Gediz Çizmeli: İzmir’in Potansiyeli Çok Yüksek

ÖZEL | Pınar Karşıyaka Spor Kulübü U13 Küçük Erkek takımı antrenörü Gediz Çizmeli sezonun geride kalan bölümüyle ilgili olarak altyapibasket.com’a konuştu.

Başarılı antrenör İzmir’in basketbol anlamında önemli bir potansiyele sahip olduğunu söylerken, birtakım yanlışların yapıldığını dile getirdi. Çizmeli ayrıca sezonun bundan sonraki bölümüyle ilgili olarak hedeflerini de anlattı.

***

-Öncelikle bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz?

11.11.1981 İzmir doğumluyum. Emekli Beden Eğitimi Öğretmeni Levent Çizmeli ve TJK Şirinyer Hipodromu Komiserler Kurulu sekreterliğinden emekli Aysel Çizmeli’nin oğluyum. 1994 doğumlu üniversite öğrencisi Seçil Çizmeli adında kız kardeşim var. Antrenörlük hayatıma 1999 – 2000 sezonu Bucaspor Kulübü ve Buca Ortaokulu’nda başladım. Buca Zafer Spor Kulübü, Şirinyer İdman Yurdu Spor Kulübü, Şirinyer Doruk Spor Kulübü, Işıkkent Spor Kulübü ve birçok okul organizasyonunda her yaş kategorisinde çalışma fırsatım oldu. Üç yıl üst üste Küçük Erkek İl Karması antrenörlüğü yaptım. İl Karması’nda Türkiye Şampiyonluğu ve üçüncülüğü, Doğa Koleji olarak okullarda Türkiye ikinciliği, Pınar Karşıyaka Spor Kulübü’nde Türkiye dördüncülüğü yaşadım. Şu an da Pınar Karşıyaka Spor Kulübü’nde U13 ve İzmir Doğa Koleji’nde Lise Genç B takımlarında çalışmaktayım.

-İzmir’de birçok önemli organizasyonda görev yaptınız ve yapmaya devam ediyorsunuz. Basketbol antrenörü olmaya nasıl karar verdiniz?

Babam Beden Eğitimi Öğretmeni ve Antrenör olunca ister istemez çocukluğum salonlarda geçti. İdolüm hep babamdı. Benim de çocukluk hayalim bu nedenle basketbol antrenörü olmaktı. Sonuç olarak belki mütevazi bir hayat yaşıyorum ama sevdiğim ve hayalini kurduğum işi yapmanın mutluluğunu bana yetiyor diyebilirim.

“HEDEFLERİMİZE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”

-Bu sezon Pınar Karşıyaka Küçük takımında ve İzmir Doğa Koleji’nde görev yapıyorsunuz. Şu ana kadar geçen süreyle ilgili olarak neler söylemek istersiniz?

Geçtiğimiz sezon Pınar Karşıyaka Spor Kulübü’ndeki ilk senemde 2002 doğumlulardan oluşan U14 takımı ile Türkiye 4.’lüğü yaşadıktan sonra bu yıl 2004 doğumlulardan oluşan U13 takımı ile çalışıyorum. Bu sezon İzmir’de oynadığımız U13 AA Ligi 11 resmi maçın 10’unu kazandık. Mavişehir Gençlik ve Spor Kulübü ile birbirinden zevkli iki güzel maç oynadık, birini biz birini onlar kazandı. Üçüncü ve son maç şampiyonu belirleyecek. Öncelikli hedefimiz İzmir Ligi’ni şampiyonluk ile bitirmek, sonrasında ise Afyon’da yapılacak U13 Şampiyonası’nda derece yaparak madalya ile dönmek. Bu hedeflere uygun bir takım olduğumuzu düşünüyorum.

Geçtiğimiz sezon İzmir Çiğli Doğa Koleji’nde Genç B (Lise 1-2) Kategorisine bir yaş küçük olarak katılıp Türkiye İkincisi olduk. Bu yıl İzmir Ligi’ni namağlup bitirip İzmir Şampiyonu olduk. Karaman da yapılan Çeyrek Final maçlarını namağlup tamamlayıp, deplasmanlı yarı final gruplarına kaldık. Şu an 3 maçta 3 galibiyet alarak yolumuza devam ediyoruz. Bu yıl kendi yaş grubumuzda mücadele veriyoruz, hedefimiz tabii ki Türkiye Şampiyonu olarak tamamlamak. Hedefimize emin adamlarla gidiyoruz, başaracağımıza inanıyorum.

“HER KATEGORİDE TEK LİG OLMALI”

-İzmir’de altyapı basketboluna yönelik olarak yapılan çalışmaları nasıl görüyorsunuz? Dikkat çeken sorunlar ve sizin önerileriniz nelerdir?

İzmir’in basketbol anlamında çok potansiyelli bir şehir olduğunu düşünüyorum. Ama maalesef bu potansiyeli birkaç kulüp kullanabiliyor. Birçok kulübümüz spor okulu mantığı ile yönetiliyor. Oyuncu yetiştirme ikinci plana atılmış durumda, bu gerçekten İzmir için üzücü bir durum. Bu yıl AA ve A Ligi olmak üzere altyapı ligleri ikiye ayrıldı. AA Ligi takımlarının sayısı o kadar az ki, Türkiye Şampiyonası oynayacak takımlar maalesef bu nedenle çok az maç yaparak İzmir Ligi’ni tamamlıyor. Mesela bu yıl U14 AA Ligi’ne 4 takım katılıp, birinin ligden çekilmesi ile üç takım dört devre şeklinde toplam 8 maç oynanıyor. U13 AA Ligi 6 takım ile üç devre şeklinde 15 maç oynanıyor. U16 AA Ligi ise  7 takım ile iki devre şeklinde 12 maç oynanıyor. Maç sayıları o kadar az ki bence her kategoride tek lig olmalı, kategorisinde başarılı olan ilk 3 takım AA Ligi Şampiyonası’na , 4.5.6. bitiren takım A Ligi Şampiyonası’na gitmeli. Şampiyona oynayacak takımların 35-40 resmi maç yapması gerekiyor. Bu uygulamanın daha doğru olacağını düşünüyorum.

“7 AY ARA ÇOK UZUN”

-Bu sezon başında statüde bir değişiklik meydana geldi. Sizin bu değişiklikler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

U14 Ligi maçlarına Kasım ve Mayıs arasında 7 ay ara verilmesi gerçekten çok kötü olduğunu düşünüyorum. Teog önemli evet, üniversite giriş sınavı gibi bir daha girme şansı yok ama bu yaş kategorisi çocuklarımızın bu kadar uzun süre maç yapmaması çok doğru gelmiyor. Önümüzdeki yıl bu uygulamanın değişeceğini düşünüyorum. Değişmesi gereken ve yanlış olarak düşündüğüm diğer konu da AA Ligi takımlarının bir yaş küçük oyuncu oynatamaması . Bir yaş küçük oyuncu oynatmanın ne gibi avantajı olabilir anlamış değilim.

-Genç oyuncuların A Takım seviyesine geçerken ne gibi sıkıntılar yaşadığını düşünüyorsunuz. Çözüm önerisi olarak söyleyebilecekleriniz nelerdir?

Şu an yabancı sayısı nedeniyle Türk oyuncuların Süper Lig takımlarında yer bulması ve süre alması oldukça zor bu nedenle alt liglerde daha fazla takım olmalı diye düşünüyorum. Genç takım bittikten sonra oyuncuların oynayabileceği ligler kurulmalı ümitler ligi gibi. TBL, TB2L, Bölgesel Lig de kendine yer bulamayan oyuncular buralarda basketbol hayatına devam etmeli. Federasyonumuzun konu ile ilgili çalışmaları bulunmakta, umarım çözümler bulunur.

“İZMİR POTANSİYELİ YÜKSEK BİR İL”

-Bu yıl İzmir’de gerçekleştirilen 2003-2004 doğumlu oyuncu taramalarında görev yaptınız. Taramalarda gözlemlediğiniz ve aldığınız bilgiler doğrultusunda bu jenerasyon hakkında neler söylemek istersiniz?

İzmir basketbol olarak potansiyeli yüksek bir il, taramalarda gördüğüm kadarıyla birçok İzmir’li oyuncumuzun altyapı milli takımlarında yer alacağını düşünüyorum. Kulüp olarak da 2003 jenerasyonunda kulübüm Pınar Karşıyaka, 2004 jenerasyonunda çalıştırmakta olduğum Pınar Karşıyaka ve Mavişehir Gençlik ve Spor Kulübü’nün Türkiye U14 ve U13 şampiyonasında başarılı olacağını düşünüyorum.

-Basketbol okulları altyapılar için ne kadar önemli? Sizce doğru çalışmalar yapılabiliyor mu?

Bu olay çoğu yerde tamamen ticari olarak yapılıyor. Haftada iki antrenman yapayım, paramı alayım mantığı var. Basketbol spor okulları, basketbola başlangıç anlamında çok büyük önem taşıyor. Bunun bilincinde olan kulüpler, başarılı sporcular yetiştirip kalıcı oluyor. Diğerleri ile zamanla kaybolup gidiyor. Kalıcı olabilme adına doğru çalışmalar yapılmalı, çalışmalarda doğru ve eğlenceli bir temel eğitimle çocukları gerçek anlamda yaptıkları işe teşvik etmek, basketbol okullarımızda bulunan çocuklarımızı gelecekte yüksek seviyelerde basketbol oynayacak düzeye ve özgüvene sahip bir sporcuya, bunun yanında da toplumuna, ailesine ve kendine yararlı bir bireye dönüştürmek esas alınması gerekiyor diye düşünüyorum

-Küçük yaşlarda sporcularla çalışıyorsunuz. Onları mental ve fiziksel anlamda hazırlamak adına yöntemleriniz nelerdir?

Altyapıda antrenör ile oyuncunun diyaloğunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Altyapı oyuncusu eğer antrenörünü seviyorsa hem kendi, hem de antrenörü için oynayıp mücadele ediyor. Onu üzmemek için var gücü ile mücadele ediyor. Diğer önemli konu da hedefe inandırmak. Oyuncu antrenörüne sevgi besleyip bir de güveniyorsa hedefe inanıyor bu amaç uğruna hem mental olarak hem de fiziksel olarak kendini hazırlıyor. Gerisi ise biz antrenörlerin becerisine kalıyor.

-Son olarak altyapibasket.com ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Öncelikle bu röportaj için sizlere teşekkürlerimi sunuyorum. Sizler de biz antrenörler gibi Türk basketbolu için emek veriyorsunuz. İzmir içi ve tüm Türkiye geneli birçok habere ve bilgiye sayenizde ulaşabiliyoruz. Yapmış olduğunuz haber ve paylaşımlar ile insanlara kendilerini değerli hissettirdiğinizi düşünüyorum. Başarılarınızın ve çalışmalarınızın devamına diliyorum.

Etiketler:
Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...