şart. İzlediğim tüm maçlar içerisinde takımına bu kadar faydalı olan başka bir oyuncu görmedim. Gösterişsiz, dış şutuna da pek güvenmiyor. Ama set hücumunda nerede durması gerektiğini o kadar iyi biliyor ki yakaladığı hemen her pozisyonu çok iyi değerlendirdi. Dolayısıyla da başımıza bela oldu. Sadece Travers değil. Onun gibi saçları uzun olan Joel Capetola ve Luke Jackson ikilisi de canımızı bir hayli yaktılar. Luke Travers (’01), ilk yarıyı 9 sayı-8 ribaund ile kapattı. Maç sonunda da double-double geldi.

İlk yarının belli bölümlerinde reaksiyonlar verdik ve soyunma odasına sadece 6 sayı geride gittik. Ama üçüncü çeyrek bizim adımıza resmen facia gibiydi. Bir ara fark 15’lere kadar da çıktı. Hatta o bölümlerde ‘’Tamam, hayırlı işler!’’ dediğimi de hatırlıyorum. Oyuncularımız da yelkenleri suya indirmek üzereydi. Avustralya beş oyuncusundan çift haneli sayılarda katkılar almış, son çeyreğe 11 sayı önde girmişti. Son çeyreğe başlamadan önce Ahmet Gürgen’den çok kritik bir hamle geldi. Bu hamlenin benzerini Porto Riko karşısında da görmüştük aslında. Ömercan İlyasoğlu ve Ömer Yasir Küçük ikilisini aynı anda sahaya atıp dört kısalı sisteme geçiş yaptık. Bu sisteme geçerken temel amacımız rakibimizin kafasını karıştırıp maç başındaki planımızı tekrar hatırlamaktı. Bu hamle ile maçı da döndürdüğümüzü söylemeliyim. Dört kısa oyuncumuz yaptıkları tam saha baskıyla Avustralya’yı şaşkına çevirdiler. Rakip hiç organize olamadı ve son çeyrekte tam 29 sayı bulduk. 29 sayının neredeyse %65-%70’i de fastbreak ve geçiş hücumlarından geldi.

Maç başında o verdiğimiz ‘’Hodrimeydan!’’ mesajı son bölümde yerini buldu. Avustralya’nın en potansiyelli oyuncusu Swaka Lo Buluk (‘01) da hiçbir şekilde reaksiyon veremedi son bölümde. Oyunu çözememesi bize çok yaradı. Ribaundlarda dengeyi sağladık ve kritik anlarda dümeni Ömer Yasir Küçük’e bıraktık. Ömer Yasir Küçük, yanında bir oyun kurucu daha olduğu zaman daha verimli olabilen bir oyuncu. Açılan oyunda da fırsat ona geldi. İki ucu da keskin bıçaktır kendilerinin. 🙂 İşte bu nedenden ötürü hep Ömer Yasir’i izlerken kafamda soru işaretleri kalır. Özgüven ile ilgili hiçbir problem yok. Aksine aşırı özgüvene de sahip. İşte o özgüven ile final dakikalarındaki pozisyonları iyi değerlendirdi ve maçın kahramanı oldu.

Son derece kritik olan bu mücadeleden, çok farklı bir oyunla galibiyeti kopardık ve herkese ‘’Bakın! Biz de buradayız!’’ mesajını verdik. Ayrıca mental olarak da bir üst seviyeye geçtiğimizi söyleyelim. Oyuncularımız artık daha motive, daha umutlu. Bugün oynayacağımız Dominik Cumhuriyeti maçında da hedef mutlak galibiyet bana kalırsa. Artık o inanca sahibiz. Teknik kadromuzda son bölümdeki tercihleriyle oyunun seyrini değiştirdi. Haklarını vermek lazım, iyi iş çıkarttılar.

Ömer Yasir Küçük’ün harika maç sonu performansından bahsettik. İstatistik kağıdına da 13 sayı-6 ribaund yazdırdı. Fakat diğer oyuncularımıza da değinmemiz gerekiyor. Mustafa Kurtuldum (’01) çok kötü bir Porto Riko karşılaşmasının ardından tekrar şampiyonanın içerisine girdi. Yine de bu oyun onun maksimumu değil. Ama üzerindeki ölü toprağını attığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 14 sayısının yanı sıra yaptığı 4 asist ile de organizasyonda takıma yardımcı oldu. Yavaş yavaş vitesi arttırıyor. Dominik Cumhuriyeti karşısında daha iyi bir performans gelebilir.

İlk Porto Riko maçında 18 sayı ile oynayan Atakan Erdek (’01), Avustralya karşısında da yine rakip potaya 18 sayı bıraktı. Skor yükümüzü sırtlandı ve görevini yerine getirdi. Bugün de ondan beklentilerimiz çok fazla. Yine sete sette sorumluluklar alacaktır.

ADEM BONA GÖZLEMCİLERİN RADARINA GİRDİ

1 of 2
Haberin devamını ← → (ok) tuşlarıyla görüntüleyebilirsiniz

ALTYAPIBASKET.COM ÜYESİ KULÜPLER

Önemli Haberleri Kaçırmayın!

Aşağıdaki formla haber bültenimize kayıt olabilirsiniz!

SEÇMELER

Diğer Haberler > Haberler