Eyüp Fatih Ünal: Önceliğimiz maç kazanmak değil

Bugün çalışmalarını İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde sürdüren YEF Spor Kulübü’nün kurucularından Eyüp Fatih Ünal ile yaptığımız röportaj ile karşınızdayız.

Kulübün kısa sürede geldiği nokta hakkında değerlendirmelerde bulunan Fatih Ünal ayrıca oyuncularıyla olan iletişimlerinde izledikleri yolları da anlattı.

Keyifle okumanız dileğiyle…

-Öncelikle bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

İsmim Eyüp Fatih Ünal 14.03.1988 İstanbul Şişli Doğumluyum. Basketbolla ilk tanışmam 1994-95 senelerinde Yeşilyurt Spor Kulübü Spor Okullarında oldu. Resmi olarak ise Çavuşoğlu Koleji’nde 1996 yılında başladım. 1997 senesinde ilk defa okul takımı ile Türkiye şampiyonasına gitme şansını yakaladım. Okul takımlarında sırası ile Çavuşoğlu Koleji ile ilkokullarda namağlup Türkiye şampiyonluğu, Selim Pars Koleji ile ortaokullarda Türkiye şampiyonluğu Liselerde Türkiye 4.’lüğü, Sabri Çalışkan Lisesi ile yine Türkiye 4.’lüğü yaşadım.

fatihunal

(Selim Pars Koleji – Şehremini Lisesi, Türkiye Şampiyonası maçı. Şutu atan Eyüp Fatih Ünal, blok vurmaya çalışan isim ise Semih Erden. Ayrıca sahada Barış Hersek, Cenk Akyol, Oğuz Savaş, Mutlu Demir gibi isimler yer alıyor.)

SelimparsAyrıca Üniversitede İstanbul Aydın Üniversitesi ile İstanbul şampiyonlukları,Türkiye 2. likleri yaşadım. Kulüp kariyerim Galatasaray Spor Kulübü’nde başladı. Küçük takımdan A takıma kadar Galatasaray’da oynadım. Küçük takımda Türkiye 4.’sü olduk. O Sene şampiyonanın sayı kralı ödülünü kazandım. Daha sonra yıldız ve genç takımlarda her sene Türkiye şampiyonası oynayarak guruplardan çıkma başarısı gösterdik. 16 yaşında Halil Üner’in çalıştırdığı Galatasaray Spor Kulübü A Takımı’na yükseldim.Yine bu dönemde Orhun Ene önderliğinde toplanan Yıldız Milli Takımına seçildim. Çeşitli liglerde profesyonel olarak basketbol oynamaya devam ettim ve daha sonra basketbolu bıraktım.

-YEF’in kuruluş sürecini anlatabilir misiniz? Hedefleriniz, beklentileriniz nelerdi?

Kuruluşumuz ben ve diğer 2 baş antrenörümüzün bir araya gelmesi ile gerçekleşti. (Yıldıray Yıldırım , Emre Özsarı) Başlattığımız spor okulu faaliyetleri sonrasında kulüpleşme kararı alarak liglere katılmaya ve sporcularımızla turnuvalarda mücadele etmeye başladık. Öncelikli hedefimiz kesinlikle ülkemiz basketboluna, sporuna karakterli, çalışkan, “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.” düşüncelerini benimsemiş üst düzey sporcular yetiştirmektir. Beklentilerimiz ilk etapta altyapı kategorilerinde mücadele ederek sporcularımıza bir yol açmaktı. Ve basketbol branşında tüm kategorilerde var olan bir kulüp yaratmaktı.YEF

-Geride kalan süreçte kat ettiğiniz mesafe hakkında ne söylemek istersiniz?

Açıkçası 3 buçuk senede iyi bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Sebebine gelince katıldığımız turnuvalarda Minikler kategorisinde 3 sene üst üste namağlup şampiyonluklar elde ettik. Sıfırdan basketbola bizimle başlamış sporcularımızla Küçük Erkeklerde 2 senedir Seri B’de mücadele ediyoruz. Çoğunlukla hep bir jenerasyon küçük, hedef sporcularımızla maçlara çıkıyoruz. Tüm bunların dışında daha önemlisi YEF S.K olarak 3 senede Türkiye’nin en büyük altyapılarına çok sayıda oyuncu vermenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kulübümüz bünyesinden Anadolu Efes, Darüşşafaka Doğuş, Galatasaray, İBB erkek takımlarına ve İstanbul Üniversitesi Bayan takımına sporcular gönderdik. İleride bu sayının daha da artacağını söyleyebilirim.

-Bundan sonraki dönemde hedefiniz nedir?

Bundan sonraki dönemde en önemli hedefimiz kulübümüz bünyesinden Türk basketboluna A Milli Takım düzeyinde oynayabilecek elit sporcular kazandırmak. Bu sebeple kulüp olarak öncelikle amacımız hiç bir zaman maç kazanmak olmadı. Zaten takımsal başarıyı ilk sıraya koysaydık bahsettiğimiz sporcularımızı bu kulüplerimize gönderemezdik. Bizce altyapıların amacı her zaman öncelikle üst yapılara tam donanımlı Türk sporcular yetiştirmek olmalıdır.

-YEF olarak şu an hangi branş ve yaş gruplarında mücadele ediyorsunuz? Ayrıca kulübün bünyesinde çalışan ekibi de tanıtabilir misiniz?

Kulübümüz şu an için sadece basketbol branşında faaliyet göstermekte. Benim dışımda 2 baş antrenörümüz kulübümüzde görev yapmakta (Yıldıray Yıldırım ve Orhun Demirel). Aynı zamanda Emre Özsarı da idari koordinatör görevini yürütmekte.

YEF

-Kulüp bünyesinde ekstra olarak ne gibi çalışmalar yapılıyor? (Hem saha içi hem saha dışı) Sizinle çalışan sporculara ne gibi imkanlar sunuluyor?

Ekstra olarak gelişim kampları düzenliyoruz. Bu kamplarla sporcularımıza kendi ayakları üzerinde durmayı, özgüvenli olmayı, sosyalleşmeyi ve basketbollarını geliştirmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca velilerimizle çeşitli yemek organizasyonları yapıyoruz. Bir aile ortamı yakaladığımızı söyleyebilirim bu bağlamda.

-Basketbol okulları sizce altyapılar için ne kadar önemli? Çalışmaların ne kadar verimli olduğunu düşünüyorsunuz? Ayrıca sizin bu konudaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Basketbol okulları altyapılar için çok önemli bir hale geldi çünkü daha çok sporcu keşfedebilme, yetenek tespiti yapabilme açısından çok fazla imkan oluşturdu. Teknolojinin gelişmesi basketbola olan ilginin artması ve sosyal medyanın da gücü ile önümüzde ki dönemlerde çok daha fazla Türk sporcunun kendisine üst liglerde fırsat bulacağını düşünüyorum. Çalışmaların ne kadar verimli olduğuna gelince bu açıkçası her kulübün spor okulunun öncelikle kendi vicdanı ve felsefesi ile alakalı bir konu. Bu konuda diğer okullarımız hakkında yorum yapmak bize düşmez. Biz kendi adımıza en doğru eğitimi vermeye çalışıyoruz bunu içtenlikle ve gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

-Altyapı statüleri ile ilgili düşünceleriniz neler? Altyapı basketbolu ile ilgili eksik gördüğünüz noktalar var mı?

Bu konuda yaşadığımız en büyük sıkıntı Küçükler kategorisinde. Alan savunması sorunu malum herkesin konuştuğu tartıştığı bir konu. Bunu yasaklamak pek mümkün olmuyor. Daha önce denendi ancak az önce bahsettiğim vicdan ve doğru eğitim burada da devreye giriyor. Benim şahsi fikrim en azından 3 sayının küçükler kategorisi için acilen geri getirilmesi. Şu anki sistemde alan savunmasının bir cezası yok çünkü. Birçok maçta 3 saniyenin içinde neredeyse el ele tutuşup rakibinin şut atmasını bekleyen takımlar görüyorum. 3’lük atışlar sayılırsa bir nebze bunun cezasının verileceğini düşünüyorum.

-Çok küçük yaşta sporcularla çalışıyorsunuz. Oyuncularınıza yaklaşımız nasıl oluyor? Hem psikolojik hem de fiziksel olarak kendilerini geliştirmeleri konusunda ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz?

Ben bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum çünkü eğitimci bir aileden geliyorum. Annem okul öncesi eğitim
uzmanı üniversitede öğretim görevlisi. Yıllarca anaokulu işletmeciliği yaptık ve anaokulunda çocukların içinde büyüdük. Eşim de anaokulu öğretmeni. Bu konularda onlardan çok yardım aldım almaya da devam ediyorum. Bahsettiğimiz yaşlar yani 6 yaş ile 12 yaş arası çocuklarımız için basketbolla tanışıp branşlaşmaya geçiş yaptığımız yaşlar. Tüm psikolojik yanlış eğilimler bu yaşlarda düzeltilebilir. O yüzden her şeyden önce sevgi ve sabır diyorum. Bu sabır sadece tahammül etmek anlamında değil eğitimde de sabır. Soru sorduklarında sabır yanlış yaptıklarında da sabır. Bir çocuğa hatasını gösterirken sevginizi hissettirmeniz gerekir, hatta kızarken bile çocuk sevildiğini hissetmelidir. Bunun için elimden ne geliyorsa yapıyorum. Sonra her şey halledilir. Şahsi olarak küçük yaşlara bulunduğum en önemli tavsiye anlatılanı dinleme, dinlemeyi öğrenebilme üzerine.

YEF-(3)

Antrenmanlarda bununla alakalı küçük sınavlar yapıyorum. Bir konuyu anlatır anlatmaz sıranın en arkasında arkadaşıyla konuşan sporcuma hemen o anda ne anlattığımı anlatmasını istiyorum. Tabi konuştuğu için anlatamıyor. Çok komik cevaplar alıyorum. Kendisi de dahil hep birlikte gülüyoruz. Dinlemediği için anlamadığını, yoksa çok akıllı bir çocuk olduğunu söylüyorum. Sonra yanağını sıkıp antrenmana devam ediyorum. O da dinlemeye başlıyor o andan itibaren. Bir diğer en önemli tavsiyemde kitap okumalarını istemem. Geçen sene Küçük takım oyuncularıma her ay en az 300 sayfa kitap okumalarını zorunlu kılmıştım ve bu kitapların özetlerini getirmelerini istemiştim. Her ayın 5’inde bana kitap özetlerini getiriyordu bütün takım. Bunun sebebi de şuydu anlatılanı anlamıyorlardı. Dinleme aşamasını geçmiştim ama dinlediğini anlama yorumlamada çok sıkıntı yaşıyordum. Getirilen kitap özetlerinde de bu çok belirgindi okuduklarını tam olarak anlamıyorlardı ya da anladıklarını ifade edemiyorlardı. Bir sene sonunda kitap okuma ödevinden sonra bu sorunu da büyük ölçüde aştığımı söyleyebilirim.

-Veliler altyapılarda önemli bir faktör. Kendileriyle iletişiminiz nasıl? Onlarla ile saha dışı çalışmalar yapıyor musunuz?

Daha önce bahsettiğim gibi çeşitli yemekler düzenliyoruz. Küçük toplantılar yapıyoruz. Buralarda hedeflerimizi amaçlarımızı anlatıyoruz. Çocuklarımızı bir yarış atı pozisyonuna düşürmemelerini, her çocuğun basketbolda çok başarılı olmak zorunda olmadığını, çocukları üzerinden kendi egolarını tatmin etmemeleri gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Hiç bir çocuğu bir başkasıyla kıyaslamamaları gerektiğini her çocuğun kendi bireysel gelişimini takip etmelerini önemle vurguluyoruz. Çocuklarını antrenmanlarda rahat bırakmalarını kenardan gelip el sallamamalarını sularını kendilerinin içmesi gerektiğine kadar daha birçok konuda velilerimizle sürekli iletişim halindeyiz.

-Altyapibasket.com hakkında ne düşünüyorsunuz önerileriniz veya eleştirileriniz neler?

Öncelikle böyle bir röportaj hazırlamanız beni çok mutlu etti. Çünkü sorular çok kilit ve çok önemli sorulardı. Belli ki dikkatle seçilmiş. Bu yüzden çok teşekkür ediyorum size. Altyapıbasket basketbolun gelişmesinde, yayılmasında ve çocukların sporu sevmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu açıdan da sizleri tebrik ediyorum. İlginiz için de ayrıca tekrar teşekkürler.

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...