Sosyal Medya:

ANTRENÖR GÖRÜŞÜ

Hüseyin Belgerden: Sporcu Velisi Nasıl Olmalı?

Değerli sporcu velisi dostlarım, yazımın başlığından da anlaşıldığı gibi, sporcu adayı veya spor yapan çocuğunuz varsa çocuğunuza nasıl daha faydalı bir veli olabilirsiniz. Spor eğitimi  veren eğitmeni, antrenörü veya idarecisi ile nasıl bir iletişim içinde olmalısınız.      Sporcu, antrenör ve sporcu velisi konusu, uzun vadede çok önemli ve hassas boyutlarda olacağı için; ALTYAPI BASKET internet  sitesindeki bu köşede, eski bir sporcu, hakem ve 40 yıllık yönetici kimliğim ile bazı önemli konuları siz değerli velilerimiz  ile  paylaşmalıyız.

Önce; bence en önemli konulardan biri amaçtır, eğitmenin  ve ebeveynin amacı aynıdır;  ‘’ çocuğun ‘’ sporcunun bulunduğu noktadan daha iyi bir yere gelmesi buradaki iyi bir yere gelmek görecelidir … bu iyi bir sporcu olmak, dürüst  olmak, kurallara saygılı olmak, daha iyi performans gösterebilmek, düzenli ve programlı olmayı öğrenmek gibi birçok şey sayabiliriz.

Bu uzun yolculukta, değerli velilerimizin bilmesi gereken;  ‘’  En  önemli  görev; çocuklarına, ne olursa olsun, kayıtsız sevgi ve destek vermek ve antrenmana getirip götürmektir. (Yaşı küçük  sporcuları)  ‘’  Esasında; velinin  en kolay ve en önemli görevi budur.

Şimdi sizlere basit olarak antrenörün ve sporcunun kısaca tanımını yapmak istiyorum. Antrenör, sporcusu için en iyi  olanı düşünen ve dünyadaki en önemli şeyin birinci  olmak,  ya da en iyi olmak  demek olmadığının farkında olan  kişidir. Sporcu; düzenli antrenman yapan hayatını programlayabilen, karar verip uygulayabilen, sorumluluk sahibi dürüst kişidir.

Yukarıda yazıldığı gibi;  sporcu tanımında şampiyon olan, en iyi olan diye kelimeler yok, fakat sporsal anlamda; en iyi olup ancak  ‘’ sporcu ’’  olamamış birçok örnek vardır. Eğitmenlerin amacı önce  ‘’ sporcu ‘’ yetiştirmek olmalıdır.

Sevgili velilerimiz, diğer  önemli bir konu da;  ‘’ Sabırsızlık ‘’  ben senelerdir bu meslekte  birçok veli ile yaptığım sohbetlerde  onlara ‘’ SABIR ‘’ tavsiye etmişimdir … ama  onlar genelde çok  ‘’ SABIRSIZ ’’ dır. Spor aceleye gelmeyen  bir eğitim dalıdır, kalıcı, sağlam ve düzgün taşları  yerine koymak zaman alır, şu unutulmamalıdır emin adımlar hızlı koşarak atılmaz. Bu yüzden çocuğunuzun spor  eğitimi ve gelişimi ile ilgili acele etmemelisiniz.  Her insanın beceri ve öğrenme zamanı farklı olduğu  gibi;  bu  sporcu çocuklarda da böyledir. Küçük yaşlarda  gelen  ‘’ BAŞARILARI ‘’ yada                                ‘’ BAŞARISIZLIKLARI ‘’  abartmamalısınız.  Başarının çok büyük kısmı zaten çocukta var olan yeteneğin  ortaya çıkması ile olur, ancak ergenlik dönemi  ve sonrası  gibi esas performans yaşlarında  doğuştan gelen yetenek artık yavaş yavaş ikinci plana geçmeye başlar, çünkü;  bu yaşlarda aynı disiplinle spora devam etmiyorsa, yeteneğinin  olup olmaması bir anlam ifade etmez, sporcuda zamanla gerileme olacaktır. Çocuğunuz nasıl bir sporcu olursa olsun, onun yanında olduğunuzu ona destek olduğunuzu, sevgi ve saygınızı esirgemeyeceğinizi  bilmesini sağlayın. Çocuğunuz hiçbir zaman sizin sevgi ve saygınızı  kazanmak için, en iyi olması gerektiğine inanmalıdır, yada başarılı olmadığı zaman, sizin sevgi ve saygınızı kaybedeceğine inanmamalıdır.

Bunu  yapabilmenin anahtarı da şudur. ‘’ Sonucu değil  gösterilen çabayı yorumlamak ‘’  şöyle örneklendirmek istiyorum.

İyi sonuç elde etmiş  çocuğa  ‘’ harikaydın, çok iyiyiydin,  diğerlerinden çok iyiyiydin,  tebrik ederim, yendiğin için  seni çok kutluyorum ‘’  gibi sözler söylemek görünüşte  kulağa çok  masum gelebilir ama istemsiz olarak çocuğa şu mesajı veririz,        ‘’ Eğer maçı veya yarışı kazanamazsam  (birinci olamazsam) ailem yada antrenörüm  memnun  olmayacak, beni kabul edip desteklemeleri  için  hep birinci olmalıyım veya kazanmalıyım.’’  Esasında  olması gereken çocuğumuzun  gerek antrenmanda  gerekse maçta/yarışmada gösterdiği çaba ile  değerlendirilmesidir.

Sporcu çocuğun; doğru, iyi, güzel yaptığı şeyler ön plana çıkarılmalıdır ve eksiklerinin söylenmesi yerine bunları farkına varması sağlanmalıdır. Böylece çocuklarımız sonuca odaklı değil performansa ve gayrete odaklı spor yapmayı öğrenirler ki iyi performans iyi sonuç getirir.

Bu  bölüm çok önemlidir. Çocuğunuzun  DAVRANIŞINI  veya  PEFORMANSINI hiçbir zaman diğer çocuklarla özellikle de takım arkadaşlarıyla kıyaslamayın bu açıkça  çocuğunuzu  olduğu gibi kabul  etmemek ve gelişmesini engellemek olmaktadır. Çocuk öteki gibi olmadığı için kabul görmediğini düşünür.  ‘’ Kıyaslamanın hiçbir masum yanı yoktur, daha iyiye teşvik edileceğini yada hırslandırılacağını düşünmek hayal kırıklığıdır.’’

Diğer bir önemli konu da; çocuğunuza asla antrene etmemeye yani antrenörlük yapmaya ve  sporla ilgili nasihatler vermemeye çalışın bunu yapmak zordur,  şu da aklınızdan çıkmasın ki  bu olay, çocuğunuzu antrenörü ile sizi arada bırakır ki,  sonuç olarak her iki taraftan biri kesin zarar görür.  Çocuğunuzun antrenörünü tanımak ve anlamak için çaba sarf edin, unutmayın ki,  antrenörün en önemli ve en büyük önceliği sporcusu, yani çocuklarınızdır, onlar birinci sırada çocuklarınızla ilgilenirler. Çocuğunuzun onun gibi biriyle  çalıştığından dolayı gurur duyduğunuza emin olmalısınız. Bir antrenörün onlarca velisi olduğunu aklınızdan çıkarmayın, bilin ki çocuklar daima yüceltilmeli, övülmelidir. Kritikleri ve şikayetleri abartırlar, olayları iyice araştırmadan kızgınlıkla ve sakince düşünmeden, çocuklarınızın sözüyle hareket etmeyin.

Yukarıda yazdıklarım; 52 yıllık bir spor eğitmeni ‘’ sporcu, hakem, yönetici ‘’ olarak sürekli yaşadığım konuların içinden seçilen ana fikirler olup,  şu da bir gerçektir ki;  çocuklar  eğitildiği gibi, antrenörlerin ve sporcu velilerinin de eğitilmesinin çok önemli olduğuna  inanıyorum, umarım bu yazdıklarım herkese bir nebze yararlı olur.

Spor dolu bir yaşam dileğiyle, sevgi ve saygılar.

Hüseyin  BELGERDEN

 

 

 

 

 

 

Görüşlerinizi Paylaşın

Önemli Haberleri Kaçırmayın!

Aşağıdaki formla haber bültenimize kayıt olabilirsiniz!

SEÇMELER

Diğer Haberler > ANTRENÖR GÖRÜŞÜ