Erhan Toker: Ekol Oluşturmak İstiyorsak Hemfikir Olmalıyız

ÖZEL RÖPORTAJ | Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi takımlarından Tofaş’ın Altyapı Teknik Koordinatörü Erhan Toker sitemize açıklamalarda bulundu.

Son olarak TÜBAD – Doğan Hakyemez Gençler Turnuvası’nda ikinci olan Tofaş Genç Erkek Takımı’nı da çalıştıran Toker önemli değerlendirmelerde bulundu. Tecrübeli basketbol adamı gerçek bir ekol oluşturabilmek için basketbol camiasının birçok konuda hemfikir olması gerektiğini söyledi.

***

Basketbol Gençler Ligi’nde ikinci sezon Ekim ayında başlayacak. Hem ilk sezon ile ilgili düşüncelerinizi hem de yeni sezondaki hedefleriniz öğrenebilir miyim?

Erhan Toker: İlk önce geçen sezonu düşünürsek gerçekten benim beklediğimin çok üzerinde bir organizasyon oldu. Her şey yolunda gitti. Federasyon tarafından çok iyi planlanmıştı her şey. Gerçekten gençler için özellikle 99 doğumlu arkadaşlar için ciddi bir fırsat oldu. Daha küçük yaş grupları için de özellikle İzmir, Bursa, Ankara’daki kulüpler için Bandırma için (her ne kadar onların pilot takımları halen var olmaya devam etse de) İstanbul’daki takımlara göre biraz daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Bu oyuncular bireysel gelişimleri açısından böyle bir fırsat yakaladılar. Biliyorsunuz altyapı ligleri ile deplasmanlı ligler farklı şekilde oynanan ligler. Hem bu duruma, otel ortamı, toplantılar, maça hazırlıklar gibi şeylere alışmaları hem de yeterli sorumluluğun verilmesi açısından ve bunları hafta hafta devam ettirmek açısından da çok olumlu geçti.

Hem birinci bölümü maçları, hem play-off ve sonrasında final grubu, hedefi de, ciddiyeti de arttırarak devam eden bir şey olduğu için oyunculara ciddi anlamda bir deplasmanlı lig tecrübesi yaşatmış oldu. Biz kendi açımızdan baktığımızda da bizim daha fazla sorumluluk verdiğimiz iki tane 99 doğumlu bir tane 2000 doğumlu oyuncumuz vardı. Çağatay Afşar, Emre Tanışan ve Mert Konuk için de ligin çok faydalı olduğunu, onların başladıkları yerden bitirdikleri yere geldiklerinde gerçekten ciddi tecrübe kazandıklarını ve hem temel teknik açısından hem kuvvet açısından hem de basketbol tecrübesi açısından ilerlediklerini düşünüyorum.

Bu yıla gelince takımla ilgili olarak yine bizim kulübümüzün önceliği önce kendi kulübümüze ama totalde ise Türk basketboluna oyuncular yetiştirmeye çalışmak olacak. Yine aynı amaçla çalışıyoruz. Kendi A takımımızın ihtiyaçlarını karşılayabilecek altyapı oyuncularını yukarıya çıkarmak olduğu gibi asıl bizim kulübümüzün misyonu olan tüm Türk basketboluna faydalı olabilecek, diğer kulüplerde de oynayabilecek, basketbol camiasına faydalı olabilecek insanlar yetiştirmek istiyoruz. Bu lig de bunun için bize gerçekten kolaylık sağlıyor ve destek oluyor. Bu organizasyonu yapan, emeği geçen herkese sizin vesilenizle teşekkür etmek isterim.

“GURURLA İZLİYORUM”

Biliyorsunuz A Milli Takım son dönemde iyi bir ivme yakaladı, iyi bir kimya oluşturuldu. Bu kadroda sizinle 2014’te Ümitlerde şampiyon olan çok sayıda oyuncu var; Cedi, Kartal, Metin Türen gibi. A Milli takımla ilgili neler söylemek istersiniz? Bu oyuncuların katılımını nasıl buluyorsunuz?

Erhan Toker: Bence entegrasyon çok doğru bir şekilde devam ediyor. Çok gururlanarak oyuncuları izliyoruz. Zaten onlar ilk gün başladıklarından itibaren bütün ekip tarafından hem yarışmacı olarak hem de ileride A Milli takımın oyuncuları olsunlar diye yola çıkılmıştı. Orada mesela kadroya giremeyen Buğrahan Tuncer olsun, Metecan Birsen olsun sadece Kartal, Cedi ve Metin değil diğerleri de işin parçası. Daha küçük yaşlardan Ege Arar da öyle. Dolayısıyla hepsi zaten A Milli takım oyuncusu olacaklardı, A Milli takıma gelsinler diye hedeflenen insanlardı.

Şimdi geldiğimiz noktada onları oynuyorken görmek, bu entegrasyonu görmek, ekstradan diğer insanlardan farklı olarak bana biraz daha fazla gurur veriyor. Hem oynanan basketbolu iyi görüyorum hem arkadaşlıklarını iyi görüyorum. Özellikle Cedi ve Furkan’ın liderlik konumunda çok ciddi sorumluluk aldıklarını gururla izliyorum.

Son dönemde 2000 ve sonrasında doğmuş jenerasyonlarla çalışıyorsunuz. Bu jenerasyonlar yaz döneminde milli takımlarda önemli başarılar elde etti. Bu jenerasyonları nasıl buluyorsunuz? A Milli Takım açısından baktığınızda bu entegrasyonun devamı gelecek mi?

Erhan Toker: Tabii ki gelecek. Şimdi biliyorsunuz Milli takımlarda değişiklikler yaşandı. Yeni bir ekip çalışmaya başladı. Tabii ki onların başlattığı yeni farklı çalışma sistemleri olacaktır. Onların yaklaşımı ile çalışmalar yapılacaktır. Ben Türk basketbolundaki bütün insanlara çok güveniyorum. Özellikle Türkiye Basketbol Federasyonu’nun çok büyük desteği olduğunu görüyorum. Elimizde yeterince malzeme olduğunu düşünüyorum. Doğru turnuvalara giderek onların eksik kaldığı organizasyonlarla, antrenmanlarla, hazırlık maçlarıyla tamamlayarak daha da iyi olacağını düşünüyorum.

2016’da bir röportajda Bursa’da rekabet ortamının kalmadığını söylemiştiniz. Bursa basketbol altyapısı ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Son dönemde Bursa’da yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz?

Erhan Toker: Şimdi biliyorsunuz ekonomik şartların etkilediği bir durum bu. Var olan kulüplerin bir kısmını kaybediyoruz. Bursa’da da eskiden var olan ama artık olmayan bir sürü kulüp adı sayabilirim. Bunlar üstelik kurumsal yapılardı ve gerçekten başta basketbol olmak üzere spora destek veren yapılardı. Bunlar spordan elini eteğini çektikten sonra biraz daha spor okulu kökenli kulüplerle işler yürütülmeye başlandı. Tabii ki burada bazı problemler var. Seçilmiş oyuncularla, oyuncu seçerek, oyuncu bularak yürütülen yapılardan oyuncu bekleyerek yürütülen yapılara geçildi. Bu aslında totalde Türkiye’deki basketbolla ilgili bir sıkıntı sadece Bursa’yı ilgilendiren bir şey değil. Ama Bursa bu kaybettiği kurumsal kimlikteki kulüpleri arıyor.

Şimdi biz hala çok ciddi şekilde devam ediyoruz ama özellikle gençler seviyesinde rekabet kalmamış, kulüpler maçlara devam etmiyor, öyle takımlar yok. Son birkaç yılda Bursaspor o eksiği doldurdu. Yıldızlarda takım sayısı az. Takım sayısı az demek, maç sayısı az demek ve maç tecrübesi kazandırmak zor demek. Ama miniklerde, küçükler durum biraz daha farklı. Bahsettiğim gibi spor okullarından da dolayı takım sayısı en azından fazla. Maç kalitesi anlamında, seyircinin gelip kalite katması anlamında büyük sıkıntılar yaşansa da en azından orada oynayan birbirine yakın ve denk takımlar var.

Ama özellikle gençler seviyesi ve yıldızlar seviyesinde çok az takım var, çok az rekabet var. Bu da maç tecrübesi açısından, oyuncuların gelişimi açısından büyük sıkıntı yaratan bir şey. İstediğiniz kadar antrenman yaptırın, istediğiniz kadar onları fiziksel olarak bir seviyeye getirin, hata yapacak ortamları sağlayamazsanız, kendi hatalarından ders çıkaracak ortamları sağlayamazsanız tabii ki gelişimleri de bir yere kadar oluyor. İşte bu yüzden mesela Basketbol Gençler Ligi bizim için çok önemli gençler seviyesinde.

“EKOL YARATMAK İÇİN HEMFİKİR OLMALIYIZ”