Erol Özal: “Sporda Başarının Altında Süreklilik ve Disiplin Yatar”

Mavişehir Spor Kulübü Genel Menajeri Erol Özal, altyapı basketboluyla ilgili genel düşüncelerini izmiraltyapibasket.com’a anlattı.

   *Erol hocam öncelikle sizi tanıyarak başlayalım, biraz kendinizden bahseder misiniz?

   Ben Erol ÖZAL 07 Ekim1962 İzmir doğumluyum. Doğma büyüme Karşıyakalı’yım halen Mavişehir Spor Kulübü’nde genel menajer olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda halk eğitimde basketbol branşını sevdirmek ve geliştirmek adına okullarda öğretmenlik yapmaktayım.

   *Sizce başarı getiren nedenler nelerdi?

   En önemlisi basketbol sporuna nereden baktığımız. Başlama yaşı 0-6, 0-7 yaş olan bu spor dalına salt başarı mı?  Kısa yoldan başarıya ulaşmak mı? Yoksa uzun sürekli uzun soluklu bakış açısı mı? Ben bu spora süreklilik tarafından bakmaktan yanayım. Başarıyı getiren en önemli nedendir.

   *Başarılı bir basketbol yönetici olarak küçük yaşta basketbola başlamanın öneminden bahseder misiniz?

   İlk hedefimiz sağlıklı bireyler yetiştirmek. Hem mental hem de fiziksel olarak çocuklarımızı eğitmek. Unutmayalım ki her sporcu adayı bir takım oyuncu olacak diye bir kural yok ama biz çocuklarımıza küçük yaştan itibaren önlerine hedef koyarak basketbol sporuna sadece oyuncu olarak değil birer spor adamı olarak yetiştirme amacındayız. Bu doğrultuda hakem, antrenör, spor yazarı, spor hekimi ve öğrenim gördükleri branşlarda başarılı bir yönetici  ve iş adamı dolasıyla topluma yararlı bireyler yetiştirmiş oluruz. Bu işin temelinde süreklilik ve disiplin yatar ve buda başarıyı getirir.

Erol Özal

 

   *Maç kaybettikten sonra oyuncularınızı nasıl motive edersiniz?

   Soyunma odasına girdiğim andan itibaren duygularımı ortaya koyarım. Bireysel olarak kritik yapmam, genel olarak konuşurum. Örnek vermek gerekirse 16-17 yaş grubuna bu oyunun size yakışmadığını bu yenilgiden ziyade sahada mücadele etmemenizin beni üzmesidir. Geleneksel sözümde gece yastığa başınızı koyduğunuzda bu söylediklerimi düşünün derim.

   *Bir oyuncu adayı salona girdiği andan itibaren sporcuyla ilgili kafanızda nasıl bir profil çizersiniz?

   Bunu fiziksel ve zihinsel olarak ikiye ayırabiliriz. Sporcu adayından fazla bir şey beklememekle beraber; kılık kıyafetten başlayarak sahadaki duruşu, arkadaşlarıyla iletişimi, basketbol sporunu ne kadar sevdiğini hissettirmesi ve az görülse de sporcuların veli zoruyla getirildiğine şahit olmuşumdur. Bunun gibi benzeri ayrıntılar bize çocukla ilgili o an için kafamızda bir profil oluşturur. Bu fikirler doğrultusunda fiziksel ve tekniksel kabiliyetler ilgili çalışmalar başlatılır.

   Daha öncelerinde Yeni Asır gazetesinde Köşe Yazarı Sayın Hürol Dağdelen’in ‘’Yetenek Avcısı’’ yazısıyla sizden bahsetmişti. Şimdi sizin gibi değerli birçok oyuncuyu başta Furkan Aldemir olmak üzere Türk ve İzmir basketboluna kazandırdığınızı biliyoruz. Bizim size sormak istediğim bu oyuncuları nerelerde bulup keşfediyorsunuz?

   Ana kaynak tabiiki de okullar. Özellikle ilköğretim okulları ama sokakta oynayan bahçede oynanan bir oyuncu adayı da olabilir. Bu işler biraz rastladı, araştırma ve gözlemdir. Buda bizim profesyonel ama amatör ruhla yaptığımız bir iştir. Benim şimdiye kadar özellikle Mavişehir Spor Kulübü’nde oyuncu hazır olarak gelmez. Ben ve ekibim tarafından sabırlı ve zorlu bir süreçte sonra başarılı bir takım oyuncusu ortaya çıkar. Bu konuda da başkanım Sayın Murat ACET’i desteklerinden dolayı bahsetmeden geçemeyeceğim. Bu arada sağ kolum Bahar PUTE hocamın çalışmalarını ve bana desteğini takdirle karşılıyorum.

Beraberce yeni yetenekler kazandırmaya devam edeceğiz”

   Son olarak 2014-2015 sezonunda İzmir de Yılın Spor Adamı ödülünü aldınız. Bu doğrultuda bir spor adamı olarak sporcularınıza ve velilerinize neler söylemek isterseniz?

   Basketbol sporu bir yaşama biçimidir. Sadece hedeften ibaret değil süreklilik ve devamlılık isteyen amacı olan bir spor dalıdır. Sporcunun gerek spor hayatında gerekse daha sonraki hayatında başarısını etkileyen ve destekleyen bir olgudur. Bu amaçla da velilerimizin olayın bu tarafında bakmalarını yani her sporcunun oyuncu olamayacağınıda düşünerek sporun faydalarını ön planda tutmasını tavsiye ederim. Başarı zaten kendiliğinden gelecektir. Ayrıca velilerimize de çocuklarına ve bize gösterdikleri destekten dolayı teşekkür ederim.

   Metin Hocam bu söyleşi için sanada ayrıcı teşekkür eder,başarıların devamını dilerim.

  Erol Özal

 

Etiketler:, , , , , , ,
Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...