Çağrı Satır, Çağdaş Batı İhtisas’ın hikayesini anlattı

Bu hafta Ankara’dan bir röportajımız ile karşınızdayız. Ankara altyapısı geçmiş dönemlerde oldukça dikkat çekici işler yapıyordu.

Nitekim 2010’lu yılların başında da birkaç hamle yine göze çarpmıştı ancak saman alevi şeklinde dereceler olarak değerlendirildi.AtnCROPCaeIaEqwfXKJtu1KuRgCqwln14Zfiby9DtYIH

Ankara özellikle basketbol okulu sistemi bakımından gelişmişlik arz eder durumda. Fakat iş profesyonel yapıya oyuncu çıkartma kısmına gelince bir yerde tıkanmalar yaşanıyor ki bunun etkenlerini günlerce oturup tartışsak
kimseyi memnun edecek bir cevap bulamayız.

Ayda en az 2 kere Ankara’ya seyahatim oluyor. Bu dönemlerde özellikle Ankara’daki kulüplerle görüşmeyi ihmal etmemeye çalışıyorum fakat tek başıma yetişmem zor. Sağ olsun temsilcimiz Efecan da büyük özveri ile sitemizin Ankara ayağını çok güzel şekilde yapıyor.

Efecan’a  “ÇABA diye bir kulüp var özellikle Yıldızlarda Dahil Olma ve Play Out gruplarını geçerek önemli bir başarıya imza attı bir anlatsınlar bakalım nasıl bir kulüpmüş?” diye sordum. Nitekim Çağrı Satır ile randevulaştık, buluştuk ve başladık sohbete buyurun röportaja.

Bir sizi tanıyalım önce. Çağrı Satır kimdir nedir, ne yer, ne içer J (bunları sormadım) bir oyunculuk kariyeri var sonra da antrenörlük …

Ankara altyapı kariyeri uzun. Ankaragücü, Türk Telekom gibi kulüplerde başladım ancak esas kendimi bulduğum yer Ormanspor diyebilirim. Ormanspor’da iki sene genç takım oynadıktan sonra A takıma çıktım ki önemli yatırımların başladığı dönemlerin bir parçasıydım. Mahalle takımı denilebilecek bir altyapı takımı ile ciddi başarılar yakalamıştık.

Anadolu Basket ve 2 yıllık aranın ardından Ankara DSİ’de oynadım ama sonra sakatlık durumlarından oynamayı bıraktım.

Antrenörlük başlangıcı nasıl oldu?

Aktif oyunculuğu bıraktıktan sonra Hacettepe Üniversitesi’nde Spor Bilimleri Fakültesinde antrenörlük bölümüne girdim.

İşin mutfağından geldiğimi düşünüyordum ve çocuklara da bir şeyler sunabilirim, onlara bir şeyler öğretebilirim düşüncesi ile böyle bir başlangıç yaptım.

İlk antrenörlük deneyimime Ankara Ülker’de Eryaman şubesinde başladım. Çömez bir antrenör olarak spor okulunda 2011 yılı civarı başlamıştım. Spor okulunda ilk olarak para almadan hatta cebimizden harcayarak kilometrelerce yol kat ederek yapılan çalışmaları gözlemledim.  Severek yaptığım bir işti ve çok mutlu bir şekilde o dönemi geçirdim.

İlkim Koleji’nde yaz okulunda işe başladım ve çocuklar ile daha fazla haşır neşir olmamı sağladı. İlkim Koleji ile de bir kulüp kurduk.

30 öğrenci ile başlayıp 100’lü sayıları bulduğumuz bir organizasyon oldu ancak okulun kendi problemlerinden dolayı kapanmak zorunda kaldı.

Ancak 100 çocuk ortada ve verilen emek var bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Şuan Yıldız Takımımızın kaptanı olan Ulaş Korkmaz’ın babası Ali Korkmaz ağabeyimizin destekleri ile bir kulüp organizasyona girdik. Çağdaş bir yapıda felsefemizin batıya dönük bir şekilde olması sebebi ile ki Ankara Batıkent’te olduğumuzu da düşünürseniz Çağdaş Batı İhtisas ismine karar verdik ve kulübümüzü kurduk.

Kısaltmasının da bir hikayesi var değil mi?

Evet bir hikayesi var. Açıkçası Çağdaş Batı İhtisas biraz uzun kalıyordu ki sahada birlikte söylemesi zor oluyordu. Ali ağabeyin yanında çalışan Ünver ağabeyimizin önerisi vardı; “Çocuklar bu kulübün kurulmasında çok büyük emek var ÇABA var” dedi ki orada herkesin beyninde şimşekler çaktı ve işin emekçisi, çabalayanı olarak ÇABA kısa ismi ile de 2014 yılından beri faaliyet gösteriyoruz.

 

 

çaba

“AİLE KULÜBÜYÜZ”

Kulübün yapısı nasıl?

Bir aile kulübüyüz. Velilerimizin destek verdiği maddiyatın değil maneviyatın ön plana çıktığı herkesin bir birini desteklediği kolladığı bir kulübüz. Kendi yağımızda kavruluyoruz. Oyuncu yetiştirmek, dışarıdan oyuncu alarak değil minikten itibaren bizlerle olan çocuklarla yol almak istiyoruz. Kendi iç dinamiklerimizle hareket eden bir kulübüz.

Sezon öncesi oynanan gruplarda önemli bir başarı yakaladınız ve yıldız takım olarak AYEL A’da mücadele ediyorsunuz.

En dipten gelerek çıktık ki bunda da bir ÇABA var diyebiliriz değil mi? Dahil olma grubunda 5’te 5 yaptık. Play out grubunda kimse bize şans tanımıyordu ODTÜ ve Mavi Birlik’in ardından gruptan çıktık. Çaprazdan Çankaya Üniversitesi ile oynadık ve onları da geçerek emeklerimizin karşılığını aldık. Maç sonunda havai fişekler patladı kutlamalar görülmeye değerdi.

İşin eğlence boyutunda baya tadını çıkarıyorsunuz anlaşılan.

Hem de nasıl. Velilerimiz ve oyuncularımız ile birlikte gerçekten çok eğlenceli bir ortamımız var anın da tadını çıkartmayı çok iyi başarıyoruz. Her maçımızda tribünlerimiz dolu.

Bir de tezahüratınız varmış…

Meşhur bombalasi bombalasi bom bom Çağdaş Batı Şampiyon şeklinde bir tezahüratımız var. “Çabalama Çabalama boşuna ÇABA burada” diye ayrı bir tezahüratımız var. Bayraklar, flamalar ile de görsel bir güzellik katıyoruz. Ankara basketboluna renk getirdiğimiz düşüncesindeyim.

“KISA HAYALLERLE UĞRAŞMAK YERİNE HAYALİ BİR KEZ KURMAK İSTİYORUZ”

Bundan sonra hedef ne?

Dahil olma grubunda ilk maça çıkarken soyunma odasında tahtaya Türkiye Şampiyonası diye yazdım. Hedef büyük. Gerçekleşir gerçekleşmez bilemeyiz ama hedefi büyük tutmak önemli. Kısa hayaller ile uğraşmak yerine hayali bir kez kurmak istiyoruz. Kısa bir takımız ama biz mücadelemiz ile bir şeyleri kapatabiliyoruz. Lige iyi başladık ama bir TED Kolej yenilgisi yaşadık yine de ben bu mağlubiyetin bize fayda getireceği kanısındayım. Kendimize gelmemiz açısından iyi oldu. Bir silkelenmeye sallanmaya ihtiyacımız vardı.

ÇağrıSatır-(2)

Diğer kategorilerde nedir durum?

Genç takımımız yok ama yıldız takım jenerasyonu ile ileride orada da oynayacağız. AKEL B’de 1 yaş küçük bir takımla oynuyoruz. 2005’lilerin oluşturduğu bir takımımız var ki o takım da 1 yaş büyük oyunculara karşı oynuyor. Esas altın jenerasyonumuz 2006-2007’liler olabilir. Üç yıldır bizle çalışan bir ekip ki ilk topu ellerine bizle birlikte aldılar. Onlar için çok heyecanlıyım ve ilerleyen yıllarda ciddi işler yapabilirler.

Altın jenerasyon diyorsunuz aman çocuklar kıskanmasın J

Bütün takımların bende ayrı bir keyfi var. Üç takımla da ben çıkıyorum. Yıldız takım çok eskiden beri benle beraber artık onlarla ağabey kardeş ilişkisinden öte durumdayız. Yıldız takımın mücadele ruhu beni çok etkilemiştir. AKEL B takım yeni kuruldu ama onların gelişimini izlemek büyük keyif benim için. AMEL B takımı ile papazız bu aralar, potansiyeli yüksek takım maç kazanıyor ama benim için yeterli değil J. Yıldız takımın yeri bende ayrı tabi bunu söylemem lazım.

“ÇOCUKLARIN ÖNÜNÜ AÇARIZ”

Dışarıdan transfer teklifleri gelirse ne olacak? Ne kadar hedefe ulaşmış olursunuz?

Bazı yerlerden geliyor teklifler. 2000’li oyuncularımız için özellikle arayanlar oldu. Çocukların önünü açarız. Önemli olan Türk basketboluna oyuncu yetiştirmek. Bir tane Süper Lig’de oyuncumuz olursa bizim için büyük gurur. Genç yaşı bitti diye ortada bırakmayız kimseyi. Şuan TB3L’ye takım kurabilecek potansiyele sahip bir yapımız var.

Ankara basketbolunu değerlendirelim, genç bir il temsilcisi ile yola çıkıldı bu sezon.

Borga Aydoğdu’nun gelmesiyle bence olan bir düzen geliştirilmeye çalışılıyor. Özellikle demokratik bir yapı olduğu kanaatindeyim. İletişimin yüksek olduğu bir ortam var. Objektif bir bakış açısı ile takımlara yardımcı olmaya çalışıyor.

Ankara basketbolu ile ilgili olarak ise maalesef şehrimizden yıllarca oyuncu çıkmıyor. Özellikle altyapının belki de en çok imkanına sahip kulübü dahi derece elde edemiyor hatta şampiyonaya bile gidemeyebiliyor. İzmir ve Bursa’nın gerisindeyiz. Bunlara nasıl çözüm bulunabilir diye sorarsanız eğer büyük spor okullarının kalifiye eleman ile hareket etmesi gerektiği düşüncesindeyim. 1500 öğrenciye sahip okulların dahi Şampiyonaya gidip derece elde etmek artık boyunun borcu bence. Durum tespiti yapacak olursak eğer; yüksek bir ilgi var ama sonuç zayıf denemeyecek boyutta.

Tesis anlamında da önemli gelişmeler de var hâlbuki.

Bizim zamanımızda takım sayısı da yüksek seviyede idi. A takım bazında özellikle hafta sonu etkinlik yapmak istediğinde hangi maça gideriz dediğinde kısıtlı bir durum söz konusu. DSİ, Mamak’ta oynuyor, Telekom ve TED Kolej de deplasmanda olursa yandık zaten gidecek maç yok. O yüzden altyapı liglerinin de değeri burada daha çok ön plana çıkıyor. Bu ligler daha çok önemsenmeli çocuklar kendilerini önemli hissetmeleri gerekli. Fakat ‘Hedef maçlar oynansın ve bitsin’ durumuna geldi maalesef. Çok fazla da takım var işleri organize etmek çok zor il temsilciliğine de hak vermek lazım.

“MAÇ SAYISI KONUSUNDA BELLİ SIKINTILAR VAR”

Maç sayısı yeterli mi? Statü olarak yeterli mi sizce?

Mesela B ve C ligleri oynasınlar ama bitse de gitsek havasında olan bir lig. Minimum 7 maçtan sonra sezon bitiyor. Fakat benim Euroleague alanım orası ve ben oraya konsantre oluyorum. Fakat hakemler örneğin aynı bakış açısı ile yaklaşmıyorlar sıkıntı belki bir tek bu. Maç sayısı ve benzeri durumlarda zaten belli sıkıntılar var.

Velilerin genel bakış açısı nasıl sizce?

Biz genç takımda para konusu konuşulsa utanırdık. Çocuklara genç yaşlarda maaş tarzı paralar bence yanlış ki veliler de artık bu avantajı kullanmak isteyebiliyor. “İngiltere’nin bir yerinde bir lord ve harika bir bahçesi var. Bu bahçede çocuklar futbol oynuyorlar. Lord çocukların çiçekleri ezmesinden, kırmasından şikayetçi fakat çocukların gelmesini istiyor ve futbol oynamalarını istiyor. Çocuklara geldiği her gün için 1 pound vaadi veriyor ki ilk hafta veriyor sonra gittikçe meblağ düşüyor ama çocuklar yine de geliyor ancak en sonda Lord benim param kalmadı diyor ve çocuklar artık gelmiyorlar.” Biz bu çocuklara parayı bu kadar alıştırırsak eğer işin eğlence kısmından oyun kısmından uzaklaşırlar. Sevdiği bir oyunu menfaate çevirmiş olur. Her çocuk kendini iyi görüyor veli çocuğunu çok çok iyi görüyor ama bizim amacımız da çocukların şuan oyun oynadığını belirtmek tadını çıkartmaları gerektiğini anlatmak.

Çocuklara ne tavsiyeniz var peki. Teknolojinin içinde büyüyorlar artık.

Entelektüel olarak kendini geliştirebilen her sporcu büyük isimdir. Michael Jordan en büyük örnektir. Adam sadece bir basketbolcu değildi. Konuşması, duruşu, felsefesi ile her şeyi ile örnekti. Çocuklar evet basketbola çalışsın ama hayat felsefeleri de olmak zorunda. Oyuncu olmak için herkes bir birinin üstüne basıyor buna rağmen dik bir duruş, saygın bir duruşları olmalı bu yönde kendilerini yetiştirmeliler.

Altyapibasket.com için de birkaç söz rica edelim…

Biz bir şeyler yapıyoruz ve hiçbir yerde gözükmüyordu. Bizim emeğimizi birileriyle paylaşacağımız bir ortam hatta şuan tek ortam. Bizde elimizden gelen tüm desteği vermeye hazırız. altyapibasket.com’a teşekkür ediyorum.

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...