Ahen Taner: Bilgiler Güncellenmeli Yeni Yüzler Gelmeli

Altyapılarda görev yapan emek veren antrenörlerimizin düşüncelerine yer vermeye devam ediyoruz. Hafta başında konuğum Bakırköyspor’un altyapısında tüm kategorilerinde görev yapmış ve şuan genç kız ve erkek takımı antrenörlüğü yapan Ahen Taner.

Kendisi ile sosyal medya vasıtası ile tanıştık ki nostalji fotoğrafları yollayarak bizimle güzel paylaşımlarda bulundu. Hocam gel bir yüz yüze muhabbet edelim dedim sağ olsun kırmadı beni kulüpte ağırladı. Uzun uzun sohbetin arından röportaja geçtik. Keyifle okumanız dileğiyle.

Hocam bir kendini tanıtarak başlayalım istersen.

Çok küçük yaşlarda bir Kadıköylü olarak Fenerbahçe basketbol okulunda bu sporla tanıştım. 8 yaş civarındaydım ki o dönemler basketbol okulları çok üst seviyede idi. Murat Özgül, Aydın Uğuz ve Göksel Zeren gibi isimlerle basketbol okulunda ve altyapıda çalışma fırsatı yakaladım. Fenerbahçe minik takımında başlayan serüven A takıma kadar gitti. Kendi jenerasyonum olan 1981 doğumlularda milli takım da görmüş biri olarak ön plana çıkmış oyunculardan biriydim. Sonrasında ailevi sorunlardan ötürü Fenerbahçe’den ayrıldım ve Işıkspor’a geçtim ve 2005 yılına kadar orada devam ettim. 2005 yılında tesadüf eseri Bakırköyspor’da yardımcı olmam istendi ve bende çalışmaya başladım o yıldan bu yıla kadar Bakırköyspor’da çalışmaktayım. 2012’ye kadar ağırlıklı olarak erkek takımlarında görev yaptım son 4 yıldır da kız takımlarında antrenörlük yapıyorum bu sezon da genç kız takım antrenörüyüm. İyi bir ekiple aile ortamında çalışmaktayız. Komple kulübün sorumluluğu basketbol dalında bizde.

ahen-taner-6

Erkeklerden de kopmadınız ama değil mi?

Evet genç erkek takımını da çalıştırıyorum bu sayede iki taraftan da kopmamış oluyorum.

Bize gönderdiğiniz fotoğraflardan tanıştık. Nostalji yapalım biraz. Geçmişten aklınızda kalan neler var o günlerden bizlere ne anlatabilirsiniz?

Bu dönemin içinde çalışan biri olarak kimseyi kırmak istemem ama o dönem daha iyiydi. İş ticarete dönmemişti. Basketbol okullarında baya takım antrenmanları yapılırdı. Üç ay sonra bir çok şeyi yapar vaziyetteydik. Benim dönemimde Fenerbahçe öz kaynakları ile yaşıyordu. İbrahim Kutluay, Cenk Renda gibi isimler öncesinde A takıma çıkmış isimlerdi. Mustafa Abi, Ermal Kuqo gibi isimler ile transfer dönemi başladı. Cem Çağal antrenörlüğe gelmişti. Mücadele ve sertlik daha üst seviyede idi mesela. Geçmişte çok güzellikler var anlat anlat bitmez.

81 Jenerasyonundan çok isim sayılabilir ama biraz ara jenerasyon olarak kalmış gibi gözüküyor o dönem sanki.

Son 3 – 4 senedir oynayan tek isim Hakan Köseoğlu. Burak Gacamer’i televizyon dünyasından tanıyoruz. Hakan Kurşunoğlu’nun olmaması büyük sürprizdir ki gördüğüm en komple 3 numaradır. Hasan Özkan beklendiği gibi olmadı. Volkan Başaran, Hüseyin Aydın, Orçun Topçu gibi isimler şansızlık mı bilemiyorum ama erken kopuşlar gösterdi. Küçükten Ümitlere kadar 6 – 7 sene çok iyi şampiyonalar kora kor mücadeleler oldu ama üst düzey oyuncu yok gibi yani kayıp bir jenerasyon ki bende olması beklenen isimlerdendim mesela.

ahen-taner-5

Bu dönemde iş ticarete döndü mü peki?

Başta söylediğim gibi döndü maalesef.

Neden?

Zaman zaman hayat şartları, zaman zaman herkesin spor yapma isteği etkiledi. Nüfus arttı yaşam zorlaştı. Bazen insan şunu diyor bu kadar kulübe bu kadar lisanslı sporcuya ne gerek var? Ama dediğim gibi hayat şartları işte.

Rekabeti de etkiliyor değil mi?

Sportif, maddi her türlü etkiliyor. Kendimizden örnek verirsek eğer 2005’te ben buraya başladığımda çok geniş bir alana sahiptik ama şuan değiliz. Oyuncu bulmakta zorlanabiliyoruz. Yaptığım işten emin biri olarak bir korkum yok gelen gelir beğenen beğenir beğenmeyene de bir şeyi zorla yaptıramayız şartlarımız bu diyoruz. Bazen 3-4 sene kayıpla oyuncuyu yakalıyoruz ama onun için dahi uğraşıyoruz. Bizim dönemde az kişi oynuyordu az takım vardı derken şunu kastediyorum öğrenmek ve çalışmak için daha geniş zaman daha az kitle ile uğraşılma durumu söz konusuydu.

Kadın basketboluna geçiş nasıl oldu?

Tesadüf eseri geçtim. Şartlar bunu gerektirdi. Sonra karşılıklı iletişimi yakalayınca devam etme kararı aldık. Hem erkek hem kadın basketbolunda çalışmak benim için de kazanç diye düşünüyorum ve değerlendirmeye çalışıyorum.

ahen-taner-1

Zorluklar neler?

Galatasaray Yıldız takım antrenörü Efe Güven’in sizle röportajında dediği gibi psikolojik etkenler çok fazla ki bende bunları görüyorum ve yaşıyorum. Erkek basketboluna nazaran daha fazla etken saha içine inmiş vaziyette. Erkek basketbolunda bazı çalışmalar direkt olarak etki ederken kadın basketbolunda hemen olmayabiliyor veya hiç olmayabiliyor biraz süre alıyor. Ev ve saha arası etkenler pozitif veya negatif direkt etki edebiliyor.

Fiziksel olarak da gelişimde zorluklar olabiliyor?

Temel eğitim, şut mekaniği, fundemental, fiziksel gelişim hepsi vakit alabiliyor.

Bunları hızlandırma açısından bir çözüm var mı?

Vallahi zor. Çalıştığım arkadaşlarımla istişare ediyorum, fikir alışverişi yapıyorum ama erkek basketbolu gibi de bakmaya çalışıyorum ama pasta küçük, ve bir hayli işçilik isteyen bir durum söz konusu. Fakat üzerine titreyerek çalışabildiğimiz isimler olabiliyor kendimiz oyuncu yetiştirebiliyoruz bu bakımdan havuzun küçük olması avantajını değerlendirmeye çalışıyoruz. Aile havası da var bir birine kenetlenen insanlardan oluşan bir topluluğuz bu avantajları değerlendirerek çalışıyoruz.

Takıma değinelim biraz da.

Sitedeki puan durumunda bizi küme düşürdünüz mesela ona değinebiliriz sanırım =)

Sistemin hatası benim değil alınan bir hükmen galibiyet siteyi bozdu bildiğiniz =)

Peki öyle olsun =) Takıma geri döneyim ben. Sezon başında kafamda bir plan program oluşturdum. Neler yapabiliriz neler yapamayız hepsini analiz ettim. Mücadele ederiz, zaman zaman kimya problemi yaşayabiliriz ama çözeriz dedim. Disiplin açısından ve rollerin belli olmasından dolayı problem yaşamadık. Kaybetse de alkışlanacak bir takım olmasını istedim. Ön planda olan oyuncularımızdan biri transfer olmayı tercih etti ve bizden ayrıldı ama bu bize pozitif geri döndü mesela. Bazı maçlarda istediklerim oldu ve iyi bir takım ortaya çıktı diyebilirim. Oynamadan kazandığımız talihsiz de bir maç var ki sosyal medya hesabımızdan da açıklama yaptım böyle kazanmak istemezdik oynamak isterdik diye ama rakibimiz için talihsiz bir andı fakat bize bir avantaj olarak geri döndü ve puan durumuna da yansıdı. Zaten statü gereği kura çekimi ile sıralama grubuna geldik bir de bu olay şansın devam oldu adeta. Şansa çok inanmayan bir adam olarak söylüyorum bunu düşün artık. Göksel Zeren’in şans ile ilgili lafı şudur; Arkadaşlar şans diye bir şey yoktur, Türkiye Şampiyonası’nda son top potadan sekip girecekse şans ile değil iyi çalışacağız ve o topu attığımız zaman da Allah o topu itecek ve girecek. Şanstan ziyade iyi çalışma nerden olursa olsun ödüllendirilir düşüncesindeyim.

ahen-taner-4

Aile havası da var dediniz.

2005’ten bu yana bir çekirdek kadro var. Hem karakter hem de antrenörlük bakımından üst düzey insanlarla çalışıyoruz. Oyuncularda da bu aile havasına hemen adapte olma durumu ve çok çalışma var.

Kızlarda pasta dar diyoruz ya. Bunu genişletmek için yol nedir? Voleybol mesela kadın sporu için çok büyük bir örnek gibi gözüküyor.

Devşirme olmadan alınan başarı var voleybolda ama bizim de Euroleague’de final oynamış iki Türk takımımız var, şampiyon takımımız var daha nasıl reklam olabilir ki? Saf yetenek sıkıntımız var tamam kabul. Kızlar tamamen basketbola yönelmiyor, alttan sürekli oyuncu gelmiyor. Üst seviyedeki altın jenerasyon bitiyor artık ve alttan gelenler de onlara nazaran çok çabuk oyundan kopabiliyor. Antrenörün davranışından tut evde olan en ufak bir olay bile oyuncunun psikolojik etkilenmesine sebep oluyor. Yetenekler de var ise çok iyi değerlendirilmiyor diye düşünüyorum. İyi antrenörlerin erkek basketbolunu tercih etmesi kadın basketbolunda hep aynı isimlerin çalışması kabaca bilgi güncellemesi yeni fikirleri olan insanların olmaması da sıkıntı yaşatıyor.

ahen-taner-3

Avrupa’da mantık şu; Her sene 100 kişide 1 veya 2 oyuncu yakalarsan birkaç sene sonra tam kadro bir ekip oluşturabilirsin. Kadında bu 2 senede bir 100 kişide 1 kişi galiba.

Altyapılara bakarsak eğer Küçük – Yıldız – Genç 6 senelik bir süreç ve bu süreçte söylediğin rakamlar bazen kadın basketbolu için 0 olabiliyor. 2-3 senede bir belki geliyor veya gelmiyor oyuncu.

Kadın basketbolunda oyuncu olacağını kaç yaşında belli ediyor kendini

16 yaşta sinyal veriyorlar. Psikolojik etkenlere, saha içi etkenlere nasıl tepki verdiği o yaşlarda gözlemlenmeli.

ahen-taner-2

Yabancı kuralı ile ilgili ne düşünüyorsunuz. Kadınlarda da bir değişiklik yapıldı.

Tamamen serbest olsun. İyi antrenmana inanırım. İyi yabancı ile antrenman yapmak Türk oyuncuyu geliştirir. Türk oyuncunun da ekmeğin kolay olmadığını öğrenmesi açısından önemli.

Bizdeki yabancı aşkı ile bu ne kadar sağlıklı yürür?

Tek eleştirdiğim özelliğimiz bu olsa gerek. Yabancı serbestliğine tamam ama hak eden Türk oyuncuyu da kenara atmamalıyız. Hak eden hem parasını hem süresini almalı.

ahen-taner-7

Sizin gençliğinizde yabancı sınırı 2+1 idi ve efsane yabancılar gelmişti. Gençlerin önüne idol yabancılar koyarak Türk basketbolu gelişti.

Global düzen değişti. Barcelona dahi altyapıdan Hırvat oyuncu çıkarabiliyor. Real Madrid Sloven oyuncuya yatırım yapıyor. Kimse milletlere bakmıyor kim iyi oynuyor ona bakıyor.

Fehmi Sadıkoğlu kız ve erkek altyapıların tehlike içerisinde olduğunu söylüyor katılıyor musunuz?

Erkek altyapısı için şunu söyleyelim; Benim takımım alt grupta ama üst lige baktığımızda belki de tarihin en kötü genç erkek süper ligi oynanıyor. Bunda iyi oyuncuların da A takım ile olması etki ediyor diyebiliriz. Yaşı olan oyuncular altta oynamalı diye düşünüyorum. Hem tadını çıkarsınlar hem de yaşıtları ile oynasınlar. Ömer Faruk Real Madrid’e karşı da oynasın gelsin genç maçında da oynasın.

Seviye biranda değişir yalnız ben olsam göndermem alt tarafa ne işi var artık derim.

Ben duygusal bakıyor olabilirim kabulüm. Hariçten gazel okumayayım ama ben seyretmek isterim, oynasınlar isterim. Benim dönemde hem a takım hem genç takım oynayan çok önemli isimler vardı.

Altyapıda misyonerlik mi maç kazanmak mı?

İkisi beraber olmalı. Hem ideallerin olacak hem de maç kazanacaksın. Oyuncu maç kazanarak daha rahat kazanırız. Maçı kazanalım, gelelim sonra antrenmanda daha çok çalışalım.

Dereceler ne kadar geleceği belirler ki?

%50 – %50 diyelim. Belirler de belirlemez de ama kazanmaya önem veririm.

Bireysel olarak gelecek planlarınız neler?

Burada huzurluyum, şartlarımız iyi ama artık bir adım atmanın zamanı geldi. Hedeflerim var A takımlar için de hazırım, iyi bir altyapı organizasyonunda da görev alabilirim.

ahen-taner-8

Yetiştirici isimler üst tarafı hedeflemeli mi?

Tamamen altta çalışmamalı bir insan. Yüzler yenilenmeli bilgiler güncellenmeli. Üst tarafa çıkan adam da alt tarafı unutmamalı gelip orada da bilgilerini paylaşmalı.

Altyapibasket.com için de bir iki kelam alalım.

Tekrar geri dönmenize sevindim, Seninle de güzel bir tanışma oldu bu güzel sohbet için teşekkür ediyorum ki sitenin çok daha büyüyeceği kanaatindeyim başarılarınız daim olsun.

Ahen Taner’e teşekkür ediyor ve Türk basketboluna katkılar sağlamaya devam edip başarılı olmasını diliyoruz.

 

 

 

 

 

 

Bu haberle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz...